Türk edebiyatının ve çeviribilim dünyasının en saygın isimlerinden biri olan yazar, akademisyen ve dilbilimci Akşit Göktürk, 27 Aralık 1934 tarihinde Van'da dünyaya gözlerini açmıştır. Memur bir babanın beş çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Göktürk, çocukluğunu Anadolu'nun farklı köşelerinde geçirmiştir. Eğitim hayatını Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde sürdüren aydın, edebiyata duyduğu derin ilgiyle genç yaşta dikkat çekmeye başlamıştır. Dönemin kültür ortamlarında aktif olarak yer alan Göktürk, lise yıllarından itibaren edebiyat dergilerinin basım süreçlerine katkı sunmuştur. Akademik kariyerini İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü çatısı altında şekillendiren yazar, Türkiye'de modern çeviribilimin temellerini atan çalışmalarıyla tanınır. 26 Şubat 1988'de İstanbul'da hayata veda eden Göktürk, geride edebiyat kuramına ve çeviri dünyasına yön veren eşsiz bir miras bırakmıştır.
Anadolu'dan İstanbul Üniversitesine Uzanan Bir Ömür
Göktürk, memuriyet hayatı nedeniyle sürekli yer değiştiren bir ailede büyüdü. Ortaokul yıllarını Hatay ve Adana'da geçiren yazar, babasının emekliliğe ayrılmasıyla birlikte doğduğu kent olan Van'a geri dönmüştür. Eğitimine Van Lisesinde devam eden genç Akşit, burada lise öğrenimini başarıyla tamamladı. Edebiyat dünyası ile ilk somut temaslarını bu dönemde yakın dostu Mustafa Canpolat ile kurmuştur. İkili, lise ve üniversite yıllarında çeşitli edebiyat dergileri çıkararak kültür dünyasının hareketlenmesini sağlamıştır. Göktürk, bu yayınlarda kendi imzasıyla yazılar yazmamayı tercih etse de dergi mutfağında etkin bir rol üstlenmiştir.
Yükseköğrenim görmek amacıyla 1956 yılında önce Ankara'ya giden Göktürk, kısa süre sonra eğitimini sürdürmek üzere İstanbul'a geçiş yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümüne kaydolan yazar, öğrencilik yıllarında ilginç olaylar yaşamıştır. Kaldığı Tıp Öğrenci Yurdu'nda çıkan talihsiz yangının ardından, edebiyatımızın bir diğer önemli ismi Onat Kutlar ile birlikte Site Öğrenci Yurdu'na yerleşmiştir. 1960 yılında lisans eğitimini başarıyla tamamlayan Göktürk, fakültedeki üstün başarısıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Mezuniyetinin hemen ardından, 1961 yılında aynı kürsüde asistan olarak akademik hayatına ilk adımını atmıştır. Çalışmalarına ara vermeden devam eden Göktürk, 1965 yılında doktora unvanını almıştır.
Uluslararası Alanda Bir Akademisyen ve Çeviribilimci
Akademik basamakları hızla tırmanan Göktürk, 1972 yılında doçentlik unvanını, 1978 yılında ise profesörlük payesini kazanmıştır. Türkiye sınırlarını aşan araştırmacı kimliğiyle, 1964-1965 yılları arasında Nottingham Üniversitesinde akademik çalışmalarda bulunmuştur. Benzer şekilde, 1970 yılında ve 1974-1976 yılları arasında Almanya'daki Konstanz Üniversitesinde araştırmalarını sürdürmüştür. Dil ve çeviri teorileri konusundaki derin birikimi sayesinde, Batı Berlin ve İsveç'teki Uppsala üniversitelerinde çeviri yöntemleri ile kuramları üzerine seminerler yönetmiştir. Bu geniş uluslararası deneyim, onun dil konusundaki ufkunu genişletirken Türkiye'deki çeviribilim çalışmalarına da yön vermesini sağlamıştır. Akademisyen, ayrıca 1975 ile 1983 yılları arasında Türk Dil Kurumunda Yönetim Kurulu üyesi olarak görev alarak Türkçenin gelişimine doğrudan katkıda bulunmuştur.
Robinson Crusoe Çevirisi ve Çevirinin Kuramsal Gücü
Akşit Göktürk, 1958 yılından itibaren Varlık, Türk Dili, Yeni Dergi, Yeni Ufuklar ve Çağdaş Eleştiri gibi saygın edebiyat dergilerinde yazılar yazmıştır. İnceleme yazılarında ve çevirilerinde özellikle biçem ile dil çözümlemeleri üzerinde duran yazar, kuramsal yaklaşımları uygulamayla birleştirmiştir. İngiliz gerçekçi edebiyatının başyapıtlarından Daniel Defoe imzalı Robinson Crusoe romanının ilk tam Türkçe çevirisini gerçekleştiren kişi kendisidir. Bu titiz ve başarılı çalışması, ona 1969 yılında Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü'nü kazandırmıştır. Yalnızca Defoe değil, dünya edebiyatının dev isimleri D. H. Lawrence, E. Kastner, F. Dürrenmatt, Bertrand Russell ve T. S. Eliot gibi yazarların eserlerini de dilimize kazandırmıştır. Bu nitelikli çeviriler, Türk okurunun dünya edebiyatıyla daha sağlıklı bağlar kurmasına yardımcı olmuştur.
Dillerin Dili Olarak Çeviri ve Kalıcı Eserleri
Göktürk'ün kitaplaşan çalşmaları temelde deneme, inceleme, edebiyat kuramı ve araştırma türünde şekillenmiştir. Yazarın edebiyat dünyasına armağan ettiği dört adet kıymetli eseri bulunmaktadır. Bu eserler şunlardır:
- Edebiyatta Ada, İngiliz Edebiyatında Ada Kavramı Üzerine Bir İnceleme (1973)
- Okuma Uğraşı (1979)
- Çeviri: Dillerin Dili (1986)
- Sözün Ötesi (1989)
Bunlar arasında yer alan ve yazarın "Çeviri dillerin dilidir" sözüyle özetlediği Çeviri: Dillerin Dili kitabı, alanında bir başyapıt kabul edilmektedir. İlk olarak 1986 yılında Çağdaş Yayınevi tarafından İstanbul'da basılan bu değerli çalışma, 1994 yılından itibaren Yapı Kredi Yayınları tarafından okura sunulmuştur. Kitap, gördüğü yoğun ilgiyle Şubat 2023 tarihinde 16. baskısına ulaşmıştır. Eserde çevirinin en temel sorunları ve okuma eyleminin niteliği ortak birer uğraşı olarak diyalektik yöntemle çözümlenmektedir. Aynı zamanda çeviri tarihi, eleştirisi, yazınsal çeviri ve yaratıcılık olguları, çevirmenin rolü ile birlikte kuramsal bir düzlemde ele alınmaktadır.