İstanbul'da 1968 yılında dünyaya gözlerini açan Ali Cihat Aşkın, bugün uluslararası müzik camiasında Türkiye'nin en seçkin keman virtüözlerinden, bestecilerinden ve akademisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Çocukluk yıllarında Beşiktaş sokaklarında yankılanan ilk melodileriyle başlayan bu serüven, sanatçıyı dört kıtada binlerce konser veren bir dünya müzisyenine dönüştürdü. Müziğe olan tutkusunu hem sahnelere hem de genç nesillerin eğitimine aktaran usta sanatçı, kurduğu eğitim organizasyonları ve eşsiz arşiviyle Türk sanat hayatında silinmez izler bırakmaya devam ediyor. Sanatçı çok yönlü kimliğiyle tanınmaktadır.
Müzikal Dehanın Doğuşu ve İlk Adımlar
Ailesinin üç çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya gelen sanatçının müzik serüveni adeta bir mucizeyle başladı. Babası hafız imam Sami Aşkın ve annesi Remziye Hanım, küçük Ali'nin içindeki bu büyük cevheri erkenden fark etmişlerdi. Beşiktaş'taki Dikilitaş İlkokulu sıralarında eline geçen mandolinle, henüz notaları dahi okumayı bilmeden ilk melodilerini mırıldanmaya başlayan Aşkın, müzikal yaratıcılığının ilk sinyallerini veriyordu. Henüz sekiz yaşındayken edebiyatımızın usta kalemi Ziya Osman Saba'nın bir şiirini besteleyerek çevresindekileri şaşkına çevirdi. Oğlunun bu klasik müzik merakını büyük bir heyecanla destekleyen babası, onun ilk ciddi adımı atmasını sağladı. Beşiktaş Güzelleştirme Cemiyeti çatısı altında kemancı Mesut Duran'dan alınan dersler, Aşkın'nın ömrünü adayacağı enstrümanıyla ilk teması oldu. Bu adımlar parlak kariyerin temelidir.
Müziğe olan bu sıra dışı ilginin keşfedilmesiyle birlikte genç yetenek, 26 Kasım 1979 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nın kapısından adımını attı. Henüz 11 yaşındayken kabul edildiği Özel Yetenekli Çocuklar Sınıfı bünyesinde Profesör Ayhan Turan ile keman eğitimine başlayan Aşkın, kısa sürede büyük bir ivme yakaladı. Konservatuvar yıllarında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken genç müzisyen, ilk resitalini de yine 11 yaşında verdi. Sıra dışı tekniğiyle 15 yaşına geldiğinde Paganini'nin zorlu Kaprisler'inin tamamını icra edebilecek seviyeye ulaşmıştı. Takvimler 1984 yılını gösterdiğinde, henüz 16 yaşındayken İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde sahneye çıktı. Çaykovski'nin Keman Konçertosu'nu seslendirdiği bu ilk orkestralı konser, onun gelecekteki parlak kariyerinin en somut habercisiydi. Başarılarla dolu konservatuvar eğitimini 1989 yılında tamamlayarak mezun oldu. Sanat dünyası yeni bir deha kazanmıştı.
Londra Yıllarından Akademik Zirveye
Mezuniyetinin ardından eğitimini uluslararası boyuta taşımak isteyen sanatçı, İngiltere'nin başkenti Londra'ya doğru yola çıktı. Royal College of Music'te dünyaca ünlü keman pedagogu Rodney Friend ile çalışarak solistlik diplomasını almaya hak kazandı. Eğitim serüvenini burada noktalamayan sanatçı, Londra City Üniversitesi bünyesinde Profesör Yfrah Neaman ile yürüttüğü akademik çalışmalar neticesinde 1993 yılında yüksek lisans, 1996 yılında ise doktora derecelerini tamamlayarak müzik doktoru unvanını kazandı. Türkiye'ye döndükten sonra akademik kariyer basamaklarını hızla tırmanan başarılı müzisyen, 1998 yılında doçentlik, 2006 yılında ise profesörlük unvanını elde etti. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde 1999 ile 2012 yılları arasında Müzik İleri Araştırmalar Merkezi'nin kuruculuğunu ve eş-başkanlığını üstlenen sanatçı, aynı çatı altında önemli akademik çalışmalara imza attı. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Müdürü olarak idari görevler üstlendi. Akademik kariyeri büyük başarılarla doludur.
Akademik birikimini küresel ölçekte paylaşan profesör, Amerika'dan Uzak Doğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki prestijli üniversitelerde masterclass dersleri verdi. Uluslararası yarışmalarda jüri üyesi olarak da görev yaptı. Arjantin, Rusya, Çin, Macaristan ve Polonya bu ülkeler arasındadır. İsrail'deki Keshet Eilon Yaz Okulu ile İsviçre'deki Crans Montana Yaz Okulu'nda uzun yıllar fakülte üyesi olarak genç yetenekleri eğitti. İtalya, Hırvatistan ve Bosna Hersek'te de kendi yaz ve kış okullarını organize ederek uluslararası müzik eğitimine yön verdi. Yurtiçinde ise başta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere ülkedeki tüm köklü orkestralarla sahne aldı. Edirne'den Van'a kadar Anadolu'nun dört bir yanındaki halk konserleriyle klasik müziği kitlelerle buluşturdu. Bu konserler halktan büyük ilgi gördü.
Türk Müziğinin Hafızası ve CAKA Projesi
Çağdaş Türk müziğine büyük katkılar sunan Ali Cihat Aşkın, 1995 yılında besteci Yalçın Tura'nın kendisine ithaf ettiği keman konçertosunun dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Cumhuriyet'in yetmiş beşinci kuruluş yılı olan 1998'de büyük bir arşiv çalışması başlattı. Türk bestecilerinin keman için yazdığı tüm eserleri gün yüzüne çıkarmak amacıyla 70'i aşkın bestecinin 140'tan fazla eserini tespit etti ve bunların arşivlenip kaydedilmesini sağladı. Kalan Müzik etiketiyle çıkardığı Minyatürler, Ege'nin Türküsü ve Umutsuz albümleri büyük beğeni topladı. Özellikle Minyatürler albümü, Türkiye'de bir klasik müzik eserinin ulaştığı en yüksek satış rakamını yakaladı. Kemanı geniş kitlelere sevdiren bu albümün ardından, 2006'da keman literatüründe bir ilk olan Kreutzer 42 Etüd albümünü yayınladı. Kariyeri boyunca Warner Classics, Naxos ve Limen Music gibi uluslararası devlerle iş birliği yaptı. Albümleri dünya çapında ses getirdi.
Eğitim alanında Türkiye'nin en idealist projesi olarak adlandırdığı Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) hareketini başlattı. Bu grup, sekiz ila on yedi yaşlarındaki yetenekli çocuklardan oluşuyordu. Proje kapsamında her şehirden yetenekli gençleri eğitti. On yılda bin altı yüz kemancı yetiştirmeyi hedefleyen bu yapıyla gençlere yol gösterdi. TRT kurumunda uzun yıllar boyunca düzenli programlar gerçekleştirdi. Başarılı sanatçı, 2023 yılında Balıkesir Burhaniye'de kurduğu Adrafest'in genel sanat direktörlüğünü yürütmektedir.
Aldığı Önemli Ödüller
- 1987 - Yehudi Menuhin Keman Yarışması 'En İyi Bartok Yorumcusu'
- 1990 - Carl Flesch Keman Yarışması 'Olağanüstü Liyakat' Ödülü
- 2009 - The Kennedy Center Altın Madalyası
- 2021 - İKSV Onur Ödülü ve Sevda Cenap And Onur Ödülü
