Klasik Türk müziğinin en güçlü seslerinden biri olan ve ömrünü tıp bilimi ile musikinin harmanına adayan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, 1 Mart 1926 tarihinde Kilis'te dünyaya geldi. 23 Aralık 2021 günü 95 yaşında hayata gözlerini yuman usta sanatçı, hem kadın hastalıkları uzmanlığı alanındaki başarıları hem de geride bıraktığı 652 bestesiyle Türk kültür tarihinin en parlak çınarlarından biri olmayı başardı. Hayatı boyunca hekimlik kimliğiyle binlerce insana şifa dağıtırken, kadife sesi ve eşsiz bestekarlık dehasıyla da gönüllerde silinmez izler bıraktı. Sanatçı, 95 yıllık ömrünü gururla tamamladı.
Musikinin ve Tıbbın Kesişen Yolları
Kilis'te annesi Enver Hanım ve babası Hacı Cemil Efendi'nin yuvasında başlayan bu hayat hikayesi, kalabalık bir ailede şekillendi. İki ağabeyi ve iki ablası olan küçük Alaeddin, ilk öğrenimini Kilis Kemaliye İlkokulu ve Kilis Ortaokulu'nda tamamladı. Henüz sekiz yaşındayken Batı müziği keman dersleri almaya başlayarak nota dünyasına ilk adımını attı. Lise birinci sınıfı yatılı olarak Konya'da tamamladıktan sonra eğitimine İstanbul Erkek Lisesi'nde devam etti. İstanbul'un zengin kültür ikliminde Türk musikisiyle gerçek anlamda tanışması, bu yıllara denk gelir.
1945 yıllında kazandığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, onun kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Tıp eğitimi alırken bir yandan da üniversite korosunun solistliğini üstlenerek yeteneğini sergiledi. Bu üstün performans, radyoya giden yolu açtı. 1950 yıllında sınavı kazanıp radyoya girdi. Bir yıl sonra, yani 1951'de hem tıp fakültesinden mezun oldu hem de kadın hastalıkları ve doğum alanında ihtisasına başladı. Aynı yıl, ömrü boyunca üreteceği yüzlerce eserin ilki olan ilk bestesini de kaleme aldı. Hekimlik ve musiki artık beraber yürüyecekti. Genç doktor, her iki alanda da hızla parladı.
Beyaz Önlükle Gelen Şifa ve Büyük Üstatlar
Müzik çalışmalarını sürdürürken tıp alanındaki uzmanlığını 1955 yıllında tamamlayan Yavaşca, askeri görevini Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi'nde hekim olarak yerine getirdi. Ardından Zeyneb Kamil Doğumevi, Taksim İlk Yardım Hastanesi ve Şişli Etfal Hastanesi gibi önemli sağlık kurumlarında başasistanlık ile şef muavinliği görevlerini başarıyla yürüttü. 1969'da girdiği şeflik sınavını kazanarak Vakıf Gureba Hastanesi Kadın-Doğum Kliniği Şefliği görevine atandı. Burada 1976 yılına dek çalışarak, hastanede daha önce bulunmayan doğum bölümünü sıfırdan kurdu. Sonrasında Haseki Hastanesi bünyesinde kliniğin şefliğini üstlendi ve 1985 yıllında başhekimlik makamına yükseldiği bu kurumdan 1990 senesinde emekliye ayrıldı. Emekliliğinin ardından bir dönem serbest hekimlik yaparak muayenehanesinde hastalarını kabul etmeye devam etti.
Alaeddin Yavaşca'nın musiki dünyasında zirveye tırmanması kolay olmadı. O, Türk sanat müziğinin ekol isimleri olan Sadettin Kaynak, Zeki Arif Ataergin ve Münir Nurettin Selçuk ile uzun süre meşk etti. Böylece geleneksel müziğin tüm inceliklerini kavradı. 1967 yılında itibaren şeflik bagetini eline alarak çok sayıda koroyu yönetti. 1976'da kurulan ilk Türk müziği devlet konservatuvarının kurucu kadrolarında yer alarak ses eğitimi bölümünün başkanlığını yaptı. Musikideki derinliğini akademik alana taşıyan sanatçı, 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'na profesör olarak atandı. Ses Eğitimi Bölüm Başkanlığı'nı sürdürdüğü bu okuldan 2005 yılında yaş haddiyle emekli olduktan sonra da durmadı; Haliç Üniversitesi kadrosuna katılarak genç dimaları eğitmeyi sürdürdü.
Kültür Hayatına Katkıları ve Ölümsüz Eserleri
Yaşamı boyunca hem ulusal hem de uluslararası alanda sayısız konsere imza atan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, Amerika Birleşik Devletleri, Londra ve Almanya'nın Berlin, Köln, Hamburg ile Aachen şehirlerinde sanatını icra etti. Bu geniş yelpazedeki müzik yolculuğunda 1 uzun çalar, 25 adet 78'lik ve 15 adet 45'lik plak doldurdu. Kültür Bakanlığı'nın Türk Musikisi Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türk Musikisi Araştırma Ve Değerlendirme Komisyonu ile Devlet Planlama Teşkilatı bünyesindeki Türk Musikisi Eğitimi komisyonlarında aktif roller üstlenerek milli musiki politikalarına yön verdi. 1980 senesinin 26 Mart gününde Ayten Yavaşca ile evlenen sanatçının ismi, vefatından önce İstanbul'da yaşadığı sokağa verilerek onurlandırıldı.
Sanat hayatına sığdırdığı 652 beste ve aldığı 256 ödül, onun ne denli üretken bir deha olduğunu gösterir. Sanatçıya Gaziantep, Fırat, Osmangazi, İTÜ ve Atatürk Üniversiteleri tarafından fahri doktora ünvanı layık görüldü. Kendisi 1991 yıllında Devlet Sanatçısı ünvanıyla ödüllendirildi. Yazarlar Birliği onu yılın kültür adamı seçti. Ayin-i şeriflerden çocuk şarkılarına kadar geniş bir repertuvar üreten usta bestekarın en bilinen şarkılarından bazıları şunlardır:
- Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
- Ümitsiz bir aşka düştüm
- Ne günah etse açılmaz iki gönlüm arası
- Nerde o günler nerde
- Kız sen ne güzelsin sana gençler tapacaklar
- Sarı mimozamsın sen benim
- Kimseyi böyle perişan etme Allahım yeter
