Şahsenem Bacı, asıl adıyla Senem Akkaş, 1945 senesinde Kars'ın şirin ilçesi Sarıkamış'a bağlı Boyalı köyünde dünyaya gözlerini açmış ve 14 Haziran 2022 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuş, Türkiye'nin ilk kadın halk ozanı unvanına sahip müstesna bir sanatçıdır. Henüz çocuk yaşlarda bağlama çalmaya gönül veren sanatçı, ilkokul çağlarında kaleme aldığı ilk şiirleriyle edebiyat ve müzik serüveninin temellerini atmıştır. İlk dönemlerinde vatan sevgisi, aşk, gurbet ve hasret gibi duygusal temaları eserlerine nakşeden ozan, ilerleyen yıllarda halkın yaşadığı sıkıntıları ve toplumsal aksaklıkları da cesurca sazının telleriyle buluşturmuştur. Bu yönüyle geniş kitlelerce sevilmiştir.
Anadolu Topraklarından Yükselen Güçlü Bir Ses: Şahsenem Bacı'nın Gençlik Yılları
Kars'ın köklü aşıklık geleneğinin ortasında büyüyen Şahsenem Bacı'nın akrabaları arasında Âşık Mustafa gibi Sarıkamış bölgesinin tanınmış pek çok halk şairi yer almaktadır. Sanatçının müziğe ve şiire duyduğu erken ilgi, bu zengin kültürel çevre sayesinde beslenmiş ve olgunlaşmıştır. Geleneksel değerlerle yoğrulan genç ozan, çağdaş halk edebiyatının dev isimleri olan Âşık Veysel, Aşık Mahzuni ve Aşık Hüdai gibi ustaların eserlerinden derinden etkilenmiştir. Henüz küçük yaşlarda gerçekleştirdiği evliliğin ardından eşinin öğretmenlik mesleği ve yürüttüğü siyasi mücadeleler sebebiyle hayatı hareketli bir hal almıştır. Bu doğrultuda, çoğunlukla sürgün niteliği taşıyan atamalar neticesinde Kars, Konya, Ankara ve İzmir gibi farklı şehirlerde yaşamak durumunda kalmıştır. Bu zorlu coğrafi değişimler, onun gözlem yeteneğini artırarak halkın dertlerine daha yakından tanık olmasına vesile olmuştur. Yaşam mücadelesini sürdürürken eğitimini de ihmal etmeyen sanatçı, liseyi dışarıdan tamamlamayı başarmış ve ardından Açık Öğretim Fakültesine kaydolarak azmini göstermiştir. Eğitim onun için her zaman önemliydi.
Düğün Sahnelerinden Festivallere Uzanan Sanat Yolculuğu
Şahsenem Bacı'nın profesyonel olarak müzik dünyasına adım atması, 1974 yılında ailesiyle birlikte Konya'da ikamet ettikleri döneme rastlar. İlk profesyonel sahne deneyimlerini buradaki düğün merasimlerinde sergileyen sanatçı, kısa sürede geniş kitlelerin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Düğünlerde saz çalarak dinleyicilerine ulaştı. Bu başlangıç, onun ezilen işçilerin, yoksul köylülerin ve çaresiz fukaraların sıkıntılarını dile getirdiği özgün yapıtlarının halk tarafından benimsenmesiyle büyük bir ivme kazanmıştır. Kısa süre içerisinde sesini tüm ülkeye duyuran ozan, adını Türkiye'nin dört bir yanına altın harflerle yazdırmıştır. Sanat hayatı boyunca pek çok prestijli aşık şölenine davet edilen Şahsenem Bacı, buralarda gösterdiği performanslarla ödüllere layık görülmüştür. Bu başarıların en önemlilerinden biri, 1975 yılında düzenlenen Hacı Bektaş etkinliklerinde elde ettiği birinciliktir. Hemen ardından, 1976 yılında katıldığı Antalya Aşıklar Festivali kapsamında da yine birincilik ödülünü göğüsleyerek sanatındaki yetkinliğini tescillemiştir. Başarıları ardı ardına gelmeye devam etti.
Edebi Mirası ve Aile Yaşantısı
Üretkenliğiyle göz dolduran Şahsenem Bacı, geride yaklaşık 1000 adet şiir ve 150 civarında unutulmaz türkü bırakarak Türk halk müziği arşivine muazzam bir katkı sağlamıştır. Sanatçı, uzun yıllara yayılan müzikal kariyerinde toplamda 5 adet başarılı stüdyo albümüne imza atmıştır. Eserleri büyük ilgi görüyordu. Edebi yönünü yazılı mecralara da taşımak isteyen ozan, şiirlerinin bir kısmını bir araya getirerek 1990 yılında Söz Nereye adını verdiği bir kitap halinde yayımlamıştır. Bu yapıt, onun toplumsal duyarlılığını ve şairlik gücünü gözler önüne seren önemli bir vesika niteliğindedir. Şahsenem Bacı, müzik dünyasındaki başarılarının yanı sıra yetiştirdiği evlatlarıyla da tanınmaktadır. Türk müziğinin sevilen seslerinden Yavuz Bingöl ile tanınmış yazar Oğuz Bingöl'ün annesidir. Dolayısıyla onun sanatsal duyarlılığı ve kültürel birikimi, evlatları aracılığıyla da ülkenin kültür sanat hayatında yaşamaya devam etmektedir.