Türkiye'nin sanayi, kültür ve sanat dünyasında silinmez izler bırakan Mehmet Şakir Eczacıbaşı, 3 Aralık 1929 tarihinde İzmir'de hayata gözlerini açtı. Robert Kolej'deki eğitiminin ardından Londra Üniversitesi'nde eczacılık öğrenimi gören bu vizyoner şahsiyet, ülkesine dönünce eczacılık kimliğinin ötesinde çok yönlü bir portre çizdi. İş yaşamındaki başarılarının yanı sıra fotoğraf sanatına ve kültürel gelişime adadığı ömrüyle tanınan Eczacıbaşı, 24 Ocak 2010'da İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Sanat ve iş dünyası arasında kurduğu güçlü köprülerle adını altın harflerle yazdıran aydın, geride zengin bir entelektüel miras bıraktı.
Eczacılıktan İş Dünyasının Zirvesine Uzanan Yol
Londra'daki yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye adım atan Şakir Eczacıbaşı, ilk dönemlerde basın sektöründe faaliyet gösterdi. Bu süreçte yayımladığı Sanat Yaprağı ve Tıpta Yenilikler dergileri, onun hem bilimsel hem de sanatsal alanlardaki öncü yaklaşımının ilk habercileri oldu. Genç yaşta adım attığı yayıncılık dünyasından sonra aile şirketine yönelen Eczacıbaşı, sanayi alanındaki kariyer basamaklarını hızla tırmandı. 1970'li yıllarda Eczacıbaşı İlaç Kuruluşu Genel Müdürlüğü görevini üstlenerek kurumsal yapının güçlenmesinde etkin bir rol oynadı.
İş dünyasındaki liderlik serüveni, 1980 yılına gelindiğinde Eczacıbaşı Topluluğu İcra Kurulu Başkanlığı ile yeni bir boyuta taşındı. Yönetim becerileriyle dikkat çeken başarılı yönetici, 1993 senesinde ise Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak holdingin en üst düzey sorumluluğunu üstlendi. Ülke ekonomisine yön veren stratejik kararların odağında yer alan bu değerli isim, yaklaşık otuz yıl boyunca sürdürdüğü aktif iş hayatına 1996 yılında veda ederek emekliliğe ayrıldı.
Kadraja Sığan Hayatlar ve Sinema Tutkusu
İş insanı kimliğinin arkasında, sanata derin bir tutkuyla bağlı üretken bir fotoğraf sanatçısı gizliydi. Şakir Eczacıbaşı, vizöründen yansıyan karelerle hem yurt içinde hem de uluslararası mecrada geniş yankı uyandırdı. Sanat yaşamı boyunca yurt içinde 13, sınırların ötesinde ise 23 kişisel sergiye imza atarak Türk fotoğraf sanatını dünyaya tanıttı. Çektiği özgün fotoğrafları sanatseverlerle buluşturmak amacıyla önemli eserler hazırladı:
- Anlar/Moments albümüyle yaşamın geçici kesitlerini ölümsüzleştirdi.
- Türkiye Renkleri adlı çalışmasında Anadolu'nun görsel zenginliklerini bir araya getirdi.
- Kapılar Pencereler kitabında mimari detayların ardındaki estetiği kadrajına sığdırdı.
Eczacıbaşı şirketinin 1960'lı yıllardan itibaren geleneksel hale getirdiği prestijli duvar takvimlerinin editörlüğünü yürüterek bu yayınları birer sanat portfolyosuna dönüştürdü. Kendi objektifinden çıkan eserlerin de yer aldığı bu meşhur Eczacıbaşı Renkli Fotoğraf Yıllıkları, Türkiye'nin önde gelen fotoğraf ustalarının buluşma noktası oldu. 1965 yılında yayımına başlanan ajanda tarzındaki bu özel albümler, 2000'li yıllarda takvim kısımları çıkarılarak bağımsız kitaplar olarak yeniden okurlarla buluştu. Ayrıca seçkin yazar kadroları ve usta fotoğrafçılarla iş birliği yaparak Türkiye: Bir Portre ve İstanbul Görüntüleri isimli iki dev eseri kültür dünyasına kazandırdı.
Onun sanat vizyonu sadece fotoğrafla sınırlı kalmadı. Sinema alanında da önemli adımlar atan Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Kültür Filmleri serisi kapsamında 1964 yılında Renk Duvarları belgeselini yönetti. Bu başarılı yapım, aynı yıl Avrupa Konseyi tarafından prestijli Kültür Filmleri Ödülü ile taçlandırıldı. Sinema sanatının yaygınlaşması adına Türk Sinematek Derneği kurucuları arasında yer alarak bu kuruma on yıl boyunca başkanlık yaptı.
Kültür Sanatın Koruyucusu ve Seçkin Mirası
Şakir Eczacıbaşı, 1993 yılından itibaren ömrünün son gününe kadar İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüterek Türkiye'nin kültür-sanat haritasını yeniden şekillendirdi. Uluslararası festivallerin kurumsallaşmasında ve Türkiye'nin sanat elçisi olarak konumlanmasında paha biçilmez katkılar sağladı. Bu üstün çalışmaları neticesinde Fransa'nın prestijli Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı ile ödüllendirildi. Aynı zamanda vatanına yaptığı büyük hizmetlerden dolayı T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası layık görüldü.
24 Ocak 2010 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman büyük usta, 26 Ocak günü Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda sonsuzluğa uğurlandı. Şakir Eczacıbaşı, sanayici kimliği ile sanatçı ruhunu aynı potada eritebilen, ardında silinmez izler ve kalıcı yapıtlar bırakan müstesna bir Cumhuriyet aydını olarak hafızalardaki yerini korumaktadır.
