İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Cemil Eren Kimdir?

Ressam ve seramik sanatçısı Cemil Eren, 1927 Merzifon doğumdur. Çok yönlü sanat hayatında Anıtkabir tavan freskleri ve 70'i aşkın sergiyle iz bırakmıştır.

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Cemil Eren Hakkında

Türk sanat dünyasının en çok yönlü çınarlarından biri olan ressam, heykeltıraş, seramik ve vitray ustası Cemil Eren, 1927 yılında Amasya'nın tarihi ilçesi Merzifon'da gözlerini dünyaya açmış, hayatını adadığı sanat yolculuğunu 29 Kasım 2016'da başkent Ankara'da noktalamıştır. Sanat tarihi uzmanlığı ve eğitimci kimliğiyle de bilinen Eren, Cumhuriyet döneminin estetik dönüşümünü eserlerine yansıtarak, geleneksel ile moderni harmanlayan özgün bir üslup geliştirmiştir. Henüz çocukluk yıllarında başlayan estetik merakını askeri okul sıralarında disiplinli bir eğitime dönüştüren duayen isim, Türkiye'nin mimari yapılarından sergi salonlarına uzanan geniş bir yelpazede derin izler bırakmıştır.

Eğitim hayatına 1933 ile 1939 yılları arasında memleketi Merzifon'daki Cumhuriyet İlkokulu ve İrfan İlkokulu bünyesinde adım atan genç Cemil, 1939 senesinde Erzincan Askeri Ortaokulu'na kaydolarak hayatında yeni bir sayfa açtı. Ancak aynı yıl bölgeyi sarsan büyük Erzincan depremi, onun eğitim rotasını mecburi olarak Konya'ya nakledilen Kuleli Askeri Lisesi'ne çevirmesine neden oldu. Bu zorlu dönemde sanata sığınan Eren, ağabeyi Haydar'ın kendisine armağan ettiği keman vasıtasıyla müzikle derin bir bağ kurdu. Ortaokul sıralarını 1942'de tamamlamasının ardından aynı askeri çatı altında lise eğitimine kararlılıkla devam etti.

Lise yıllarında hayatını şekillendirecek usta isimlerle yolları kesişti. Resim öğretmeni Şemsi Arel'in gözetiminde ilk ciddi resim çalışmalarına başlayan Eren, eş zamanlı olarak Maide Arel ile müzik eğitimini sürdürdü. Şemsi Bey'in sanatsal öngörüsü sayesinde heykel sanatıyla da tanışan Eren, 1945 yılında liseden mezun oldu ve ertesi yıl Ankara Harp Okulu'na adım attı. Buradaki resim öğretmeni Ali Rıza Bayazıt'ın yönlendirmesiyle resim ve müzik kurslarına aktif katılım sağladı. Ancak onun tamamen resim sanatına yönelmesini sağlayan asıl dönüm noktası, usta ressam Eşref Üren ile tanışması oldu. Üren'in tavsiyesi üzerine Devlet Resim ve Heykel Sergisi'ne gönderdiği iki adet tablosu, dönemin ünlü sanat adamı Léopold Lévy'nin büyük beğenisini kazanarak dikkatleri üzerine çekti.

Sahne Tasarımından Anıtkabir Fresklerine

1952 yılı, Cemil Eren'in profesyonel sanat hayatına adım attığı yıl oldu. Devlet Tiyatroları bünyesinde dekoratör yardımcısı olarak göreve başladı. Burada Turgut Zaim, Tarık Levendoğlu ve Sabih Kayan gibi kıymetli isimlerin tasarladığı tiyatro sahnelerini Hüseyin Mumcu ile birlikte hayata geçirdi. Kısa süre sonra yeteneğiyle öne çıkan sanatçı, 1953 senesinde Tarık Levendoğlu'nun özel davetiyle Anıtkabir tavan freskleri dekorasyon projesine dahil oldu. Bu anıtsal çalışmada Alman uzman Heinrich Jencek ile omuz omuza çalışarak milli bir mirasın inşasına katkı sundu. Sanatçının bu alandaki başarısı, 1955 yılında düzenlenen Etibank Merkez Binası yan cephe rölyef yarışmasında ikincilik ödülü almasıyla taçlandı.

