Erzincan doğumlu Ahmet Zeki Erataman, Türk tıp ve siyaset dünyasının önemli isimleri arasında yer alır. Demokrat Parti bünyesinde üç dönem boyunca Tekirdağ milletvekilliği yaparak mecliste aktif rol üstlenen Erataman, 27 Mayıs darbesiyle sarsılan son derece fırtınalı bir ömür sürmüştür. 1915 yılında Yusuf Efendi ve Münire Hanım'ın oğlu olarak Erzincan'ın Fethullah Mahallesi'nde dünyaya gözlerini açmıştır. İlk gençlik yıllarında Erzurum'da lise eğitimini başarıyla bitirdikten sonra tıp doktoru olma idealiyle İstanbul'a yönelmiştir. Burada başladığı tıp eğitimini tamamlayarak vatanına hekim olarak hizmet etmeye başlamıştır. Bu zorlu ve mücadele dolu yaşam, Türkiye'nin yakın tarihine ayna tutmaktadır.
Tıp Eğitiminden Cepheye ve Zorunlu Hizmete
İstanbul Tıp Fakültesi'ne kaydolarak hekimlik mesleğine ilk adımlarını atan genç hekim adayı, zorlu geçen buradaki eğitimini 1938 yılında başarıyla tamamlayıp doktor unvanıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından askeri yükümlülüklerini yerine getirmek üzere Yedek Subay Okulu'na kabul edildi. Burada Tabib Asteğmen rütbesini alarak Tunceli Harekâtı'nda aktif görev üstlendi ve vatani görevini başarıyla tamamladıktan sonra 1939 senesinde terhis edildi. Erataman, sivil hekimlik hayatına adım atarak kamu hizmetine yöneldi ve zorunlu hizmet kapsamında 1940'ta Demirköy Hükûmet Tabipliği görevine getirildi. Bir yıl sonra, yani 1941'de ise Saray Hükûmet Tabipliği bünyesinde hekimlik mesleğini icra etmeyi sürdürdü. 1944 yılına gelindiğinde bu devlet görevinden kendi isteğiyle istifa etti ancak hekimin askeri görevleri henüz tamamen son bulmamıştı. Çorlu'da konuşlu bulunan 25. İstihkâm Taburu bünyesinde Teğmen rütbesiyle tabiplik yaptıktan sonra, 1945 yılında Tabib Üsteğmen rütbesiyle askeri üniformasını çıkararak ikinci kez terhis edildi. Askerlik görevi sonrasında Çorlu'da kalmaya karar verdi. Burada serbest doktorluk yapmaya başladı. Kısa sürede bölgede tanınan bir hekim oldu. Bölgedeki siyasi hareketliliğe de kayıtsız kalmadı.
Demokrat Parti Yılları ve Milletvekilliği
Yeni kurulan Demokrat Parti'nin Çorlu ve Tekirdağ teşkilatlarının temelini atan kurucu ekibin içinde yer alması, onu çok geçmeden ulusal siyasete taşıyacaktı. Teşkilatlanma çalışmalarına öncülük ederek partinin bölgedeki varlığını güçlendirmiştir. DP saflarında aktif olarak çalışan hekim, 1946 yılında yapılan genel seçimlerde partinin aday listesinde kendine yer buldu. Her ne kadar ilk seçimde meclise girememiş olsa da siyasi mücadelesine devam etti. Cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından olan IX. Dönem seçimlerinde Tekirdağ milletvekili seçilerek parlamentoya girmeyi başarıdı. Yasama faaliyetlerindeki performansı ve halk nezdindeki güvenilirliği sayesinde sonraki seçimlerde de konumunu korudu. X. ve XI. Dönem milletvekilliği seçimlerinde de Tekirdağ halkı tarafından yeniden Ankara'ya gönderildi. Böylece üst üste üç dönem boyunca TBMM'de Tekirdağ'ı temsil etme onuruna erişti.
Erataman'ın parlamento kariyeri boyunca üstlendiği görevler şunlardır:
- IX. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği
- X. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği
- XI. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği
27 Mayıs Darbesi, Cezaevi ve Yunanistan'a İltica
Türkiye'nin 27 Mayıs 1960 tarihinde askeri darbeyle sarsılması, Demokrat Partili diğer siyasetçiler gibi Erataman'ın da hayatını altüst etti. Darbenin hemen ardından tutuklanarak Yassıada'ya nakledildi. Yassıada üzerinde kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından yürütülen davalarda anayasayı ihlal etmekle suçlanan Zeki Erataman hakkında mahkeme heyeti tarafından ölüm cezası verilmesi kararlaştırıldı. Bu ağır ceza daha sonra ömür boyu hapis cezasına çevrildi. Erataman, cezaevinde bulunduğu süreçte sağlık sorunları yaşamaya başladı. 14 Eylül 1963 tarihinde tedavi maksadıyla yatırıldığı hastaneden firar etmeyi başarıdı. Hastaneden kaçışının ardından izini kaybettiren eski siyasetçinin daha sonra Yunanistan sınırını geçerek bu ülkeye sığındığı açıklandı. İltica haberinin duyulmasından kısa bir süre sonra, 23 Kasım 1966'da yaşamını yitirdi.