Türk sanat müziğinin ve eşsiz tangoların büyülü sesi Ayla Büyükataman, 17 Kasım 1939 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Ayla Doğanay olan sanatçı, çocukluk yıllarında adım attığı sanat dünyasında kısa sürede devleşerek 1 Temmuz 2023 günü İstanbul'da 84 yaşında aramızdan ayrıldı. Hayatı boyunca müziğin farklı dallarında eserler veren ve pek çok unutulmaz esere hayat veren değerli yorumcu, geride silinmez izler bıraktı. O, klasik Türk müziği ve tangoların en saygın icracılarındandı.
Bakırköy'den Yükselen Küçük Bir Ses: "Harika Çocuk"
Ayla Büyükataman'ın müzik tutkusu, annesi Zeynep Doğanay ve babası Zeki Doğanay ile kız kardeşi Semra'nın yer aldığı sıcak yuvada filizlendi. Babası Zeki Bey'in memuriyeti nedeniyle tüm aile İstanbul'un köklü semtlerinden Bakırköy'e yerleştiler. Ayla, henüz beş yaşındayken Türk sanat müziğinin en ağır klasik eserlerini ilk dinleyişte tam usulüne göre okuyabiliyordu. Bakırköy'deki Yeni Sinema'da düzenlenen, dönemin efsaneleri Münir Nurettin Selçuk ve Sabite Tur Gülerman'ın sahne aldığı konserde komite izniyle sahneye çıktı. Burada okuduğu şarkılarla büyük usta olan Münir Nurettin Selçuk'un hemen dikkatini çekmeyi başardı. Bu parlak yetenek, tıp bayramlarında yani her 14 Mart'ta sahne alarak basında sıkça "Harika Çocuk" başlığıyla yer buldu. Gazeteler onun üstün yeteneğini hayranlıkla yazıyordu.
İstanbul Radyosu ve Ses Kraliçeliği
Genç yeteneğin önündeki kapılar ardı ardına açılmaya devam etti. Yıl 1951 olduğunda, henüz on iki yaşındaki Ayla, yüksek ateşe rağmen İstanbul Radyosu'nun sınavına girdi. Otuz dokuz derece ateşle girdiği bu sınavda, yaşının küçüklüğüne rağmen jürinin özel kararıyla üstün başarı elde etti. Radyo kadrosuna dahil olan genç kız, 1956 yılında Son Saat Gazetesi tarafından tertiplenen yarışmada Türkiye'nin "Ses Kraliçesi" seçilerek birincilik tacını taktı. Eğitimini İstanbul Belediye Konservatuarı'nda sürdüren Büyükataman, burada Münir Nurettin Selçuk ve Şefik Gürmeriç gibi dev isimlerin rahlesinden geçti. İstanbul Radyosu'nda solist olarak çalışırken aynı zamanda Necdet Koyutürk ve Fehmi Ege'nin efsanevi orkestralarında tango solisti olarak geniş kitlelere ulaştı. Plak döneminde yalnızca iki adet kırk beşlik doldurarak ölümsüz tangoları seslendirdi. Bu plaklarda "Akşam Olduğu Yerde" ve "Gülünce Güzelsin" gibi unutulmaz tangolara can verdi. Sanatçı, müzik yaşamını bu popüler plaklarla sürdürmeyi başardı.
Aile Hayatı ve Korolu Yıllar
Özel hayatında da yeni bir sayfa açan Ayla Doğanay, yirmi yaşına bastığı 1959 senesinde Candemir Büyükataman ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten dört evlat sahibi olan sanatçı, eşinin görevi sebebiyle bir dönem Kıbrıs'ta ikamet etti. Yıllar sonra bu evlilik boşanmayla sonuçlansa da o, müzik kariyerinden asla kopmadı. Bir gazetenin düzenlediği sevilen radyo sanatçıları anketinde Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca ve Sadi Işılay ile zirveyi paylaştı. Dr. Nevzat Atlığ yönetiminde 1976 yılında temelleri atılan Devlet Klasik Türk Müziği Korosu kadrosuna 1977 yılında korist olarak dahil oldu. Bu değerli koro ile birlikte 1986 ve 1987 yıllarında pek çok farklı ülkede turnelere çıktı:
- Almanya
- Tunus
- Mısır
- Viyana
- Cezayir
Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil etti.
Sinemadan Sahneye Uzanan Miras
Ayla Büyükataman'ın eşsiz yorum gücü yalnızca konser salonlarıyla sınırlı kalmadı, beyaz perdeye de yansıdı. Sanatçı, yeşilçamın unutulmaz yapımlarından olan 1959 tarihli "Ömrüm Böyle Geçti" ve 1975 yapımı "Yumurcak - Veda" isimli sinema filmlerindeki şarkıları seslendirerek sinema dünyasında da adından söz ettirdi. Ruhi Ayangil ile birlikte konserler verirken, Yalçın Tura'nın bestelerinden oluşan özel albüm projelerinde yer aldı. Ayrıca radyo mikrofonları arkasında Necdet Koyutürk, Tülin Yakarçelik, Fehmi Ege ve Şecaattin Tanyerli ile birlikte hazırladığı tango programlarıyla dinleyicileri mest etti. O, her zaman sevilen plaklarıyla hafızalarda yaşadı. Cumhuriyet tarihinin yetiştirdiği en kıymetli seslerden biri olan Ayla Büyükataman, geride doldurulamaz bir boşluk bırakarak 1 Temmuz 2023 tarihinde İstanbul'da seksen dört yaşında hayata gözlerini yumdu. Değerli sanatçının mirası bugün de yaşamaktadır.