Anadolu’nun kadim ezgilerini telden dile döken ve Kars sınırlarından ta Harvard Üniversitesi sütunlarına kadar taşıyan Maksut Koca, namıdiğer Âşık Maksut Feryadi, 1961 yılında doğduğu Arpaçay topraklarından aldığı ilhamla Türk halk ozanlığı geleneğini dünyaya duyurmayı başaran öncü bir saz virtüözüdür. Kars’ın Sosgert köyünde Zeynep Hanım ile Âşık İskender Koca’nın evladı olarak dünyaya gelen sanatçı, kökleri dedesi Rahim Koca, akrabaları Âşık Mehmet Hicranî ve Âşık Ali Rıza Ezgi gibi âşıklık geleneğinden gelen kimselere uzanan bir ailede yetişmiştir. Sazını ve sözünü kültürel bir miras olarak omuzlayan ozan, günümüzde İstanbul’da kurduğu âşıklar evinde yetiştirdiği çıraklarla geleneğin geleceğe aktarılmasını sağlamaktadır. Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası arenada temsil eden Feryadi, bu üstün gayretleri sayesinde Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri kapsamına alınarak onurlandırılmıştır.
Kars'tan İstanbul'a Uzanan Bir Saz Yolculuğu
Sosgert köyünde ilkokulu bitirdikten sonra köyünde başka okul bulunmadığı için eğitim imkanı bulamayan küçük Maksut, köy düğünlerinde yankılanan saz sesleriyle büyüdü. Babasından hikaye anlatıcılığını öğrenerek çıraklığa adım attı. Yörenin ve farklı coğrafyaların derya ozanlarıyla tanışıp bilgisini pekiştirdi. Gurbet yolu göründüğünde, 1977 yılında dönemin önemli ozanlarından olan akrabası Âşık Mehmet Hicranî’nin (Sosgertli Hicrani) yanına İstanbul’a gitmeye karar verdi. Hicranî, genç Maksut’un elinden tutarak ona geleneğin tüm inceliklerini ve âşık havalarını büyük bir sabırla öğretti.
Ustası ona içindeki coşkun ve hüzünlü sözlerden yola çıkarak Feryadî mahlasını layık gördü. Başlangıçta yalnızca anonim eserleri seslendirirken zamanla kendi söz ve bestelerini de dinleyicilerle buluşturdu. Âşıklığı profesyonel bir meslek olarak sürdüren sanatçı, ilk albümünü yine 1977 senesinde çıkardı. Ustasını 1978 yılında kaybetmenin acısını yaşayan ozan, onun kültürel mirasını yaşatmak adına 1986 yılına kadar sekiz başarılı albüm daha sığırdı. Memleketi Kars'ta 1986 yılında açtığı âşıklar kahvehanesiyle kültürel etkileşimin merkezini kurdu. Genişleyen ailesiyle birlikte 1988 yılında tamamen İstanbul’a yerleşti.
Âşıklar Otağı ve Edebi Başarılar
İstanbul’da sanatını televizyon ekranlarına, konser salonlarına ve gelişen dijital dünyaya taşıyan Feryadi, edebi yönüyle de önemli başarılara imza attı. Cumhuriyet’in 70. yılı anısına yazdığı Mustafa Kemal isimli şiiri, Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği ve 270 eserin değerlendirildiği yarşmada ikincilik ödülüne layık görüldü. Bu değerli eser, yeni nesillere ulaşması için ilköğretim Türkçe ders kitaplarına da dahil edildi. Başarısını sürdüren sanatçı, Cumhuriyet’in 75. yıl dönümü için yazdığı Mustafa Kemal’in Önderliğinde başlıklı şiiriyle de aynı kurumdan bir başka ikincilik ödülü kazandı. Türk Dil Kurumu’nun düzenlediği Cumhuriyet konulu yarşmada ise Cumhuriyet şiiriyle üçüncülük ödülünü aldı. İstanbul Üniversitesi tarafından bu şiire klip çekilerek ülke genelindeki televizyon kanallarında yayınlandı.
Geleneksel yetiştirme alanlarının yok olması karşısında ozan, 1996 yılında İstanbul’un Bağcılar semtinde Âşıklar Otağı Kültür Evi’ni kurarak geleneği kurumsallaştırdı. Açılışı, Türk sanat müziğinin dev ismi Safiye Ayla tarafından otuz iki seçkin ozanın katılımıyla yapıldı. Bu otağta yetişen değerli çıraklar arasında Saim İstekoğlu ve Mustafa Kurbanoğlu gibi isimler yer alır. Kültür taşıyıcılığını daha da genişletmek isteyen sanatçı, 2017 yılında Halkalı’da ikinci bir âşıklar evini daha faaliyete geçirdi.
Harvard Sütunlarından Avrupa Yollarına Kültür Elçisi
Geleneği sınırlar ötesine taşıma vizyonuyla hareket eden Feryadi; Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve Rusya güzergahlarında bulunduğu bölgeleri dolaştı. Bazen aldığı davetlerle bazen de kısıtlı kişisel bütçesiyle gerçekleştirdiği bu seyahatlerle Avrupa’daki Türk nüfusu kültürel kökleriyle buluşturdu. Bu özverili yürüyüş okyanus aşırı bir yankı uyardı. Usta ozan, 2002 senesinde Amerikan akademik dünyasının zirvesi olan Harvard Üniversitesi tarafından özel bir program için ABD’ye davet edildi.
Harvard bünyesinde âşıklık geleneği ile halk şiirine dair konferanslar ve derinlemesine söyleşiler gerçekleştirdi. Bu dönemde ozanın otuz farklı eseri İngilizce diline kazandırılarak uluslararası kültür envanterine dahil edildi. Günümüzde halen İstanbul'da çalışmalarını yürüten ve dünyanın pek çok ülkesinde konferanslar vererek kültürümüzü yansıtan usta sanatçı, geleneğin yaşayan en önemli sembollerinden biridir.