İçeriğe Atla
Ümmü Gülsüm fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Ümmü Gülsüm Kimdir?

Ümmü Gülsüm, 1904 Mısır doğulmu efsanevi şarkıcıdır. Yedi oktavlık büyüleyici sesi ve canlı radyo konserleriyle tüm Ortadoğu'da müzik tarihine geçmiştir.

Diğer adlar: Ümmü Gülsüm İbrahim Elbeltaci

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Ümmü Gülsüm Hakkında

Mısır'ın Dakhaliye eyaletine bağlı Tamay Zahayra köyünde 4 Mayıs 1904 tarihinde dünyaya gelen Ümmü Gülsüm İbrahim Elbeltaci, eşsiz ses yeteneği ve sinema yapımlarıyla tüm Doğu coğrafyasını etkilemiş efsanevi bir ses sanatçısıdır. İmam babasının küçük yaşta yeteneğini keşetmesi sayesinde köy köy gezerek ilahiler okuyan Boğa burcu yıldız, Kahire'ye gidip aldığı şiir ve dil eğitimleriyle sanatını zirveye taşımayı başarmıştır. Kendine has güçlü yorumuyla Ortadoğu'da geniş halk kitlelerini peşinden sürükleyen ünlü sanatçı, radyo dinletileriyle yoksul kesimlerin de kalbine dokunmuştur. Yaşamı boyunca ülkesinin ve Arap kültürünün en önemli kültür elçilerinden biri olmayı sürdürerek 3 Şubat 1975 günü 71 yaşında hayata veda etmiştir.

Köyden Kahire Sahnelerine Uzanan İlk Adımlar

Ümmü Gülsüm, henüz beş yaşındayken babası İbrahim Elbeltaci tarafından sesinin güzelliği fark edildiğinde müzikal yolculuğuna ilk adımı atmıştı. Küçük yaşta Kur'an-ı Kerîm okumayı öğrenen üstün yetenek, kısa sürede kutsal kitabın tamamını ezberleyerek hafız oldu. On iki yaşına geldiğinde babası, o dönemde küçük kız çocuklarının şarkı söylemesi günah kabul edildiği için ona erkek kıyafetleri giydirirdi. Genç kız, Ramazan gecelerinde yakın köylerde ve komşu evlerde erkek elbiseleriyle ilahiler ile kasideler seslendirerek geniş bir dinleyici kitlesine hitap etmeye başladı. Kız çocuklarının sahneye çıkmasının kısıtlandığı bu yıllarda babasının desteğiyle sesini duyuran sanatçı, müziğin evrensel gücünü o dönemden hissettirmişti.

Babasının 1923 yılında onu Kahire'ye götürmesi, hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Başkentte kısa sürede yeteneğini ispatlayan genç kız, dönemin önde gelen aydınları ve sanatçılarıyla bir araya gelme fırsatı buldu. Ünlü şair Ahmad Rami ve besteci Muhammed Abdülvahab gibi kıymetli isimlerle tanışarak Kahire sanat çevrelerine hızla kabul edildi. Halkın konuştuğu sokak Arapçası ile klasik musikide icra edilen Fasih Arapça arasındaki farkı kapatmak adına Ahmad Rami'den kapsamlı şiir ve edebiyat dersleri aldı. Bu eğitimlerin meyvesi olarak sanatçı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde kendisi için özel olarak kaleme alınan yaklaşık yüz otuz yedi adet eseri seslendirerek unutulmaz bir başarı yakaladı.

Arap Dünyasını Büyüleyen Altın Çağ

Müziğinde 1926 yılında itibaren köklü bir tarz değişikliğine giderek romantik aşk şarkıları söylemeye başlayan yorumcu, 1928 yılında Kahire'nin en başarılı ses sanatçıları listesinde ilk sıraya yerleşti. Mısır Kralı Faruk döneminde saray çevresinin büyük ilgisini çeken sanatçı, kralın doğum gününde sahne alacak kadar özel bir konuma ulaştı. 1934 yılında kurulan Mısır Radyosu'nun yayın akışında şarkılarına geniş yer ayırması, efsanevi ismin ününün tüm Ortadoğu sınırlarını aşarak yayılmasını sağladı. Kitlelere ulaşma becerisi bununla da kalmadı. Sanatçı, sinemanın birleştirici gücünü keşederek 1935 yılında film dünyasına adım attı.

