Türk sporunda elde ettiği başarılarla tanınan Vehbi Akdağ, 1 Ocak 1949 tarihinde Ormanbeyli'de dünyaya gözlerini açtı. Mindere ilk adımını henüz 16 yaşındayken Tokat'ta atan yetenekli sporcu, disiplinli çalışmasıyla kısa sürede sivrilerek 1968 yılında millî takıma seçilmeyi başardı. Ay-yıldızlı mayoyu toplamda 75 defa sırtında taşıyan efsane güreşçi, kariyerinin en büyük zaferini 1972 Münih Yaz Olimpiyatları'nda tüy sıklette kazandığı gümüş madalyayla elde etti. Türk güreşinin efsanevi isimleri arasına giren Akdağ, ömrünün son yıllarında gırtlak kanseriyle mücadele ettikten sonra 23 Haziran 2020'de Tokat'ta hayatını kaybetti.
Olimpiyat Arenasında Bir Yıldız: Mexico City ve Münih
Genç yaşta millî takıma yükselen Vehbi Akdağ, uluslararası arenadaki ilk büyük sınavını 1968 Mexico City Olimpiyat Oyunları'nda verdi. Serbest stil tüy sıklette mücadele eden genç sporcu, bu turnuvada oldukça şanssız bir süreç yaşadı. Doğu Almanya adına yarışan Hans-Jürgen Luczak ile Çekoslovakya'dan Josef Engel'i mağlup etmeyi başardı. Ayrıca Sovyet güreşçi Elkan Tedeyev ve Yunan atlet Nikolaos Karipidis ile berabere kaldı. Milli güreşçi Vehbi Akdağ, minderde hiç mağlubiyet almamasına rağmen ceza puanı sisteminin kurbanı oldu. Altıdan fazla ceza puanına ulaştığı için madalya şansını yitirerek organizasyona veda etti. Bu sonuç onu yıldırmadı. Asıl büyük başarısını ise dört yıl sonra Almanya'da gösterdi. Münih 1972 Yaz Olimpiyatları'nda adeta fırtına gibi esen milli sporcu, final yolunda şu başarılara imza attı:
- Portekizli rakibi Orlando Gonçalves ve Hintli Satpal Singh karşısında tuşla galibiyet elde etti.
- Finli Jorma Liimatainen, Kanadalı Pat Bolger, Rumen Petre Coman ve Japon Kiyoshi Abe engellerini hakem kararlarıyla aştı.
- Final aşamasında Bulgar rakibi Ivan Krastev karşısında hakem kararıyla kazanarak gümüş madalyaya uzandı.
Altın madalya mücadelesinde ise Sovyetler Birliği'nden Zagalav Abdulbekov ile yaptığı karşılaşmayı kaybetti. Bu büyük başarı, onun spor tarihindeki en parlak gurur kaynağı haline geldi.
Avrupa ve Dünya Kürsülerindeki Mücadeleleri
Vehbi Akdağ'ın başarıları sadece olimpiyat oyunlarıyla sınırlı kalmadı. Başarılı milli güreşçi, kariyeri boyunca birçok uluslararası turnuvada ülkesini gururla temsil etti. Berlin'de 1970 yılında düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda hafif sıklette ter döken Akdağ, Sovyet rakibi Nodar Khokhashvili karşısında çıktığı mücadelelerde üç galibiyet ve bir yenilgi alarak turnuvayı dördüncü sırada tamamladı. Aynı sene Edmonton'da yapılan Dünya Şampiyonası'nda ise şanssız bir turnuva geçirdi ve üçüncü turda elenerek dokuzunculukla yetinmek zorunda kaldı. Mücadelesini sürdürmekten asla vazgeçmedi. Münih Olimpiyatları'ndaki gümüş madalyanın ardından tüy sıkletteki iddiasını sürdüren sporcu, 1973 Lozan Avrupa Şampiyonası ile 1974 İstanbul Dünya Şampiyonası'nda kürsünün üçüncü basamağına çıkarak bronz madalyaları boynuna taktı. Aktif spor yaşantısının son demlerinde, 1978 yılında Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da gerçekleştirilen şampiyonada elde ettiği dördüncülükle kariyerini noktaladı.
Son Yılları ve Vefatı
Türk bayrağını uluslararası arenalarda dalgalandıran milli güreşçi, yaşamının son dönemlerinde ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Kendisine gösterilen ilgisizlikten sık sık dert yanan efsane sporcu, yetkililerden ve spor camiasından yardım talep etmişti. Bu yalnızlık hissinin yanında sağlık problemleri de baş gösterdi. Gırtlak kanserine yakalanan ve bu hastalığı iki kez tecrübe eden Akdağ için hastanede yoğun bir tedavi süreci başlatıldı. Tüm tedavi çabalarına rağmen amansız hastalığı yenemeyen Vehbi Akdağ, 23 Haziran 2020 tarihinde sabaha karşı saat 05.00 sularında Gazi Osman Paşa Araştırma hastanesinde hayata gözlerini yumarak tüm spor camiasını derin bir yasa boğdu. Geride bıraktığı unutulmaz madalyalar ve şampiyonluklarla Türk spor tarihinde silinmez bir iz bıraktı. O, Türk güreşinin efsanesiydi.