Soyut Arayışlar ve Uluslararası Başarılar

Sanat serüveninde malzeme sınırlarını zorlayan Eren, geleneksel boyaların dışına çıkmaya karar verdi. Deniz kabukları, atık metal parçaları, kırık gözlük çerçeveleri ve kumaş kırpıntıları gibi malzemeleri soyut kompozisyonlarında kullanmaya başladı. Bu yenilikçi arayışlarının ilk toplu meyvesini 5 Ocak 1957 tarihinde Ankara Türk Amerikan Derneği'nde açtığı ilk kişisel sergisinde sanatseverlerle paylaştı. O güne kadar ürettiği tüm eserleri sergileyen sanatçı, sanat otoritelerinin odak noktası haline geldi. Bu çıkışın ardından İzmir Enternasyonal Fuarı Sanayi Odaları Pavyonu için üç adet göz alıcı duvar rölyefi üretti. Ardından Eskişehir Orduevi için fresk mozaik çalışmaları ve büyük yağlı boya panolar hazırladı. Ayrıca Kavaklıdere Kulüp 47 ile Ankara Mühendisler Birliği binaları için de özel duvar resimleri ve panolar tasarladı.

Yazın dünyasına da katkı sunan Eren, 1961 yılında Ulus Gazetesi bünyesinde sanat yazıları kaleme almaya başladı. Aynı yıl düzenlenen Paris Gençlik Bienali'ne katılarak uluslararası arenaya açıldı. Paris'te ünlü sanat eleştirmeni Michael Ragon ile bir araya geldi. Eserlerini sergilemesi için Galeri Du Fleuve'e bıraktı. Bu süreçte ülkesindeki prestijli kurumlar için de üretimini sürdürdü. Türkiye Büyük Millet Meclisi için üç adet paravana, Türk Standartları Enstitüsü için panolar ve Anafartalar Çarşısı için büyük duvar resimleri yaptı.

Çamur ve Camın Büyülü Buluşması

1964 senesi Cemil Eren'in sanatında yeni bir milat oldu. Bu dönemde seramik çamuru ile çalışmaya başlayan sanatçı, ilk seramik eserini Bünyan Ziraat Bankası şubesi için tasarladı. Seramik fırınının imkanlarını kullanarak cam sanatına yönelen Eren, fırında vitray yapma tekniklerini başarıyla denedi. Bu özgün cam denemelerini daha sonra sanat dünyasında büyük yankı uyandıran "Camdan İzlenimler" başlıklı sergisiyle izleyicilerin beğenisine sundu. Türkiye genelinde yetmişin üzerinde ulusal ve uluslararası sergi açan sanatçı, kamu binalarını ve kültürel mekanları seramik ile vitray panolarla bezeyerek sanatı sokağa taşımıştır.

Sanatçının seramik ve vitray eserleriyle değer kattığı önemli mimari yapılar ve kurumlar şunlardır:

  • Hacettepe Bilim Merkezi ve Ziraat Bankası binaları
  • Şehit Teğmen Kalkmaz İlkokulu ve Arı Sineması salonları
  • Karayolları Genel Müdürlüğü ve Bursa Merkez Bankası şubesi
  • Emekli Sandığı Lale Sitesi ile Botaş Yumurtalık Tesisleri
  • Çağdaş Sahne ve Akün Sineması gibi kültürel mekanlar

Sıkça Sorulan Sorular

Cemil Eren kimdir?

Ressam ve seramik sanatçısı Cemil Eren, 1927 Merzifon doğumdur. Çok yönlü sanat hayatında Anıtkabir tavan freskleri ve 70'i aşkın sergiyle iz bırakmıştır.

Cemil Eren nerede doğdu?

Cemil Eren Merzifon, Amasya doğumludur.

Cemil Eren ne zaman vefat etti?

Cemil Eren 29 Kasım 2016 tarihinde hayatını kaybetti.

Cemil Eren hangi alanda tanınır?

Cemil Eren, ressam olarak tanınır.