Halkla doğrudan bağ kurabilmek amacıyla sinemayı ustalıkla kullanan efsane, Ortadoğu ve Türkiye'de gösterime giren altı önemli sinema filminde başrol oynayarak oyunculuk yeteneğini kanıtladı. Beyaz perdede fırtınalar estiren bu filmler şunlardır:

  • Nashid al-Amal
  • Wedad
  • Dananir
  • Fatmah
  • Aydah
  • Salamah

Radyo aracılığıyla konser salonlarına gidemeyen en yoksul ailelerin evlerine kadar konuk olan sanatçı, 1937 yılından itibaren her ayın ilk cuma gecesi (perşembe akşamı) canlı radyo konserleri düzenlemeye başladı. Saatlerce süren bu muazzam dinletiler, Fas'tan Türkiye'ye uzanan muazzam bir coğrafyada milyonlarca insanı radyo başına kilitledi. 1952 yılındaki devrimle krallık rejiminin yıkılması üzerine radyo programları kısa süreliğine engellense de, Mısır milliyetçilerinin lideri Cemal Abdülnasır'ın bizzat müdahalesiyle bu büyük hata düzeltildi. Kendisi de koyu bir Ümmü Gülsüm hayranı olan liderin talimatıyla yasaklar hemen kaldırıldı.

Sınırları aşan sesiyle dünya çapında yankı uyandıran diva, Arap dünyasının dışındaki tek büyük konserini 1967 yılında Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Olympia Konser Salonu'nda verdi. Batı dünyasında hayranlık uyandıran bu görkemli performansın ardından, aynı prestijli sahnede Ortadoğu sazlarıyla yıllar sonra konser veren tek Türk sanatçı ise Bülent Ersoy oldu.

Eşsiz Sesin Fiziği ve Özel Yaşamındaki Hüzün

Ümmü Gülsüm'ün müzik tarihindeki asıl yeri, sahip olduğu sıra dışı ses genişliği ve soluk kapasitesinden ileri gelmektedir. Mezzosoprano ile kontralto arasında konumlanan tınısı, kadın ve erkek sesinin sınırlarını belirsizleştiren karakteristik özellikler barındırıyordu. Yedi ila sekiz oktavlık akılalmaz bir genişliğe erişebilen ses telleri, her saniyede yaklaşık 14.000 titreşim üretebiliyordu. Ancak gençlik yıllarında bu titreşim gücünün hangi boyutlarda olduğu teknik imkansızlıklar nedeniyle ölçülememiştir. Şarkıcının efsanevi soluk kontrolü, konserlerinde tek bir notayı durmaksızın tam bir buçuk dakika boyunca kesintisiz basabilmesiyle kendisini kanıtlamıştı. Sıra dışı özelliklerinden biri de salonlarda sigara dumanının yoğun olduğu o yıllarda dahi ses kalitesinin zamanın yıpratıcı etkilerine direnmesiydi.

Özel yaşamında ise büyük sanatsal başarılarının gölgesinde derin duygusal sarsıntılar yaşadı. Mısır Kralı'nın amcalarından Şerif Sabri Paşa, 1946 yılında sanatçıyla evlenmek istedi. Ancak soylu aile, ne kadar ünlü olursa olsun bir Nil köylüsü kızını kendilerine denk görmeyerek evliliğe kesin bir dille karşı çıktı. Yaşadığı bu ağır aşk kırıklığının ardından ruhsal bir çöküşe sürüklenen sanatçı, kısa süre sonra udi ve bestekar Mahmut Şerif ile evlendi. Sadece birkaç gün süren bu evlilik de hüsranla sonuçlandı. Hayatının ilerleyen yıllarında, 1954'te şair dostu Ahmad Rami vasıtasıyla tanıştığı Dr. Hasan el Hifnavi ile nikah masasına oturdu. Evlilikleri ömrünün sonuna dek sürse de sanatçının bu birliktelikten hiç çocuğu olmamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ümmü Gülsüm kimdir?

Ümmü Gülsüm, 1904 Mısır doğulmu efsanevi şarkıcıdır. Yedi oktavlık büyüleyici sesi ve canlı radyo konserleriyle tüm Ortadoğu'da müzik tarihine geçmiştir.

Ümmü Gülsüm ne zaman doğdu?

Ümmü Gülsüm, 4 Mayıs 1904 tarihinde doğdu.

Ümmü Gülsüm nerede doğdu?

Ümmü Gülsüm Tamay Zahayra, Dakhaliye Eyaleti, Mısır doğumludur.

Ümmü Gülsüm ne zaman vefat etti?

Ümmü Gülsüm 3 Şubat 1975 tarihinde hayatını kaybetti.

Ümmü Gülsüm hangi alanda tanınır?

Ümmü Gülsüm, Şarkıcı olarak tanınır.