Mustafa Reşat Mimaroğlu, 1878 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına kadar devletin en kritik kademelerinde görev yaptı. Valilikten Danıştay başkanlığına, milletvekilliğinden Malta sürgününe kadar uzanan fırtınalı bir yaşam süren bu değerli devlet adamı, 4 Ağustos 1953 tarihinde vefat etti. Kendisi, Mülkiye Mektebi'nde aldığı köklü eğitim sayesinde genç yaşlardan itibaren memleket hizmetinde bulundu ve adını tarihe yazdırdı.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Uzanan Bir Bürokrasi Kariyeri
Mülkiye Mektebi'ni bitiren Mustafa Reşat Mimaroğlu, ilk kamu görevine Hazine-i Hassa Emlâk-ı Humayun İdaresi 1. Şube Kâtipliği bünyesinde adım attı. Burada çalıştıktan sonra Emlâk Kalemi Kâtipliği görevini de yürüten Mimaroğlu, idari becerileri ve çalışkanlığıyla kısa sürede öne çıktı. Genç bürokrat, meslek yaşantısının ilk yıllarında taşra teşkilatlarında önemli tecrübeler kazandı. Reşat Mimaroğlu'nun bu dönemde üstlendiği kaymakamlık görevleri şunlardır:
- Kaman Kaymakamlığı
- Kara Kilise Kaymakamlığı
- Antakya Kaymakamlığı
Bu görevler sayesinde yerel yönetimlerin işleyişine yakından vakıf oldu. Bu başarılı kaymakamlık dönemlerinin ardından Erzincan Sancağı Muhasebeciliği görevini üstlendi. Mimaroğlu, sadece idari alanda değil, eğitim dünyasında da aktif bir rol oynadı. Bilgi birikimini genç nesillere aktarmak amacıyla Darüşşafaka Lisesi çatısı altında Osmanlıca ve coğrafya öğretmenliği yaptı. Dönemin zorlu şartları altında, güvenlik alanında da önemli sorumluluklar üstlendi. Tecrübeli isim, İstanbul Polis Müdüriyeti Kısmı Siyasi 2. Şube memurluğu ve müdürlüğü makamlarında kritik vazifeler icra etti.
Malta Sürgününden Valilik Makamına
Kamu hizmetindeki başarıları vesilesiyle daha üst düzey idari makamlara atanan Reşat Bey, sırasıyla Aydın, Bolu ve Tokat mutasarrıflığı görevlerinde bulundu. Ancak bu parlak kariyer yolu, ülkenin işgal yıllarında büyük bir kesintiye uğradı. Sinop mutasarrıflığına tayin edilen ve görev yerine ulaşmak üzere yola çıkan Mimaroğlu, yolda İngilizler tarafından tutuklandı. Vatansever duruşu nedeniyle hedef alınan devlet adamı, Akdeniz'in ortasındaki Malta adasına sürgüne gönderildi.
Esaret günlerinin sona ermesinin ardından memleketine dönen ve kaldığı yerden hizmet etmeye devam eden Mimaroğlu, Tokat Darü'l-Muallimîn okulunda Türkçe, tarih ve coğrafya öğretmenliği yaptı. Kısa bir süre sonra yeniden mülki idareye dönerek 2. Sınıf Mülkiye Müfettişliği görevini üstlendi. Genç Cumhuriyet'in inşası sürecinde tecrübeli yöneticilere duyulan ihtiyaç doğrultusunda sırasıyla Zonguldak ve Adana valilikleri yaptı. Bu illerde gerçekleştirdiği çalışmalar, onun idarecilik yeteneğini bir kez daha kanıtladı.
Danıştay Başkanlığı ve Parlamento Yılları
Türkiye Cumhuriyeti'nin modern hukuki altyapısının kurulduğu dönemde, Danıştay'ın kuruluşuyla birlikte Reşat Mimaroğlu'na çok önemli bir sorumluluk verildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 23 Haziran 1927 tarihinde gerçekleştirilen oylamayla, kurumun Tanzimat Dairesi Reisliğine getirildi. Buradaki üstün performansı ve hukuki birikimi sayesinde, 22 Mart 1931 tarihinde ise yüksek mahkemenin en tepe noktası olan Danıştay Başkanlığı görevine seçildi. Böylece Cumhuriyet tarihinin en saygın hukukçuları arasına adını yazdırdı.
Uzun yıllar boyunca devletin en üst kademelerinde şerefle hizmet veren Mimaroğlu, 29 Aralık 1938 tarihinde kendi isteği doğrultusunda emekliye ayrıldı. Ancak onun vatan hizmeti burada son bulmadı. İdari ve hukuki tecrübesini parlamento çatısı altında sürdürmek amacıyla siyasete atıldı. Tecrübeli devlet adamı; TBMM V. Dönem ara seçimlerinde ve ardından VI. Dönemde İzmir Milletvekili olarak meclise girdi. Hayatının son dönemine kadar ülkesi için değer üretmeye devam etti. Evli ve üç çocuk babası olan Mustafa Reşat Mimaroğlu, 1953 yılında aramızdan ayrıldığında arkasında başarılarla dolu bir geçmiş bıraktı.