İstanbul'un Kadıköy ilçesinde 1918 yılında dünyaya gelen ses sanatçısı Suzan Güven, Klasik Türk müziği alanındaki çalışmalarıyla musiki tarihimizde kalıcı izler bırakmıştır. Yeldeğirmeni semtinde Ermeni bir ailenin çocuğu olarak doğan Güven, aldığı eğitimler ve sergilediği sahne performanslarıyla dönemin en önemli sanatkarları arasına adını yazdırmıştır.
Yeldeğirmeni'nden Sahnelerin Işıltısına
İlk durağı Kadıköy'deki cemiyet olur. Genç kız, buradaki Şark Musiki Cemiyeti bünyesinde ilk ciddi eğitimini almaya başlamıştır. Henüz 16 yaşındayken, Suadiye Plajı'nda sahne alan Safiye Ayla'nın programa gecikmesi onun için büyük bir fırsat doğurur. Hazırlıksz olmasına rağmen sahneye çıkar. Buradaki sahne performansı oldukça beğenilir. Bunun üzerine Safiye Ayla'nın desteğini alarak Belvü Gazinosu bünyesinde profesyonel çalışmalarına adım atar. Ünlü bestekâr Selahattin Pınar'ın yönlendirmesiyle Dolmabahçe Sarayı'nda özel bir konser veren genç sanatçı, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de büyük beğenisini ve takdirini kazanmayı başarmıştır.
Zeki Müren ile Kesişen Yollar ve Sinema Yılları
Müzik dünyasının efsanevi ismi Zeki Müren'in bestelediği bir eseri radyoda ilk kez seslendiren Güven, aynı zamanda onun radyo sınavına girmesini sağlayarak sanat hayatına başlamasına vesile olmuştur. Radyo yayınları, doldurduğu plaklar ve sahne çalışmaları sayesinde müzik kariyerini günden güne daha da ileriye taşımıştır. 1950'li yıllarda sinema sektörüne de adım atan Güven, dönemin sevilen filmlerinde şarkılarını seslendirmiştir. İzleyicilerin beğenisine sunulan bu yapımlar arasında "Ne Sihirdir, Ne Keramet" ile "Abbas Yolcu" adlı filmler yer almaktadır.
Ankara Radyosu Dönemi ve Vefatı
Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde rotasını Ankara'ya çeviren sanatçı, 1968-1969 yılları arasında Ankara Radyosu bünyesinde mikrofon başına geçerek çalışmalarını sürdürmüştür. 1974 senesinde ise emekliye ayrılır. Klasik Türk müziğine büyük emekler veren sanatçı, 11 Temmuz 2001 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat etmiştir.