Cumhuriyet döneminin en önemli ses sanatkarlarından biri olan Safiye Ayla, 14 Temmuz 1917 tarihinde İstanbul'un tarihi semtlerinden Kadırga'da dünyaya gelmiştir. Hayata gözlerini yetim olarak açan ve çocukluğunu Darüleytam çatısı altında geçiren sanatçı, aldığı özel eğitimler ve sahip olduğu güçlü gırtlak yapısı sayesinde kısa zamanda ünlenmiştir. Sesinin güzelliğiyle Mustafa Kemal Atatürk'ün beğenisini kazanan Ayla, doldurduğu yüzlerce plakla klasik Türk musikisinin köşe taşlarından biri haline gelmiştir. Kendine has yorumuyla dönemin müzik anlayışına yön veren sanatçı, 14 Ocak 1998 günü yine doğduğu şehirde hayata veda etmiştir.
Hüzünle Başlayan Hayat Yolculuğu ve Eğitim Yılları
Safiye Ayla'nın çocukluk dönemi büyük zorluklarla ve kayıplarla başlamıştır. Babası Hicazîzade Hafız Abdullah Bey o doğmadan önce vefat etmiş, annesi Seyyide Hanım ise o henüz üç yaşındayken hayata gözlerini yummuştur. Seyyide Hanım, Hicaz'dan gelerek küçük yaşta Osmanlı sarayına girmiş, daha ... saraydan çıkarılmış bir isimdir. Anne ve babasını kaybettikten sonra kimsesiz kalan Ayla, eski Sadabad Sarayı olan Kağıthane'deki Çağlayan Darüleytamı'na bırakılmış ve ilkokulu bu kurumda tamamlamıştır. Buradaki eğitiminin ardından, TBMM 1. dönem Bursa Milletvekili Şeyh Servet Efendi tarafından evlat edinilmiş ve Bursa Muallim Mektebi'ne kaydettirilmiştir. Müzik yolculuğuna henüz küçük yaşlarda piyano çalarak adım atan sanatçının eğitim hayatı Konya, Bursa ve Adana'daki çeşitli okullarda devam etmiştir. Ancak geçirdiği ağır hastalıklar yüzünden öğretmen okulundaki eğitimini yarıda bırakarak diploma alamadan okuldan ayrılmak zorunda kalmıştır. Okuldan ayrıldıktan sonra Eyüpsultan'da bulunan bir ilkokulda öğretmen yardımcısı olarak görev yapmaya başlamıştır.
Sahnelerle Tanışma ve Atatürk'ün Beğenisini Kazanma Süreci
Öğretmen yardımcılığı yaptığı bu dönemde Safiye Ayla'nın yolları müzik dünyasıyla birleşmiştir. Eyyubi Mustafa Efendi ile tanışarak ondan usul ve makam dersleri alan sanatçı, ardından besteci Yesari Asım Bey'den de dersler alarak müzik bilgisini pekiştirmiştir. Sanat hayatındaki ilk plak doldurma çalışmasını 1930 yılında Columbia Plak Şirketi ile gerçekleştirmiştir. Bu ilk çalışmasında Yesari Asım Bey'e ait olan ve dinleyiciler tarafından çok beğenilen "Sevda Yaratan Gözlerin" ile "Bekledim de Gelmedin" şarkılarını seslendirmiştir. Kısa süre içinde geniş kitleler tarafından tanınan sanatçı, Darüttalim Musiki Heyeti'nin konserinde sahneye çıkmıştır. Ancak konserde siyah okul önlüğü giymesi maarif müfettişlerinin tepkisine yol açtığından, bir süre sonra öğretmenlik görevinden istifa ederek tamamen gazino sahnelerine yönelmiştir. Müzik kariyerini ilerletirken şu isimlerin bilgi birikiminden faydalanmıştır:
- Ahmet Irsoy
- Selahattin Pınar
- Sadettin Kaynak
- Udi Nevres Bey
Bu ustaların rehberliğinde çalışan Safiye Ayla, 1931 yılında Küçükçiftlik Parkı ve Mulen Ruj Gazinosu'nda sahneye çıkarak assolistliğe yükselmiştir.
Sanatçının kariyerindeki en mühim anlardan biri 1932 senesinde gerçekleşmiştir. İstanbul Vali Yardımcısı Nuri Bey'in evindeki davette Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda ilk defa şarkı söyleyen Ayla, onun en çok beğendiği sesler arasına girmeyi başarmıştır. Atatürk adına düzenlediği bir konserde ise Sadettin Kaynak'ın Türk Kurtuluş Savaşı'nı anlatan Yanık Ömer isimli bestesini okumuştur. Bu eseri çok beğenen Mustafa Kemal Paşa, şarkının Batı müziği tarzında çok sesli olarak düzenlenmesinin son derece güzel olacağını ifade etmiştir. Atatürk'ün vefatının ardından onun bu vasiyetini yerine getirmek isteyen sanatçı, Muammer Sun'a eserin orkestrasyonunu hazırlatmıştır. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde çok sesli olarak seslendirilen eserin bant kaydını gerçekleştirmiştir. Sanat yaşamı boyunca Türkiye radyolarında, özellikle de İstanbul Radyosu'nda sayısız konsere imza atan sanatçı, beş yüzden fazla plak doldurmuş ve bu plaklar satış rekorları kırmıştır.
Konservatuvar Yılları, Evlilik ve Sanatının Son Dönemi
Konservatuvar çalışmaları sırasında Hüseyin Sadeddin Arel'in başkanlık ettiği dönemde İstanbul Belediye Konservatuvarı İcra Heyeti'nde görev üstlenen Ayla, burada besteci Şerif Muhittin Targan ile tanışmıştır. Çift, 8 Nisan 1950 tarihinde evlenmiş ve bu birliktelik Şerif Muhittin Bey'in 1967'deki vefatına dek sürmüştür. Evliliğinin ardından hareketli gazino sahnelerinden uzaklaşmayı tercih eden sanatçı, dinleyicileriyle ayda bir düzenlenen Saray Sineması Konserleri vasıtasıyla buluşmaya başlamıştır. 1951 yılında adım attığı bu Saray Sineması konserlerini 1974 yılına kadar büyük bir başarıyla devam ettirmiştir. Sanatçı, en son sahne konserini ise 1987 yılında, Atatürk'ün anısını yaşatmak adına Türk Kültürüne Hizmet Vakfı yararına İstanbul AKM'de gerçekleştirmiştir.
