Organ nakli alanında küresel ölçekte çığır açan başarılara imza atan ve bin beş yüzün üzerinde karaciğer nakli gerçekleştirerek binlerce insanı hayata bağlayan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, 1940 yılında Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. O, eşsiz bir cerrahtı. Tıp literatürüne altın harflerle yazılan çalışmaları ve yetiştirdiği yüzlerce cerrahla cerrahinin zirvesine yerleşen ünlü hekim, ülkemizi uluslararası arenada gururla temsil etti. Uzun soluklu Amerika macerasının ardından Türkiye'ye kesin dönüş yaparak tecrübelerini buraya aktaran öncü bilim insanı, 17 Kasım 2024 tarihinde İstanbul'daki evinde 84 yaşında vefat etti. Kendisi ardında devasa bir miras bıraktı.
Tıpta Çığır Açan Bir Kariyerin İnşası
Münci Kalayoğlu'nun cerrahiye uzanan akademik yolculuğu Cumhuriyet başkentinin köklü okullarında filizlendi. Başarılı bir öğrencilik hayatının ardından, 1957 senesinde Ankara Atatürk Lisesi'nden mezuniyet derecesini aldı. Tıp eğitimine olan tutkusu onu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi sıralarına taşıdı. Bu prestijli kurumda genel cerrahi alanında uzmanlaşmayı hedefleyen Kalayoğlu, 1967 yılında eğitimini tamamlayarak doktor unvanını kazandı. Genç cerrahın hedefleri oldukça büyüktü. Mezuniyetinin hemen ardından, bilgi ve görgüsünü artırmak amacıyla rotasını denizaşırı topraklara çevirdi.
1967 ile 1968 yılları arasında New York'taki Mount Sinai Medical School bünyesinde çalışmalar yürüttü. Bu deneyimin ardından çocuk cerrahisine yöneldi. 1968-1971 yılları arasında Pittsburgh Çocuk Hastanesi çatısı altında çocuk cerrahisi alanında ihtisas yaparak yetkinliğini pekiştirdi. Amerika'daki bu yoğun dönemin nihayetinde, kazandığı tecrübelerle 1971'de Hacettepe Üniversitesi'ne geri döndü. Akademik kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Yurda dönüşünden bir yıl sonra doçentlik unvanını, 1977 senesinde ise henüz genç yaşta profesörlük payesini aldı. Ancak onun tıp tarihindeki asıl dönüm noktası, organ nakli alanına duyduğu derin ilgiyle başlayacaktı.
Amerika'da Gelen Dünya Çapında Başarı ve Domuz Karaciğeri Mucizesi
Tarihler 1981 yılını gösterdiğinde Münci Kalayoğlu, o dönem henüz gelişim aşamasında olan karaciğer nakli konusuna odaklandı. Bu amaçla yeniden Amerika Birleşik Devletleri yolunu tuttu. Pittsburgh'da organ nakli alanında yoğun bir ihtisas sürecine girdi. Burada, karaciğer naklini dünyada ilk gerçekleştiren hekim olan ünlü cerrah Dr. Thomas'ın yanında yetişme fırsatı buldu. Kalayoğlu, kendi bağımsız programını kurup ameliyatlara başlamadan önce, tam 180 operasyonda Dr. Thomas'a asistanlık yaparak paha biçilemez bir tecrübe edindi. Bu zorlu çıraklık dönemi, ona küresel düzeyde başarının kapılarını araladı.
Temmuz 1984'te Wisconsin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Karaciğer Transplantasyonu Bölümü'nü kurma görevini üstlendi. Kısa sürede bu bölümün başkanlığına getirildi. Amerika'nın tıp dünyasındaki acımasız rekabet ortamı ve katı kuralları onun gözünü korkutmadı. Hastane yönetimi başlangıçta önüne sert şartlar koymuştu. İlk on karaciğer nakli ameliyatından en az sekiz hastanın hayatta kalması gerekiyordu. Eğer başarı oranı bunun altına düşerse görevine son verilecekti. Başarılı doktor kendine son derece güveniyordu. Gerçekleştirdiği ilk on ameliyatın onunda da tam başarı sağladı. Eylemli profesörlük unvanına sahip olmasına rağmen, başarı oranını her yıl yüzde doksanın üzerinde tutarak konumunu korumayı bild.
Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdiği otuz yıllık süreçte mesleki zirveye ulaştı. Toplamda kırk beş binin üzerinde cerrahi operasyona katılan tecrübeli hekim, tam 1500 karaciğer nakli gerçekleştirdi. Kurtardığı hayatlar arasında çok çarpıcı hikayeler bulunuyordu. Mayın patlaması nedeniyle uzuvlarını kaybetmiş ve alkol bağımlılığı yüzünden karaciğeri iflas etmiş bir Vietnam gazisi de onun hastasıydı. Karaciğer kanseriyle mücadele eden küçücük bir bebek de onun ellerinde şifa buldu. Hatta Türk sinemasının efsanevi ismi Sadri Alışık da Münci Kalayoğlu'nun gerçekleştirdiği başarılı nakille hayata tutunanlar arasındaydı.
Kalayoğlu, dünya tıp tarihinde bir ilke de imzasını attı. Karaciğer komasına girerek ölümün eşiğine gelen onyedi yaşındaki Rebecca Dreeger adlı genç hastayı kurtarmak için zamana karşı yarıştı. İnsan karaciğeri bulunana kadar geçen dört günlük kritik süreçte, genç kızın kanını temizlemek için özel bir yöntem uyguladı. İnsan genleri aşılanmış domuzların karaciğerini bir nevi köprü olarak kullandı. Genç kızı dört gün boyunca bu şekilde yaşatmayı başardı. Uygun insan organı temin edildiğinde ise nakli tamamlayarak hastasını hayata döndürdü. Bu tıp mucizesi, literatüre geçen en önemli başarılardan biri oldu.
Yurda Dönüş, Ödüller ve Geride Bırakılan Büyük Miras
Akademik ve klinik alanda kazandığı eşsiz itibarın ardından Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, ülkesine hizmet etme gayesiyle Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. 2 Ekim 2006 tarihi itibarıyla Memorial Hastanesi Genel Cerrahi, Organ Nakli ve Transplantasyon Bölümü Başkanı sıfatıyla göreve başladı. Bu prestijli transfer tıp camiasında büyük yankı uyandırdı. Kalayoğlu'nun gruba katılımı için yaklaşık yedi milyon dolarlık bir transfer ücreti ödendiği iddiası kamuoyunda uzun süre konuşuldu. Aynı yılın kasım ayında, Wisconsin Üniversitesi eski bölüm başkanlarını unutmadı. Kendisi için Madison kentindeki saygın bir otelde, Doug Miller Vakfı yararına altı yüz seçkin davetlinin katıldığı görkemli bir onur balosu düzenlendi.
Bilimsel alanda da oldukça üretken bir ömür süren değerli profesörün, uluslararası hakemli tıp dergilerinde yayımlanmış 185 adet makalesi, kaleme aldığı 22 adet kitabı ve çok sayıda mesleki yayına katkısı bulunmaktadır. Kariyeri boyunca sayısız genç genel transplantasyon cerrahı yetiştirerek tıp dünyasının geleceğine yön vermiştir. Kendisi, büyükelçilik görevlerinde bulunmuş olan Veysel Versan'ın kızı ve aynı zamanda ünlü hekim Dr. Behçet Uz'un torunu olan Belkıs Versan ile mutlu bir evlilik sürdürdü. Bu birliktelikten iki çocuk sahibi oldu. Yaşamının son döneminde demans hastalığı ile mücadele eden ve ağustos ayında geçirdiği beyin kanaması sonrası tedavi gören efsanevi cerrah, İstanbul'daki hanesinde aramızdan ayrıldı.
Onun insanlığa sunduğu katkılar, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok saygın ödüle layık görülmesini sağladı. Layık görüldüğü prestijli ödüllerden bazıları şunlardır:
- 1989 Wisconsin Eyaleti Başarı Ödülü
- Sedat Simavi Sağlık Bilimleri Ödülü
- Japon Cerrahi Derneği Başarı Ödülü
- 1991 Nokta Dergisi Doruktakiler Ödülü
- 1993 TÜBİTAK Bilim Ödülü
- 20. Yüzyıl Dr. Behçet Uz Ödülü
- 1994 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Onursal Felsefe Doktorası Ödülü