Tarih Boyunca Farklı Kültürlerin Kesişim Noktası
Çamlıçatak, Ardahan il merkezine 14 kilometre uzaklıkta ve 1788 metre rakımda konumlanan köklü bir yerleşim yeridir. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu köy, köklü tarihi geçmişi ve coğrafi konumuyla Doğu Anadolu Bölgesi'nin dikkat çeken tarihi alanlarından biridir. Günümüzde Çamlıçatak adıyla bilinen yerleşimin sınırları içerisinde, geçmişte Kvabistsihe adını taşıyan bir Gürcü köyü ile Ardahan kentiyle köy arasında konumlanmış olan ve günümüzde ortadan kalkmış Kargsopeli adında bir başka yerleşim yeri daha bulunmaktaydı. Bölgede tespit edilen kalıntılar, buranın çok eski dönemlerden beri bir yerleşim alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Gül Kalesi'nden Günümüze Ulaşan İsim Serüveni
Köyün bilinen en eski adı Gürcüce bir yer adı olan ve "gül kalesi" anlamına gelen Vardistsihe'dir (ვარდისციხე). Bu ad, zaman içerisinde aynı anlama gelen Ermenice "Gulabert" şekline dönüşmüştür. Orta Çağ'da Gürcistan'ı oluşturan tarihi bölgelerden biri olan Artani'de yer alan köy, 16. yüzyılın ortalarında Osmanlılar tarafından Gürcülerden ele geçirilmiştir. Yerleşim, 1595 yılına ait "Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan" adlı Osmanlı mufassal defterinde "Gulabert" (كولابرت) adıyla kaydedilmiştir. 1928 tarihli Osmanlıca köy listesinde "Gulebert" (كولەberт), 1935 genel nüfus sayımında ise "Gölebert" olarak anılan yerleşimin adı, yabancı kökten geldiği gerekçesiyle 1959 yılında yürürlüğe giren 7267 sayılı kanunla nihai olarak Çamlıçatak olarak değiştirilmiştir.
Osmanlı Dönemi Kayıtları ve Sosyo-Ekonomik Yapı
1595 tarihli Osmanlı tahrir defterine göre köy, Gürcistan Vilayeti bünyesindeki Ardahan-i Büzürg livasının Meşe nahiyesine bağlı bulunuyordu. O dönemde 34 Hristiyan haneden oluşan köy nüfusunun büyük bir kısmı; Gogiça, Goça, Laşkara, Roseb, Revaz, Sula, Giorgi, İordane, Papuna ve İoseb gibi Gürcü isimleri taşıyan erkeklerden oluşmaktaydı. Köyde tarımsal faaliyet olarak buğday, arpa ve yonca yetiştirilmekte, arıcılık yapılmakta, ayrıca domuz ve koyun beslenmekteydi. Çıldır Eyaleti'nin 1694-1732 dönemini kapsayan cebe defterinde de aynı idari konumu koruyan köyın hasılası, 1704/1705 yıllarında 4.999 akçe olarak belirlenerek İsmail adında birine tahsis edilmiş; 1726/1727 yıllarında ise 20.028 akçe hasıla ile Abdurrahman adında birine zeamet olarak verilmiştir.
Rus İdaresi, Savaş Yılları ve Türkiye'ye Katılışı
Uzun yıllar Osmanlı egemenliği altında kalan köy, 93 Harbi'nin ardından 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması uyarınca Rusya İmparatorluğu'nun hakimiyetine girmiştir. Rus idaresince "Gulyabert" (Гюляберт) adıyla kaydedilen ve Ardahan sancağının Ardahan kazasına bağlanan köyün nüfusu, 1886 yılı verilerine göre tamamı Rumlardan oluşan 634 kişiden ibaretti. Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarında Rusların bölgeden çekilmesiyle bağımsız Gürcistan sınırları içinde kalan yerleşim, 1920 tarihli Moskova Antlaşması'yla Sovyet Rusya tarafından da bu şekilde tanınmıştır. Ancak Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgali sürecinde, 16 Mart 1921'de Ankara Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması uyarınca Türkiye topraklarına katılmıştır. Cumhuriyet döneminde nüfusu artış gösteren köy, 1935 yılında 1.164 kişiye ulaşmış, 2022 yılı verilerine göre ise 939 kişilik bir nüfusa sahip olmuştur.