Amerikan edebiyatının uluslararası çapta üne kavuşan ilk büyük şairi Walt Whitman, 31 Mayıs 1819 tarihinde New York'un West Hills bölgesinde hayata gözlerini açtı. Ailesi geçimini çiftçilikle sağlayan köylülerdi. Çocukluğu Long Island topraklarında başlayan yazar, babasının marangozluk maceralarının başarısız olması üzerine henüz dört yaşındayken ailesiyle birlikte New York'un Brooklyn semtine taşınmak zorunda kaldı. Maddi zorluklar nedeniyle düzenli eğitim alamadı. Ancak içindeki edebiyat, siyaset ve entelektüel konulara duyduğu sonsuz merakı kendi çabalarıyla besleyerek zihnini zenginleştirmeyi başardı.
Matbaacılıktan Gazete Editörlüğüne Uzanan Yol
Genç Whitman 11 yaşında matbaaya girdi. Burada dizgicilik zanaatını öğrenerek kelimelerin büyülü dünyasına ilk adımını attı. Edebiyata olan derin ilgisi ve kitaplara duyduğu tutku sayesinde doğuştan gelen edebi yeteneğini kendi çabalarıyla besleyip güçlendirdi. Bunun yanında, aynı küçük kasabada beş yıl boyunca öğretmenlik yaparak genç zihinlere rehberlik etti. 1838 ve 1839 yılları arasında küçük bir taşra gazetesi olan Long Islander'ın hem yazılarını yazdı hem de yönetimini üstlendi.
Whitman'ın gazetecilik kariyerindeki asıl büyük sıçrayışı Daily Eagle bünyesinde gerçekleşti. Brooklyn'in bu etkili yayınında yazar olarak görev yaparken, kısa sürede gazetenin yönetimini de devraldı. Operaların büyülü dünyası ve Shakespeare tiyatroları eşliğinde kendine has, son derece özgürlükçü bir yaşam tarzı inşa etmeye başladı. Kutsal Kitap, Homeros, Dante, Goethe ve Emerson gibi dünya edebiyatının dev isimlerini durmaksızın okuyarak zihnini besleyen Whitman, tiyatro ve opera sanatına da büyük bir tutkuyla bağlıydı. Şair, ayrıca Manhattan ve Brooklyn sokaklarında hiç durmaksızın uzun yürüyüşler yapmayı adeta bir yaşam biçimi haline getirmişti. Bu sokak turlarında tanıştığı genç erkeklerin isimlerini ve özelliklerini küçük defterine titizlikle kaydederdi. İşte bu günlük gözlemleri, gelecekte tüm dünyayı sarsacak olan o büyük şiir kitabının ilk tohumlarıydı.
Çimen Yaprakları: Edebiyatta Devrim
Tarihler 1855 yılını gösterdiğinde, Whitman kendi imânlarıyla Leaves of Grass (Çimen Yaprakları) isimli eserini yayınladı. Eser okuyucudan başlangıçta hiç ilgi görmedi. Kitabın ilk baskısı okuyuculardan beklenen ilgiyi göremeyince Whitman cesaretini hiç kırmadı. 94 sayfalık bu yapıtı yeni özgün dizelerle 384 sayfaya çıkarıp ertesi yıl tekrar bastı. Şair, ömrünün kalan kısmını neredeyse tamamen bu başyapıtı gözden geçirmeye ve yeni eklemeler yapmaya adadı. Son versiyonu ölüm yılı olan 1892'de basılana dek kitap sekiz kez genişletildi. Şairin en büyük esin kaynağı, transandantalizm akımının ünlü ismi Ralph Waldo Emerson'du.
Whitman, gazete yazılarında her zaman işçi haklarını savundu ve köleliğe karşı sert bir duruş sergiledi. New Orleans'ta kısa bir süre Daily Crescent bünyesinde çalıştıktan sonra New York'a döndü. Hemen ardından kölelik karşıtı Freeman gazetesinde gönüllü olarak görev alıp fikirlerini kitlelerle paylaştı. Hatta 1848 yılında Buffalo'da düzenlenen kölelik karşıtı kongreye Brooklyn delegesi olarak katıldı. Bir yandan babasının marangozluk işlerine yardım ederken diğer yandan geçim parası kazanmak için durmaksızın yazıyordu. Whitman, insan bedeninin zarafetini, cinselliği ve doğanın saflığını şiirlerinde cesurca işledi. Bu devrimci üslup, onun Batı dünyasında sokaktaki adamın ve demokrasinin gür sesi olmasını sağladı. Yazıldığı dönemde çok sert eleştiriler alan ve edebi bir eser olarak dahi kabul edilmeyen Çimen Yaprakları, günümüde Amerikan edebiyatının öncü ve en değerli köşe taşlarından biri olarak kabul görmektedir.
İç Savaş, Hastabakıcılık ve Camden Dönemi
Amerikan İç Savaşı yıllarında yaşı cephe için büyük olan Whitman, vatanına farklı bir yolla hizmet etti. Washington'daki askeri hastanelerde gönüllü hastabakıcı olarak çalışarak yaralılara büyük bir özveriyle destek oldu. Savaş alanındaki yaralı askerlerin çektiği büyük acılara şahit olmak onun ruhunda derin yaralar açtı. Bu büyük acılardan ilham alarak 1865 yılında Drum Taps (Trampet Sesleri) adlı savaş şiirleri kitabını çıkardı. Aynı yıl Başkan Abraham Lincoln'ün hain bir suikastla öldürülmesi şairi derin bir yasa boğdu. Savaş sonrasında İçişleri Bakanlığı'nda memuriyete başlasa da yazdığı şiirlerin fazla açık saçık bulunması nedeniyle bakanlık sekreteri James Harlan tarafından sadece altı ay sonra işine son verildi. İşten çıkarılmasının ardından yandaşlarının desteği sayesinde Adalet Bakanlığı bünyesinde 1864-1874 yılları arasında küçük bir memurluk görevi aldı.
1873 yılında geçirdiği inme onu felç etti. Bu ciddi sağlık sorunu üzerine memuriyet hayatını bırakarak New Jersey'deki Camden kasabasına taşındı. Erkek kardeşinin evine yerleşen şair, hayata gözlerini yumana kadar buradan hiç ayrılmadı. Whitman, ömrü boyunca adaletin yasalarla değil insan ruhuyla geleceğine inandı. Hayvanların doğadaki huzurlu ve kaygısız yaşamlarına gıpta eden şair, bir ot yaprağını dahi evrendeki yıldızların o muhteşem yörünge yolculuklarından daha aşağı görmeyen eşsiz bir felsefeye sahipti. Büyük usta, 26 Mart 1892 tarihinde Camden'da 73 yaşında bu dünyaya veda etti. Arkasında Amerikan edebiyatının temel taşını oluşturan devasa bir miras bıraktı.
Walt Whitman'ın Öne Çıkan Eserleri
- Jack Engle'in İbretlik Hayat Hikayesi (1852)
- Leaves of Grass (Çimen Yaprakları - 1855)
- Drum Taps (Trampet Sesleri - 1865)
- Demokratik Görünümler (1871)
- Savaş Notları (1875)
