Cumhuriyet'in ilk kuşağından olan Reşat İzbırak, Türkiye'de çağdaş coğrafyanın kurucularındandır. 1911 yılında Harput'ta doğan bilim insanı, ömrünü bu disipline adamıştır. Çocukluğu ve gençlik yılları Kayseri sınırlarında geçen araştırmacı, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'nde 1934 yılında tamamladı. Ardından alanında uzmanlaşmak ve akademik ihtisasını tamamlamak amacıyla Berlin'e doğru yola çıktı. Burada Ord. Prof. Dr. Norbert Krebs rehberliğinde doktora çalışmalarına başlayan İzbırak, arazide gözlem yapmanın coğrafya için taşıdığı hayati önemi fark etti.
Akademik Yükseliş ve Ankara Üniversitesi Yılları
Almanya'daki doktora öğrenimi sırasında edindiği kazanımlarla yurda dönen İzbırak, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Ord. Prof. Dr. Herbert Louis danışmanlığında yürüttüğü tez çalışmasını 1939 yılında başarıyla tamamladı. DTCF Coğrafya Bölümü'nün ilk asistanı sıfatıyla 1939 yılında resmen akademik göreve atandı. İkinci Dünya Savaşı'nın o dönemki zorlu şartlarına rağmen saha araştırmalarını kararlılıkla sürdürdü. 1944 yılında doçent unvanını kazanan başarılı araştırmacı, 1953 yılında profesörlük kadrosuna terfi ettirildi. Aynı sene içinde DTCF'nin Fiziki Coğrafya ve Jeoloji Kürsüsü'ne başkan seçilmeyi başardı. Bu zorlu ve prestijli kürsü başkanlığı görevini emekli olduğu 1981 tarihine dek başarıyla sürdürdü.
Arazi Araştırmalarından Devasa Haritalara
Ülkenin farklı bölgelerinde coğrafi geziler düzenleyen profesör, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerine yoğunlaştı. Fiziki coğrafyanın pek çok alt disiplininde Türkiye'deki ilk çalışmaları gerçekleştirmek için çaba sarf etti. Bu doğrultuda şu temel çalışmaları kaleme almıştır:
- Sistematik ve Analitik Jeomorfoloji
- Hidrografya
- Taşlar Bilgisi
Toplumsal Kalkınma ve Ansiklopedi Çalışmaları
Üretken akademisyen Reşat İzbırak, mesleki çalışmalarını üniversite duvarlarının dışına taşıyarak toplumsal kalkınmaya destek vermeyi amaçlamıştır. Kayseri yöresinin kalkınması adına sunduğu öneriler buna güzel bir örnektir. Yazarın 1957 yılında Yeni Erciyes Dergisi bünyesinde kaleme aldığı makale, büyük şehir kavramının Türkiye'de bilinmediği o dönemde geleceğe ışık tutmuştur. Bu yönüyle o, çağının çok ötesinde son derece ilerici bir vizyon sergilemiştir. Ayrıca Türkiye'deki yer adlarının incelenmesi amacıyla kurulan çeşitli komisyonlarda görev alarak milli kültüre katkı sundu. Türkiye'nin kültür hayatında abidevi bir yere sahip olan, 1943'te basılmaya başlanıp 33 ciltte tamamlanan Türk Ansiklopedisi'nin ilk yazı kurulunda görev üstlenen İzbırak, bu ansiklopedideki coğrafya konulu maddelerin ezici bir çoğunluğunu bizzat hazırlamıştır. Ansiklopedinin coğrafya ile ilgili maddelerinin çok büyük bir kısmını tek başına yazmıştır.
Jeomorfolojinin Meslek haline Gelişi
Jeomorfolojinin bir meslek dalı olarak kurumsallaşması hususunda da yoğun gayret sarf etmiştir. Mezun olan öğrencilerin iş bulma imkanlarını artırmak adına büyük çaba sarf etti. Türkiye'de jeomorfoloji mezunlarının teknik kadro haklarına kavuşmasında dönüm noktası olan Türkiye Jeomorfologlar Derneği'nin kuruluş aşamasında, tüzüğün yazımından logo tasarımına kadar her detayla bizzat ilgilenerek derneğin kurulmasına öncülük etti. Kürsü bünyesinde yer alan diğer akademik personel de bu süreçte kendisine destek verdi. Jeomorfologların teknik personel statüsü kazanması, doğrudan bu büyük ve sabırlı çabaların bir sonucudur. Bilim insanı, emeklilik günlerinde de üretmeyi sürdürdü. Nitekim 1982 yılından itibaren liseler için yeni coğrafya ders kitapları yazmaya yöneldi. Büyük akademisyen, 12 Kasım 1998'de vefat etmiştir. Onun geride bıraktığı bu devasa literatür, bugün de coğrafya öğrencilerinin yolunu aydınlatmaktadır.