Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar birçok cephede üstün başarılar gösteren Selahattin Adil, 19 Ocak 1882'de İstanbul Fatih'te dünyaya gözlerini açan, Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Mücadelesi'nin seyrini değiştiren kahraman bir Türk askeri ve siyasetçisidir. Tersane Komutanı Amiral Adil Paşa ile Sadberk Hanım'ın oğlu olan bu vatansever komutan, askeri dehasıyla vatan topraklarının müdafaasında çok kritik vazifeler üstlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki kahramanlıklarıyla tanınan komutan, Cumhuriyet döneminde parlamentoya girerek Ankara milletvekilliği görevini de üstlenmiştir.
Harbiye'den mezuniyetinin ardından 1902 yılında kurmay yüzbaşılık rütbesine erişti. İlk görev yeri olan Şam'daki Beşinci Ordu'nun sonrasında Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu bünyesinde hizmet verdi. 1906'da Mekteb-i Harbiye'de öğretmen yardımcısı olarak göreve başladı. Tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen isyanın bastırılmasında Hareket Ordusu saflarında aktif görev aldı. Balkanlar'da diplomatik görevler de üstlenen subay, 1910 ile 1911 yılları arasında Bükreş Ataşeliği vazifesini başarıyla icra etti. Trablusgarp ve Balkan savaşlarında ön saflarda çarpışarak askeri yeteneğini kanıtladı.
Çanakkale Cephesi ve Kurtuluş Mücadelesindeki Rolü
Birinci Dünya Savaşı başladığında vatan savunması için cepheye koşan Selahattin Adil, Çanakkale ve Doğu cephelerinde olağanüstü yararlılıklar göstermiştir. Savaşın hemen öncesinde Çanakkale Müstahkem Mevkii kurmay başkanlığı görevini üstlenerek savunma hatlarının hazırlanmasında kritik kararlar almıştır. Ücüncü Kirte Muharebesi'nde On İkinci Tümen'i başarıyla sevk ve idare etti. Birinci Kerevizdere Muharebesi'ni de bizzat komuta ederek düşman ilerleyişine geçit vermedi. Daha sonra Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in emri altında aynı tümenle savaşmaya devam etti. Milli Mücadele döneminde de vatan vazifesinden asla kaçmayan tecrübeli asker, 1920 yılında Fransız işgaline karşı Kuva-yı Milliye teşkilatını yapılandırmak ve düşmanın Anadolu'da yayılmasını önlemek amacıyla Adana Cephesi Komutanlığı'na tayin edilmiştir. Adana bölgesinde Fransız kuvvetlerinin yayılmasını engellemek için yerel direnişi ustalıkla koordine etmiştir. 1921 yılına gelindiğinde Batı Cephesi'nde İkinci Kolordu Komutanı olarak Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılmıştır. Sakarya'daki bu üstün başarısı neticesinde paşalık rütbesine terfi ettirildi. Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde de bulunan Selahattin Adil Paşa, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktalarından olan Büyük Taarruz ile Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanıldığının zafer müjdesini Meclis kürsüsünden mebuslara bizzat ilan eden tarihi şahsiyet olmuştur.
Selahattin Adil Paşa'nın askeri kariyeri boyunca katıldığı başlıca mücadeleler şunlardır:
- Trablusgarp Savaşı ile Balkan Savaşları
- Çanakkale Savaşları kapsamındaki Ücüncü Kirte Muharebesi ve Birinci Kerevizdere Muharebesi
- Kurtuluş Savaşı'ndaki Adana Cephesi mücadeleleri ile Sakarya Meydan Muharebesi
İstanbul Komutanlığı ve Meclis Çalışmaları
Mudanya Mütarekesi imzalandıktan sonra İstanbul'un askeri denetiminin kademeli olarak kendi idaresindeki Seksen Birinci Alay'a geçmesini sağlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstanbul Komutanlığı vazifesine getirilmiştir. Savaş sonrasında kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir. 23 Eylül 1923 tarihinde, henüz Mirliva rütbesindeyken, kendi arzusuyla orduya veda ederek emekli olmuştur. Askerlik hayatını noktaladıktan sonra siyasete atılan paşa, TBMM Dokuzuncu Dönem seçimlerinde Ankara milletvekili olarak Meclis'e girmiştir. Yasama çalışmaları sırasında ayrıca Meclis İktisat Komisyonu Başkanlığı görevini yürüterek ülkenin ekonomik kalkınma hamlelerine katkıda bulunmuştur. Buradaki görevini sürdüren siyasetçi, 7 Temmuz 1953 tarihinde kendi isteğiyle milletvekilliği görevinden istifa ederek aktif siyasetten çekilmiştir.
Gizli Kahramanın Aile Hayatı ve Edebi Mirası
Selahattin Adil Paşa, askeri ve siyasi başarılarıyla dolu yaşamının yanı sıra örnek aile hayatıyla da dikkat çekmiştir. Eylül 1913'te Fazile Siret Hanım ile dünya evine girdi. Bu evlilikten Emine Soada, Behice Suha ve Ahmet Semuh adlarında üç evladı dünyaya gelmiştir. Hayatı boyunca savaş kahramanı olmasına rağmen daima son derece mütevazı kalmayı yeğledi. Savaş meydanlarında kazandığı muazzam başarıları ve tarihi cephe anılarını en yakınlarına, hatta kendi çocuklarına dahi anlatmayarak adeta gizli bir kahraman ve sade bir vatandaş olarak yaşamayı gururla tercih etmiştir. Onun bu son derece kıymetli hatıraları, kendisinin vefatının üzerinden yıllar geçtikten sonra oğlu Semuh Adil tarafından büyük bir titizlikle derlenmiştir. İlk olarak 1983 yılında "Hayat Mücadeleleri" adıyla kitaplaştırılarak tarih severlerin ilgisine sunulmuştur. Ardından 2007 senesinde "Çanakkale'den Mektuplar" başlığı altında bir diğer kıymetli eseri daha yayımlanmıştır. Bu onurlu ömür, 27 Şubat 1961 Pazartesi sabahı İstanbul'da son bulmuştur. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda babası Adil Paşa'nın yanındaki ebedi istirahatgahına defnedilmiştir.
