Sadettin Kaynak, Türk sanat müziğinin en üretken ve etkili bestekarlarından biri olarak 15 Nisan 1895 tarihinde İstanbul'un Taşkasap semtinde dünyaya gözlerini açtı. Aslen Rize'nin Derepazarı ilçesinden olan Ali Alâaddin Efendi ile Havva Hanım'ın oğlu olan sanatçı, çocukluk yıllarında babasını yitirmesine rağmen musiki ve dini eğitimini kararlılıkla sürdürdü. Aynı zamanda kadife sesiyle henüz on yaşındayken hafız olan Kaynak, din dışı Türk müziğinde de çığır açan eserler üretti. Yaşamı boyunca geleneksel ezgileri modern dönemle buluşturan usta sanatkâr, 3 Şubat 1961 günü İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde geçirdiği rahatsızlık neticesinde hayata gözlerini yumdu. Eşsiz besteci, bugün Merkezefendi Mezarlığı'nda ebedi uykusunu uyumaktadır.
Çocukluk Yılları ve Aldığı Musiki Eğitimi
Babası Ali Alâaddin Efendi'yi henüz on yaşındayken kaybetmesi, onun hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri oldu. Lakin bu büyük kayıp kararlılığını zayıflatmadı. Üstelik aynı yaşlarda sesinin güzelliğiyle dikkat çekerek hafızlık makamına erişti. Küçük yaşlardan itibaren İstanbul'un seçkin musikişinaslarından dersler almaya başladı. Eğitim hayatı boyunca klasik Türk müziğinin inceliklerini ve dini musikinin derinliklerini dönemin en önemli üstatlarından öğrendi. Kendisine rehberlik eden ve yetişmesinde büyük payı olan hocaları şunlardır:
- Hafız Melek Efendi
- Kasımpaşa Küçükpiyale Cami İmamı Hafız Cemal Efendi
- Ünlü ney ustası Neyzen Emin Dede
- Değerli müzik adamı Muallim Kâzım Uz
Bu güçlü isimlerden aldığı dersler sayesinde teorik ve pratik bilgisini pekiştiren Sadettin Kaynak, dini musiki ile din dışı müziği bir arada başarıyla icra edebilen nadir sanatçılardan biri haline geldi.
Sanat Hayatı, İlk Bestesi ve Film Müzikleri
Sadettin Kaynak, bestekarlık kariyerindeki ilk ciddi adımını 1926 yılında attı. Sanatçının kaleme aldığı hüzzam makamındaki Hicran-ı Elem isimli şarkı, onun ilk bestesi olarak kayıtlara geçti. Bu dönemden itibaren yaratıcılığını son derece üretken bir şekilde kullanan besteci, Türk musikisinde adeta bir devrim yarattı. Cumhuriyet döneminde Türkçe ezan uygulaması başladığında, bu ezanı seslendiren isimlerden biri olarak da tarihe geçti.
Ayrıca, 1940 ile 1950 yılları arasında Türk sinemasına damgasını vuran sanatçı, seksenin üzerinde yapım için özel film müzikleri hazırladı. Sinema perdesine taşıdığı bu melodiler, geniş kitlelerin klasik Türk müziğine olan sevgisini artırdı. Toplamda 42 farklı makamda eserler veren usta besteci, geride yaklaşık 330 adet birbirinden değerli özgün çalışma bıraktı.
Vefakar Bir Yaşam ve Son Dönem
Usta bestekar sadece müzikal dehasıyla değil, sergilediği yüksek ahlaki değerler ve yardımsever kişiliğiyle de çevresinde derin izler bıraktı. İstanbul'un Sıraselviler semtinde yer alan apartman dairesini, o dönem uygulanan Varlık Vergisi nedeniyle iktisadi açıdan zor duruma düşen bir yurttaştan satın almıştı. Sadettin Kaynak, sergilediği büyük insani hassasiyetle, vefat edene kadar bu dairenin eski sahibinden tek bir kuruş bile kira talep etmedi ve onun orada huzurla yaşamasını sağladı. Bu vasiyet niteliğindeki davranış, onun sanatçı kimliğinin ardındaki insani derinliği gözler önüne sermektedir.
Takvimler 1955 yılını gösterdiğinde ciddi bir felç geçiren büyük müzisyen, ömrünün son yıllarını bu hastalığın gölgesinde geçirdi. 3 Şubat 1961'de yaşama veda eden Sadettin Kaynak, hem dini hem de din dışı musikideki eşsiz mirasıyla Türk kültür tarihinin en parlak şahsiyetleri arasında yer almaktadır.
