Amerika Birleşik Devletleri'nin temellerini atan ve ülkenin üçüncü başkanı olarak görev yapan Thomas Jefferson, 13 Nisan 1743'te Virginia eyaletinin Shadwell bölgesinde dünyaya gelmiştir. Genç yaşlardan itibaren aldığı nitelikli eğitimle hukuk, felsefe ve devlet yönetimi konularında kendini yetiştiren bu büyük devlet adamı, hazırladığı bağımsızlık bildirisiyle Amerikan ulusunun İngiliz sömürgeciliğine karşı başkaldırısını ve özgürlük arayışını yasal bir zemine taşımıştır.
Gençlik Yılları, Eğitim ve İlk Mücadeleler
Jane Randolph ve Peter Jefferson çiftinin on evladından üçüncüsü olan Thomas, henüz dokuz yaşındayken Latince, antik Yunanca ve Fransızca dillerini öğrenmeye başladı. 1757 yılında babasını kaybettiğinde on dört yaşında olan genç Jefferson, kendisine miras kalan geniş araziler ve kölelerle büyük bir sorumluluğun altına girdi. Akademik merakını hiçbir zaman kaybetmedi. Klasik eğitimin yanında tarih ve bilim dersleri de aldı. 1762'de William and Mary College bünyesindeki hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra beş sene boyunca bir avukatın yanında mesleğin inceliklerini öğrendi. 1767 yılında Virginia Barosu tarafından kabul edilerek avukatlık yetkisi kazandı ve bu sömürge bölgesinde hem avukatlık hem de hakimlik yaptı.
O dönemde toplumsal reformlara öncülük etmek isteyen Jefferson, halkın refahını artıracak önemli adımlar için mücadele verdi. Bu dönemde savunduğu başlıca konular şunlardır:
- İnanç hürriyetinin yasal olarak tanınması
- Kölelik sisteminin tamamen ortadan kaldırılması
- Miras paylarının çocuklar arasında eşit dağıtılması
- Devlet eliyle yönetilen parasız okulların açılması
- Ceza yasalarının insani ölçülerle yumuşatılması
Bu ilk dönem çalışmaları, onun ilerleyen yıllarda sergileyeceği demokratik yönetim anlayışının da habercisi olmuştur.
Özgürlük Bildirisi ve Diplomatik Görevler
Amerikan kolonilerinin bağımsızlık arayışı hız kazanırken, Jefferson 1775 senesinde Kongre üyesi olarak seçildi. Aynı dönemde Amerika'nın Büyük Britanya ile olan tüm bağlarını kopardığını dünyaya duyuran tarihi Bağımsızlık Beyannamesi taslağını hazırladı. 4 Temmuz 1776'da ilan edilen ve tüm insanların eşit haklarla yaratıldığını savunan bu bildiri üzerinde Benjamin Franklin ve John Adams ile birlikte çalıştı. Kendine özgü mimari yeteneklerini de sergileyerek 1768 yılında neoklasik tarzdaki ünlü malikanesi Monticello'nun inşasına başladı. Siyasi kariyerinde hızla yükselerek 1779 ile 1781 yılları arasında Virginia Valisi olarak görev üstlendi. 1784 yılında ticari antlaşmalar yapmak amacıyla Avrupa kıtasına geçen devlet adamı, 1784-1789 yılları arasında Fransa Büyükelçisi sıfatıyla Paris'te bulundu. Ülkesine döndüğünde ise ilk başkan George Washington tarafından Dışişleri Bakanı olarak atandı ve bu görevi 1793 yılına kadar yürüterek bir süreliğine siyasetten çekildi.
Başkanlık Dönemi ve Louisiana Alımı
Siyasi arenaya güçlü bir dönüş yapan Thomas Jefferson, 1801 yılında yapılan seçimleri kazanarak Amerika Birleşik Devletleri'nin üçüncü başkanı oldu. Dört yıl sonra, 1804 yılındaki seçimlerde de halkın büyük desteğini alarak ikinci kez bu koltuğa seçilmeyi başardı. Görevi süresince ülkesinde demokratik yönetim ilkelerinin kök salmasını sağlarken, ekonomik kalkınmaya da büyük katkılar sundu. Ekonomik alanda büyük adımlar atıldı. Demokratik yönetim zihniyeti hızla yerleşti. En önemli başarılarından biri, Fransızların Amerika kıtasındaki varlığını sonlandırmak ve Mississippi nehrinin tam denetimini ele geçirmek amacıyla 1803'te Louisiana bölgesini Fransa'dan satın alması oldu. Ayrıca 1806 yılında esir ticaretini sonlandırmayı amaçlayan kanun teklifini Kongre'ye sunarak insan hakları mücadelesine devlet düzeyinde devam etti.
Son Yıllar ve Rushmore Dağı'ndaki Mirası
Başkanlık koltuğunu 1809 yılında devreden Jefferson, yaşamının kalan kısmını çok sevdiği Monticello çiftliğinde okuyup yazarak geçirdi. Entelektüel ilgi alanı oldukça çeşitliydi. Bu dönemde üniversiteyi kurdu. Farklı alanlara duyduğu yoğun ilgi sayesinde, entelektüel birikimini aktaracağı Virginia Üniversitesi'ni kurarak eğitim dünyasına kalıcı bir eser bıraktı. Yaşamı boyunca sergilediği deha nedeniyle tarihin en zeki Amerikan başkanları arasında anılan bu büyük isim, 1772 yılında Martha Wayles ile evlenmiş ve Martha, Mary, Lucy Elizabeth, Peter ile Jane isimlerinde çocukları olmuştur. Hayatının son günlerini geçirdiği çiftliğinde, 4 Temmuz 1826 tarihinde, tam da bağımsızlık bildirisinin ellinci yıldönümünde 83 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Günümüzde onun anısı, Güney Dakota'daki Black Hills bölgesinde bulunan Rushmore Dağı Anıtı üzerine heykeltıraş John Gutzon Borglum ve oğlu tarafından işlenen devasa portresiyle yaşatılmaktadır.
(cropped).jpg?width=640)