Türk sanat müziğinin en üretken simalarından Arif Sami Toker, 14 Nisan 1926'da Gelibolu'da dünyaya gözlerini açtı. Ortaokul son sınıfta müzik öğretmeninin dikkatini çeken güçlü sesiyle sanat yolculuğuna ilk adımı atan Toker, Türk musikisine kazandırdığı yüzlerce unutulmaz eserle adını tarihe yazdırdı. Genç yaşta başladığı bu serüveni ömrünün son anına kadar büyük bir tutkuyla sürdürdü.
Eğitim ve Musiki Yolculuğu
Müziğe olan yeteneği okul sıralarında keşfedilen Toker, ilk başta yaşının küçüklüğü nedeniyle konservatuvara kabul edilmedi. Usta sanatçı Ticaret Lisesi mezunudur. 18 yaşına gelene dek Batı müziği türleriyle ilgilendi. Ancak 1944 yılında hafız ve tanburi Kemal Batanay'dan dersler almaya başlamasıyla hayatının akışı tamamen değişti. Bu dönemin hemen ardından girdiği Üsküdar Musiki Cemiyeti bünyesinde Emin Ongan ile usul ve repertuvar çalıştı. Konservatuvarın Türk Musikisi İcra Heyeti'ne de aynı sene kabul edilerek Hüseyin Sadettin Arel'den kuram dersleri aldı. Çok sayıda büyük ustayla çalıştı. Lemi Atlı'nın son talebesi olduğunu belirten sanatçı, ayrıca Sadettin Kaynak ve Suphi Ezgi gibi dehalardan da ders aldı.
Arif Sami Toker'in müzikal gelişimine yön veren ve eğitim aldığı önemli hocalar şunlardır:
- Kemal Batanay (Hafız ve tanburi dersleri)
- Emin Ongan (Usul ve repertuvar çalışmaları)
- Hüseyin Sadettin Arel (Müzik kuramı dersleri)
- Lemi Atlı (Sanatçının kendisini son öğrencisi olarak tanımladığı usta)
- Sadettin Kaynak ve Suphi Ezgi
Radyo Yılları ve Sahne Duruşu
İlk kez 1945 yılında Tepebaşı Gazinosu'nda sahneye çıktı. Ardından 1950 senesinde girdiği sınavı kazanarak İstanbul Radyosu kadrosuna solist ve korist olarak dahil oldu. Askerliğini yaptığı sırada radyoda görev alabilmek amacıyla mikrofonda geçici olarak Arif Coşkunay takma ismini tercih etti. Gazino kültürünün klasik Türk müziğine ve sanatsal değerlere zarar verdiğine inanan usta isim, radyoya girdikten sonra sahne çalışmalarını yalnızca turnelerle sınırladı. Sanatını halka ulaştırmak amacıyla Anadolu'yu karış karış gezerek tam 30 büyük turne gerçekleştirdi. Radyo yayıncılığına da emek veren Toker, Ankara ve İstanbul radyolarında müzik yayın şefliği görevlerini başarıyla üstlendi.
Yüzlerce Eser ve Zorlu Son Yıllar
Henüz 15 yaşındayken kaleme aldığı "Aşk Yolunda Avareyken" şarkısıyla beste yapmaya başlayan Arif Sami Toker, 71 yıllık ömrüne yüzlerce melodi sığdırdı. Yarım asrı aşan müzik kariyerinde, çoğunun sözleri de kendisine ait olan yaklaşık 500 beste üretti. Gecenin sessizliğinde çalışmayı alışkanlık haline getiren usta müzisyen, bazen tek bir gecede iki farklı eseri birden tamamlıyordu. Dönemin önemli müzikologlarından Yılmaz Öztuna ise sanatçının saz semaileri, peşrevler ve oyun havaları dahil olmak üzere toplamda 1300 esere imza attığını kaydeder. Meliha Hanım ile 1946'da evlendi. Ancak çiftin hiç çocukları olmadı. Hayatının son dönemlerinde felç geçirerek ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve yoksulluk çeken büyük sanatçı, 27 Nisan 1997 tarihinde İstanbul'daki Balıklı Rum Hastanesi'nde vefat etti. Usta sanatçı Kozlu Mezarlığı'nda toprağa verildi.