1938 yılında Yugoslavya'nın Akova bölgesinde doğan Şakir Bayhan, Türk Dil Kurumu ile hazırladığı dev Boşnakça sözlükle tanınan önemli bir orman yüksek mühendisi ve leksikograftır. İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği ağır şartlar nedeniyle 1959'da ailesiyle Türkiye'ye göç eden araştırmacı, ömrünü dillere adamıştır. Başarılı araştırmacı, 2019 yılında Ankara'da hayata gözlerini yumdu.
Göçten Mühendisliğe Ulaşan Yaşam Yolculuğu
Şakir Bayhan, Karadağ'da tamamladığı lise eğitiminin hemen ardından, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerini derinden hisseden Yugoslavya topraklarından 1959 yılında ayrılarak ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç etti. Yeni vatanında eğitim hayatına kararlılıkla devam eden Bayhan, 1969 senesinde İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden orman yüksek mühendisi derecesiyle mezun oldu. Yükseköğrenim yıllarında dil bilimine duyduğu derin ilgi, onun gelecekteki akademik çalışmalarının temelini oluşturdu.
Üniversitede okurken eski Yugoslavya coğrafyasında konuşulan dillere yönelik araştırmalar yapmaya başladı. Bu erken dönem çalışmaları, ileride kaleme alacağı kaynak eserlerin ilk adımları niteliğindeydi. Leksikografın özellikle ilgi duyduğu ve çalışmalarına temel oluşturduğu diller şunlardır:
- Sırpça
- Hırvatça
- Boşnakça
Dillere Adanmış Dokuz Yıllık Emek
Mezuniyetinin hemen ardından başlayan 1969-1970 yıllarındaki askerlik döneminde de dil tutkusundan vazgeçmedi. Askerlikte de dil incelemelerini durmaksızın sürdürdü. Askerlik sonrasında çalışmalarını daha da yoğunlaştıran Şakir Bayhan, tam dokuz yıl süren sabırlı bir emeğin sonucunda 15.000 kelimelik bir sözlük hazırladı. Tamamen el yazısıyla ortaya koyduğu bu Sırp-Hırvatça - Türkçe sözlük, onun titiz çalışma disiplininin en somut göstergesi oldu.
Türk Dil Kurumu ile Kalıcı Miras
Bayhan, ilerleyen yıllarda çalışmalarını Boşnakça üzerine yoğunlaştırarak Türk Dil Kurumu ile ortak bir proje yürüttü. Uzun soluklu bu ortak mesai meyvesini verdi. Yaklaşık 30.000 maddelik devasa Boşnakça - Türkçe ve Türkçe - Boşnakça sözlük, 2015 senesinde okurlarla buluştu. Bu eser, Balkan dilleri ve Türkçe arasındaki bağları güçlendiren anıtsal bir çalışma olarak kayıtlara geçti. Hayatının son dönemini Ankara'da geçiren değerli leksikograf, 15 Şubat 2019 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ondan geriye iki kültür arasında köprüler kaldı.
