Türk basın tarihine adını altın harflerle yazdıran usta gazeteci ve televizyon habercisi Ulvi Yanardağ, 1939 yılında dünyaya geldiği İstanbul'da, yarım asırlık mesleki serüvenin ardından 15 Mayıs 2019 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Kendisini adliye koridorlarından televizyon stüdyolarına uzanan geniş bir yelpazede kanıtlayan deneyimli isim, Türk medyasında iz bırakan özel haberleri ve kazandığı saygın ödüllerle tanınıyordu. Gazeteciliğe adanmış bir ömürdü bu.
Basın Dünyasına İlk Adımlar ve Adliye Koridorları
Mesleğe adımını 1961 yılında Yeni Sabah gazetesinde atan Yanardağ, kısa sürede yeteneğiyle öne çıkmayı başardı. Özellikle polis telsizlerinin yankılandığı olay yerlerinde ve adliye koridorlarında koşturarak yaptığı dinamik haberlerle adını duyurdu. Yazılı basındaki bu üstün dinamizmi, onu farklı yayın organlarında önemli görevlere taşıdı. Mesleki kariyeri boyunca şu yayın kuruluşlarında görev yaptı:
- Son Havadis
- Hürriyet Haber Ajansı ve Hürriyet
- Bulvar ve Güneş
Sektörün önemli duraklarında sorumluluk üstlenen tecrübeli gazeteci, haber peşinde koşmaktan asla vazgeçmedi.
Televizyon Haberciliği ve Mesleki Başarılar
Sektörün dönüşüm geçirdiği dönemde televizyon dünyasına da adım atan Ulvi Yanardağ, habercilik reflekslerini ekranlara taşıdı. Bu alanda da rüştünü ispatladı. Kanal D ve Show TV gibi dönemin lider televizyon kanallarında görev alarak başarılı işlere imza attı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından düzenlenen geleneksel yarışmalarda tam dört kez ödüle layık görüldü. 1980 ve 1985 yıllarında haber dalında, 1984 yılında ise hazırladığı seri röportajla birincilik kürsüsüne çıktı. 1995 senesinde Emlakbank bünyesinde patlak veren meşhur Civangate Skandalı üzerine yürüttüğü titiz araştırma, ona ve meslektaşlarına Yılın TV Haber Ödülü'nü kazandırdı.
Yarım Asırlık Miras ve Son Yılları
Mesleki tecrübesini genç kuşaklara aktarmayı sürdürdü. TGC'nin yayın organı Bizim Gazete'de yöneticilik yaparak basın dünyasına yön vermeye devam etti. Usta gazeteci, 2012 yılında layık görüldüğü prestijli Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü töreninde yaptığı duygusal konuşmayla hafızalara kazındı. Ailesinin mesleğe adadığı 117 yılı özetlerken babasının 42, eşinin 25 ve kendisinin 50 yıllık emeğini gururla paylaştı. Oğlunun bu yolu seçmemesiyle bu köklü geleneğin sona erdiğini dile getiren duayen isim, 23 Ocak 2013 tarihinde Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde boğazındaki tümörün alınmasıyla sonuçlanan zorlu bir sağlık süreci atlattı. Onun için haber her şeyden önce gelirdi. Arkasında zengin bir mesleki miras bırakan Yanardağ, Türk basınının unutulmaz simaları arasında yer alıyor.