Türk tiyatrosunun ve sinemasının en karakteristik seslerinden biri olarak kabul edilen Cihan Ünal, 22 Ocak 1946 tarihinde Kastamonu'da öğretmen bir ailenin evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Sahnelerle çok genç yaşta tanışan usta sanatçı, çocukluk yıllarından itibaren tiyatro ve seslendirme alanında kendini yetiştirerek Türk sanat hayatının en saygın figürlerinden biri haline geldi. Ankara'da başlayan bu tutku dolu yolculuk, zamanla uluslararası sahnelere ve akademik kürsülere uzanarak Türk oyunculuk sanatının köşe taşlarından birini oluşturdu.
Sahnelerle Erken Buluşma ve Ankara Yılları
Tiyatroya olan ilgisi henüz ortaokul yıllarında filizlenen Cihan Ünal, ilköğrenimini Tosya ve Kırıkkale'de tamamladıktan sonra Ankara'da Cebeci Ortaokulu ve Kurtuluş Lisesi'nde eğitim gördü. Henüz 14 yaşındayken, 1960 ile 1964 yılları arasında Ankara Radyosu Çocuk Kulübü bünyesinde eğitim programları ve radyo tiyatrolarında mikrofon arkasına geçerek seslendirme yapmaya başladı. Aynı dönemde çocuk oyunlarında ve amatör topluluklarda sahne tozu yutan sanatçı, 1962 yılında Ankara Halkevi'ndeki tiyatro kurslarına katılarak oyunculuğunu pekiştirdi. Bu çatı altında Nüzhet Şenbay, Nurettin Sevin, Suat Taşer, Haldun Marlalı ve Mahir Canova gibi Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden dersler alarak mesleki temelini sağlamlaştırdı. Nitekim Suat Taşer'in yönettiği "Öteye Doğru" adlı eserde ilk başrolünü üstlenerek dikkatleri üzerine çekti. Ayrıca 1963-1964 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu oyunlarında küçük roller üstlenerek sahne deneyimini pekiştirdi.
Konservatuvardan Londra Sahnelerine Akademik ve Sanatsal Yükseliş
Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Ünal, 1964 yılında kapısından girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden 1969'da başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin hemen ardından Ankara Devlet Tiyatrosu kadrosuna katılan yetenekli sanatçı, burada profesyonel oyunculuk kariyerine resmen adım atmış oldu. Sinema dünyasındaki ilk ciddi deneyimini ise 1971 yapımı "Damdaki Kemancı" filmiyle yaşadı. Ardından efsanevi korku filmi "Şeytan"da oynadı. Sinemadaki başarısı da sahne kadar parlaktı.
Akademik alanda da adından söz ettiren sanatçı, 1971-1973 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü'nde efsane yönetmen Cüneyt Gökçer'in asistanlığını üstlendi. Ardından 1973-1982 yılları arasında aynı okulda diksiyon, mimik, rol ve sahne dersleri vermeye başladı. Sanatçı bu süreçte kendini geliştirmeyi de ihmal etmedi. Usta oyuncu, 1982 yılında kazandığı British Council bursu ve Ankara Devlet Tiyatroları'nın sağladığı imkanla yönünü Londra'ya çevirdi. İngiltere'de Ulusal Kraliyet Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company çalışmalarına katılarak deneyimlerini uluslararası boyuta taşıdı. Londra yılları sanatçıya çok şey kattı. Bu süreçte saygın eğitim kurumu Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde misafir eğitmen sıfatıyla dersler verdi.
Eğitime Adanmış Bir Ömür ve Sanatçının Mirası
İngiltere dönüşü Ankara Devlet Tiyatrosu'ndaki görevini 1983 yılına kadar sürdüren usta aktör, edindiği birikimi sonraki nesillere aktarmak amacıyla akademik kariyerine ağırlık verdi. Sanatçı ders vermekten asla vazgeçmedi. Cihan Ünal'ın ders verdiği ve iz bıraktığı başlıca kurumlar şunlardır:
- Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı (1987-2000)
- Yeditepe Üniversitesi (1999)
- Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı (2000'den itibaren)
Ayrıca 1992 yılında Royal Shakespeare Company ve British Council'ın özel davetiyle Stratford'da ses ve nefes seminerlerinde yer aldı. Ünal, 1997 yılında özel bir diksiyon ve spikerlik kursunda da öğretmenlik yaptı. 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Tiyatro Anasanat Dalı Başkanı oldu. Üye olduğu mesleki örgütler de dikkat çekti. Birleşik Krallık merkezli Centre for Performance Research ve Türkiye'deki Tiyatro Oyuncuları Derneği'nin aktif bir üyesi oldu.
Sanatçı bir aileden gelen Cihan Ünal'ın ablası Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hepşen Akar, ağabeyi orkestra kemancısı Mete Ünal ve yeğeni oyuncu Volkan Ünal'dır. Ailesi de sanat dünyasıyla iç içeydi. Özel hayatında ilk evliliğini Sabiha Tarhan ile gerçekleştiren sanatçının bu birliktelikten Irmak adında bir kñzı dünyaya geldi. İkinci evliliğini ise rol aldığı "Mine" filminin setinde tanıştığı Türk sinemasının sultanı Türkân Şoray ile yaptı. Bu evlilikten de Yağmur adında bir kñzı oldu. Deneyimli sanatçı, 2011 yılında tiyatro sahnesindeki bir oyun esnasında rol arkadaşı Hande Ataizi ile yaşadığı gerginlik ve taciz iddialarıyla da uzun süre magazin gündeminde geniş yer buldu. Sesi, duruşu ve sahne karizmasıyla Türk oyunculuk ekolünün en önemli temsilcilerinden biri olan Ünal, yetiştirdiği yüzlerce öğrenci ve bıraktığı eşsiz eserlerle sanat dünyasındaki saygın yerini korumaktadır.