Gazeteci Hrant Dink cinayetinin ardından başlayan yargı süreçlerinde ismi sıkça telaffuz edilen Jandarma Albay Ali Öz, Trabzon Alay Komutanlığı dönemindeki kritik idari ve askeri kararlarıyla dikkat çeken bir askeri figürdür. Görevi sırasında, bölgedeki asayiş sınırlarının belirlenmesinde ve olay sonrası gelişmelerde üstlendiği rol nedeniyle kamuoyunda tartışmalara neden olmuştur.
Pelitli Beldesindeki Asayiş ve Yetki Tartışmaları
Ali Öz'ün Trabzon Alay Komutanlığı yürüttüğü yıllarda en çok konuşulan kararlarından biri, Pelitli beldesinin güvenlik bölgesi sınırlarıyla ilgilidir. Aynı zamanda belde sınırları içerisinde yer alan şu önemli tesislerin polis bölgesine geçmesi engellenmiştir:
- Polis Okulu
- Polisevi
- Trabzon Havaalanı
Böylece bu önemli alanların güvenlik yönetimi, onun döneminde de jandarmanın kontrolü altñnda kalmaya devam etmiştir.
Hrant Dink Olayı ve Tepki Çeken Anons
Suikastın ardından, Ali Öz üzerindeki kamuoyu baskısı hızla artmıştır. Belde halkının bilgi vermesini önlemeye yönelik olduğu gerekçesiyle tepki toplayan askeri anons, dava dosyasında ve basında geniş yer bulmuştur. Alay Komutanlığı'nın resmi bir uyarı olarak duyurduğu o metin, güvenlik birimleri dışındakilerle iletişimi sınırlamaya yönelik şu uyarıları içeriyordu: Beldemizin asayişinin jandarma yetkisinde bulunması dolayısıyla, üzerinde resmi üniforma taşımayan kişilere bilgi verilmemesi ve başka yerlere gidilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu anons, dönemin en çok eleştirilen gelişmelerinden biri olmuştur. Bu karar, dava sürecini doğrudan etkileyen olaylar arasındadır.
Dava Süreci ve Eleştiriler
Trabzon Alay Komutanlığı sırasında alınan bu önlemler, suikast sonrasında Ali Öz adının Hrant Dink davasına dahil edilmesine yol açmıştır. Kamuoyunda geniş tartışmalara neden olan duyuru ve bölge sınırlarına ilişkin kararlar, kendisinin en çok eleştirildiği konuların başında gelmektedir. Albay rütbesiyle yürüttüğü görev sırasındaki bu adımlar, ayrıca yargı mercileri tarafından da titizlikle incelenmiştir.