Türk sanat dünyasının hem ses hem de beyaz perde arkındaki en güçlü temsilcilerinden biri olan Suzan Yakar Rutkay, 1 Ocak 1911 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Cihangir semtinde doğan sanatçı, Erzurum kökenli bir aileye mensuptu. Annesi Gülbahar Hanım ve babası Tevfik Bey'in kızı olan Suzan Yakar, küçük yaşlardan itibaren içindeki müzik sevgisini büyüterek Türk sanat müziğinin ve sinemasının unutulmaz isimleri arasına girmeyi başardı.
Müziğe Adanan İlk Gençlik Yılları ve Sahne Hayatı
İlkokulu tamamladıktan sonra eğitim hayatına devam etmeyen genç Suzan, müzikal yeteneğini geliştirmek amacıyla önemli ustalardan dersler almaya yöneldi. Henüz küçük yaşlardayken Zeki Duygulu, Sadettin Kaynak ve Bimen Şen gibi dönemin musikide ekol olan hocalarından eğitim aldı. Bu değerli musiki eğitimi, genç kadının sanat yolculuğunda sağlam adımlarla ilerlemesini oldukça kolaylaştırdı. Aldığı eğitimlerin ardından profesyonel sahne adımlarını atan genç yetenek, takvimler 1933 yılını gösterdiğinde İzmir'deki Türk Ocağı Salonu'nda izleyici karşısına çıktı. Ege'nin bu köklü sahnesinde seslendirdiği halk türküleriyle dinleyicilerin beğenisini kazandı. Bu ilk başarının ardından, 1936 senesinde İstanbul'a dönerek Çankırı Gazinosu'nda sahne almaya başladı.
Sanatçının müzikal gelişiminde büyük rol oynayan ve ders aldığı Türk musikisi hocaları şunlardır:
- Zeki Duygulu
- Sadettin Kaynak
- Bimen Şen
Sinema Oyunculuğu ve Yapımcılık Kariyeri
Sanatçının hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri 1945 yılında gerçekleşti. Evlilik hayatına adım atmasıyla birlikte sahne performanslarına veda eden Yakar, aynı yıl rotasını sinemaya çevirdi. Oyunculuğa duyduğu ilgi, onu Türk sinemasının ilk yapımcı kadınlarından biri olma yoluna sevk etti. Evliliğinin hemen ertesi yılında, 1946'da eşi Fuat Rutkay ile birlikte Bakırköy merkezli Halk Film Şirketi'ni kurarak sinema dünyasına yapımcı olarak adım attı. Bu girişimin ardından 'Harman Sonu' isimli sinema filminde başrol oynayarak oyunculuk kariyerini resmen başlattı. Hem yapımcı hem de başrol oyuncusu olarak sinema dünyasında adından söz ettirmeyi başardı.
Zorluklar, Evlilikler ve Son Yılları
Eşinin vefat etmesinin ardından sinemadan kopmayan sanatçı, 1960'lı yılların başlarında kendi adını taşıyan Yakar Film Şirketi'ni faaliyete geçirdi. Bu dönemde hem yapımcılığa hem de oyunculuğa odaklanarak sektörde tek başına var olmayı sürdürdü. Takvimler 1961 yılını gösterdiğinde, rol aldığı 'Fakir Şarkıcı' adlı filmin setinde ünlü sanatçı Adnan Şenses ile tanıştı. Bu tanışma kısa sürede evliliğe dönüştü. İkilinin evliliği 1963 senesinde sona erdi. Sahneleri bırakmış olmasına rağmen, sanatçının musiki tutkusu radyo programları ve plak çalışmalarıyla uzun süre devam etti. Ancak ilerleyen yıllarda müzik çalışmaları yerini tamamen oyunculuk ve film yapımcılığına bıraktı. Ünlü tiyatrocu ve oyuncu Rutkay Aziz'in de yengesi olan değerli sanatçı, 14 Haziran 1992 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Feriköy Mezarlığı'na defnedildi.
