Yusuf Kemal Tengirşenk, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına kadar uzanan kritik süreçte bakanlık ve milletvekilliği yapmış, 1878 ile 1969 yılları arasında yaşamış çok yönlü bir devlet adamı, diplomat ve akademisyendir. Diplomatik dehasıyla bilinen tecrübeli siyasetçi, TBMM Hükûmeti adına Sovyet Rusya ile imzalanan tarihi Moskova Antlaşması'na imza koyarak Türk dış politikasının en hayati dönüm noktalarından birine yön vermiştir. Ankara'daki ilk mecliste ve farklı dönem hükûmetlerinde İktisat, Hariciye ve Adliye vekillikleri gibi en hassas makamlarda sorumluluk üstlenerek ülkenin hukuki ve iktisadi temellerinin inşasında rol oynamıştır. Yaşamının son kırk yılını ise hukuk alanında dersler veren saygın bir akademisyen olarak geçirmiştir.
Sürgünden Hukuk Kürsüsüne Uzanan Gençlik Yılları
Sinop'un Boyabat ilçesinde 1878 yılında dünyaya gelen Yusuf Kemal, kadı naibi Hasan Raci Efendi'nin oğludur. Eğitim hayatına Kuleli Askeri İdadisi'nde başlayan genç Yusuf Kemal, buradaki eğitimini sağlık sorunları sebebiyle yarıda bırakarak Askeri Tıbbiye'ye geçiş yapmıştır. Tıbbiye sıralarında eğitim gördüğü esnada, dönemin rejimine muhalif olan bazı arkadaşlarını ele vermeyi reddettiği için tutuklanmıştır. Yaşadığı bu hadisenin ardından Fizan'a sürgün edilmesi kararlaştırılan genç adam, ciddi sağlık sorunları ve araya giren bazı girişimler neticesinde çürüğe ayrılarak serbest kalmıştır. Bir müddet memleketinde dinlenen Yusuf Kemal, eğitim aşkından vazgeçmeyerek İstanbul'a dönmüş ve İstanbul Hukuk Mektebi'ne girmiştir. 1904 yılında bu mektepten başarıyla mezun olmuş, ilerleyen yıllarda Paris Hukuk Fakültesi bünyesinde Siyasi ve İktisadi Bilimler alanında doktora derecesi alarak akademik yetkinliğini pekiştirmiştir.
Hukuk mezuniyetinin ardından 1904 yılında avukatlık mesleğine adım atan Yusuf Kemal, mesleki kariyerini eğitimcilik ile taçlandırmıştır. Mezun olduğu fakültede Ceza Hukuku derslerinde önce muallim muavinliği, ardından da muallimlik vazifelerini yürütmüştür. Genç akademisyen, II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılında Kastamonu mebusu olarak Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na adım atmıştır. Görevinden 7 Kasım 1908 tarihinde istifa etmiştir. Aynı dönemde İstanbul Barosu başkanlığı koltuğuna oturarak baroya yön vermiştir. Ardından devlet tarafından Avrupa'ya talebe müfettişi olarak gönderilmiş ve 1909 ile 1914 yılları arasında bu görevde bulunmuştur. Memlekete döndükten sonra 1915 yılında Umumi Müfettişlik ve Adliye Nezareti Müsteşarlığı gibi yüksek idari kademelerde görev alarak devlet bürokrasisinde adından söz ettirmiştir.
Milli Mücadele Dönemi ve Diplomatik Başarılar
Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na yeniden Kastamonu Mebusu olarak giren siyasetçi, İstanbul'un işgal edilmesi üzerine Ankara'ya geçmiştir. Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi'ne katılarak bağımsızlık mücadelesine omuz vermiştir. Dönemin Hariciye Vekili Bekir Sami Bey ile birlikte delege sıfatıyla Moskova'ya giden Yusuf Kemal, Sovyetler ile ilk resmi temasları kurmuştur. Sonrasında TBMM Delege Heyeti Başkanı unvanıyla, Ali Fuat Paşa ve Dr. Rıza Nur eşliğinde yeniden Moskova yolunu tutmuştur. Bu seyahat, Türk diplomasi tarihinin en büyük zaferlerinden biriyle sonuçlanmıştır. Heyet, 16 Mart 1921 tarihinde TBMM Hükûmeti adına tarihi Moskova Antlaşması'nı imzalayarak yeni Türk devletinin uluslararası arenadaki konumunu sağlamlaştırmıştır.
Tengirşenk, sergilediği üstün diplomatik başarıların ardından meclis tarafından 30 Mart 1921 tarihinde Adliye Vekilliği, 15 Mayıs 1921 tarihinde ise Hariciye Vekilliği makamlarına seçilmiştir. Büyük Taarruz'un zaferle taçlanmasının ardından, 2 Ekim 1922 tarihinde bakanlık görevinden istifa ederek köşesine çekilmiştir. Büyükelçi olarak Birleşik Krallık'a ataması yapılmıştır. Ancak o dönemde büyükelçilik ile meclis üyeliğinin bir arada yürütülemeyeceğine dair alınan prensip kararı gereği, diplomatik görevi yerine milletvekilliğini tercih ederek meclisteki yerini korumuştur. Siyaset sahnesindeki ağırlığı devam eden tecrübeli devlet adamı, 1930 yılında ikinci kez Adliye Vekili olarak kabinede yer almış ve bu görevini 1933 yılındaki istifasına kadar sürdürmüştür.
Siyaset Sonrası Akademi Yılları ve Mirası
Uzun yıllar CHP sıralarında siyaset yapan Yusuf Kemal Tengirşenk, 1946 genel seçimlerinde Demokrat Parti listesinden Sinop milletvekili seçilerek meclise geri dönmüştür. Aynı yıl meclis başkanlığı seçimlerinde Kâzım Karabekir'e karşı Demokrat Parti'nin adayı olmuş ve 58 milletvekilinin desteğini almıştır. Lakin 1948 yılında parti yönetimiyle düştüğü fikir ayrılıkları neticesinde Demokrat Parti'den tamamen istifa ederek bağımsız kalmıştır. Aktif siyaseti 1950 yılında bırakmıştır. Ardından akademik dünyaya geri dönmüştür. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Ekonomi Profesörü olarak kürsü sahibi olan tecrübeli hukukçu, bu çatı altında çok sayıda öğrenci yetiştirerek emekliliğe ayrılmıştır.
Emeklilik yıllarında da ülke meselelerinden uzak kalmayan saygın bilim adamı, 1961 Anayasası'nın hazırlandığı dönemde, 6 Ocak 1961 ile 25 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi temsilcisi olarak son kez resmi görev üstlenmiştir. Türk siyasi tarihinin en çalkantılı ve inşa edici dönemlerine bizzat tanıklık edip yön veren bu ulu çınar, 15 Nisan 1969 tarihinde Ankara'da 91 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Vatanına ve milletine üstün hizmetlerinden ötürü kırmızı-yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilen Tengirşenk, ardında zengin bir akademik miras ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgelerinde silinmez bir imza bırakmıştır.
Yusuf Kemal Tengirşenk'in Üstlendiği Başlıca Görevler
- Osmanlı Meclis-i Mebusanı Kastamonu Mebusluğu (1908 ve 1920)
- İstanbul Barosu Başkanlığı (1908-1909)
- TBMM İktisat, Adliye ve Hariciye Vekillikleri (1920-1922, 1930-1933)
- Moskova Delege Heyeti Başkanlığı ve Moskova Antlaşması İmzacılığı (1921)
- Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ekonomi Profesörlığü (1950 sonrası)
- Kurucu Meclis CKMP Temsilciliği (1961)
