İngiliz tarihinin en çok konuşulan ve sıradışı evlilikleriyle tanınan simalarından biri olan VIII. Henry, asıl adıyla Henry Tudor, 28 Haziran 1491'de İngiltere'nin Greenwich kentindeki Palace of Placentia'da dünyaya gözlerini açtı. Güller Savaşı'nı bitirerek tahta çıkan babası VII. Henry'nin ikinci erkek çocuğuydu. Çocukluk yıllarında abisi Arthur Tudor'un gölgesinde kalsa da kader onun önüne bambaşka bir yol açacaktı. Ağabeyi 1502'de ansızın hayatını kaybetti. Bu kayıpla genç Henry hanedanın tek veliahdı oldu. Babasının 1509 yılındaki vefatıyla birlikte, henüz 18 yaşında olan bu genç adam 22 Nisan 1509'da İngiltere tahtına oturdu. Tahta çıkışından sadece birkaç ay sonra, ağabeyinin dul eşi Aragonlu Catherine ile evlenerek iktidarını pekiştirdi. Bu evlilik, gelecekte tüm Avrupa siyasetini kökünden sarsacak dini ve siyasi olaylar zincirinin ilk halkası olacaktı.
Dini Devrim ve Bir Kilisenin Doğuşu
Kralın en büyük arzusu, Tudor hanedanının geleceğini garanti altına alacak bir erkek varise sahip olmaktı. Ancak Aragonlu Catherine ile olan evliliğinden doğan altı çocuktan sadece kızı Mary Tudor hayatta kalabilmişti. Erkek evlat sahibi olamama kaygısı, sarayda nedime olan Anne Boleyn'e duyduğu derin tutkuyla birleşti. Bu durum Henry'yi ilk eşinden boşanma arayışına sürükledi. Katolik dünyasının merkezi Roma ve kilise lideri Papa'nın bu boşanma talebine kesin bir şekilde onay vermemesi üzerine kral, hem dini hem de siyasi anlamda ipleri tamamen koparacak radikal bir adım attı. Yaklaşık altı yıl süren mücadelenin ardından İngiliz Reformu'nu gerçekleştirerek Roma Katolik Kilisesi ile olan bağları tamamen kopardı. Ülkesini tamamen İngilizleştirme kararı alan hükümdar, Anglikan Kilisesi'ni kurdu ve kendisini bu kilisenin başı ilan etti. Böylece ilk evliliğini de geçersiz saydı. Bu süreçte kendisine muhalefet eden ve yeni dini düzeni eleştiren ünlü yazar ve danışmanı Thomas More'u 1535'te gözünü kırmadan idam ettirdi.
Saray Entrikaları, Aşklar ve Kanlı İdamlar
Kralın aşk hayatı ve evlilikleri sarayı adeta bir savaş alanına çevirmişti. İlk eşinden boşandıktan sonra 1533'te evlendiği Anne Boleyn'den geleceğin büyük kraliçesi olacak I. Elizabeth doğdu. Ancak aradığı erkek varisi bu evlilikte de bulamayan Henry, çok geçmeden eşini zina, vatan hainliği ve ensest suçlamalarıyla Londra Kulesi'nde idam ettirdi. Bu kanlı olayın üzerinden henüz on gün geçmişken, 30 Mayıs 1536'da Jane Seymour ile hayatını birleştirdi. Jane, kralın yıllardır hasretini çektiği erkek varisi, yani Prens Edward'ı dünyaya getirdi. Ne var ki bu mutluluk kısa sürdü ve kraliçe doğumdan on iki gün sonra yaşamını yitirdi. Henry, 1540 yılında Clevesli Anne ile dördüncü evliliğini yaptıysa da bu evlilik yalnızca altı ay sürdü. Aynı yıl evlendiği genç eşi Catherine Howard da ihanet iddiaları nedeniyle yargılamadan idam edildi. Hükümdarın son evliliği ise 1543'te evlendiği ve ölümüne dek yanında kalan Catherine Parr ile oldu. Aynı zamanda kralın evlilik dışı ilişkileri de mevcuttu. Metresi Bessie Blount'tan doğan gayrimeşru oğlu Henry Fitzroy ile Mary Boleyn'den olan çocukları saray dedikodularının odak noktasıydı.
Kralın altı evliliği tarihte şu isimlerle gerçekleşmiştir:
- Aragonlu Catherine: Kralın ilk eşi olup kendisinden Mary Tudor sağ kalmıştır.
- Anne Boleyn: I. Elizabeth'in annesidir ve zina suçlamasıyla idam edilmiştir.
- Jane Seymour: Krala erkek varis VI. Edward'ı kazandıran ve doğum sonrasında vefat eden eşidir.
- Clevesli Anne: Altı ay evli kaldığı dördüncü eşidir.
- Catherine Howard: İhanet iddialarıyla idam sehpasına gönderilen beşinci kraliçedir.
- Catherine Parr: Kralın son eşidir ve hükümdarın ölümüne dek evli kalmıştır.
Dış Politika Çalkantıları ve Tudor Mirası
Askeri alanda da hareketli bir dönem yöneten kral, dış politikada sık sık taraf değiştiren pragmatik bir strateji izledi. Ayrıca hükümdarlığının ilk yıllarında, 1512'de Fransa'ya karşı İspanya'nın yanında yer alsa da bu savaştan istediği başarıyı elde edemedi. 1525'ten sonra Fransa ile ittifak kurmayı seçti. Ancak dengeler değiştiğinde, 1542 yılındaki yeni çatışmalarda tekrar İspanya saflarına geçti. Hayatının son yıllarını kendi kurduğu kilisenin inanç esaslarını belirlemekle geçiren kral, gitgide yıprandı. Takvimler 28 Ocak 1547'yi gösterdiğinde, 56 yaşındaki hükümdar Londra'daki Whitehall Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. İngiliz tarihçilerine göre, onun sert iktidarı boyunca yaklaşık 72 bin kişi idam edilmişti. Ölümünün ardından tahta oğlu VI. Edward çıktı. Ancak genç yaşta hayatını kaybetti. Yeni taht sahipleri olan kızları Mary Tudor ve sonrasında ülkeyi küresel bir güç haline getirecek olan I. Elizabeth, babalarının kanlı ve fırtınalı mirasını taşımaya devam etti.
