Türk sinemasının ve tiyatrosunun en naif çehrelerinden biri olan Sadri Alışık, 5 Nisan 1925 tarihinde İstanbul'un tarihi semti Beykoz'da dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Sadrettin olan ve oynadığı komedi yapıtlarındaki cana yakın tiplemeleriyle Türk izleyicisinin hayranlığını kazanan usta aktör; dürüstlüğü, yaşama sevincini ve doğruluğu özleyen insan tiplerini başarıyla beyaz perdeye aktardı. Deniz seferleri sebebiyle haftada ancak birkaç kez eve gelebilen kaptan babası Rafet Kaptan'ın yokluğunda, ailenin idaresini üstlenen annesi Saffet Hanım'ın terbiyesinde büyüyen Alışık, henüz küçük yaşlarda içindeki oyunculuk aşkını keşsetti. Arkadaşları sokaklarda bilye oynayıp uçurtma uçururken tiyatro oyunları hazırlayan sanatçının çocukluk döneminde, sekiz yaşındayken kız kardeşi Nevin dünyaya geldi.
Sahne Tutkusuyla Filizlenen Eğitim ve Akademi Yılları
Sanatçının sahne sanatlarına olan büyük tutkusu, henüz altı veya yedi yaşlarındayken katıldığı bir sünnet gecesinde izlediği Naşit Özcan (Dede) Tiyatrosu ile başladı. İlk oyunculuk deneyimini Paşabahçe 39. İlkokulu'nda öğrenim görürken, üçüncü sınıfta sahnelenen "İstiklal Piyesi" adlı oyunda başrol olan "Adalı Halil" karakterini üstlenerek yaşadı. İlkokul bittikten sonra ailesinin isteği doğrultusunda Cağaloğlu semtine taşınan Alışık, ortaokul ikinci sınıfa geldiğinde okulunda tiyatro imkanları bulunmamasına rağmen oyunculuk aşkını canlı tuttu. Liseye İstanbul Erkek Lisesi'nde başlayan Alışık, eş zamanlı olarak Cağaloğlu Halk Evi'ndeki sahne çalışmalarına katıldı. Lisenin katı devam zorunlulukları nedeniyle okulu bırakan usta sanatçı, yoklama mecburiyeti olmayan Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne kaydolarak sanatsal yeteneklerini pekiştirdi.
Beyaz Perdede Şöhret, Evlilik ve Turist Ömer Fenomeni
Resim, sahne ve tiyatro çalışmalarının ardından usta aktörün sinema yolculuğu, 1944 yılında Faruk Kenç'in yönettiği "Günahsızlar" adlı yapımla başladı. Beyaz perdede basamakları hızla tırmanan Alışık, 1959 yılında çevirdiği "Yalnızlar Rıhtımı" filminde hayat arkadaşı Çolpan İlhan ile tanıştı. Bu tanışmanın ardından 20 Ağustos 1959 tarihinde evlenen çiftin birliktelikleri, usta sanatçının vefatına dek sürdü. Evliliklerinden bir sene sonra ise çiftin ileride kendisi de bir aktör olacak oğulları Kerem Alışık dünyaya geldi.
Sinemanın yanı sıra sahne şovlarında da büyük başarılar elde eden sanatçı, kariyeri boyunca beş yüzün üzerinde yapımda rol aldı. Canlandırdığı her karaktere ruh katan usta aktörün kariyerindeki bazı dönüm noktaları şunlardır:
- 1961 yılında Nejat Saydam'ın yönettigi, kadim dostu Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile başrolleri paylaştığı "Küçük Hanımefendi" filmi,
- 1963 yapımı Hulki Saner imzalı "Helal Olsun Ali Abi" filmiyle doğan ve büyük bir fenomene dönüşen "Turist Ömer" tiplemesi,
- 1965 yılında Osman Seden'ın yönettigi ve sinema tarihine "Bu da mı gol değil hakim bey?" repliğiyle kazınan "Ofsayt Osman" karakterine hayat verdiği "Şaka İle Karışık" yapımı,
- 1966 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettigi, başrolde Ayla Algan'ın eşlik ettiği ve Sanremo Bodrig Hera Güldürü Filmleri Festivali'nde Gümüş Ağaç Özel Ödülü'ne layık görülen "Ah Güzel İstanbul" başyapıtı.
Canlandırdığı Turist Ömer karakteri izleyiciden o kadar büyük ilgi gördü ki, yapımcı Hulki Saner usta aktörün ücretine yüzde yüz zam yaparak 5 bin liradan 10 bin liraya çıkardı ve ardı ardına çekilen yedi filmle Türk sinemasının en uzun soluklu serilerinden birini başlattı. Bu popüler karakter, dönemin ünlü "Ayşecik" serisinin "Ayşecik Çıtı Pıtı Kız" ve "Ayşecik Cimcime Hanım" filmlerine de dahil edildi.
Müzik Çalışmaları, Büyük Kayıplar ve Altın Portakal Ödülleri
Sanatçının müzikal yönü, Raj Kapoor'un efsanevi "Awara" filminden esinlenilerek 1964 yılında Semih Evin yönetmenliğinde çekilen "Avare" filmiyle keşedildi. Film gereği bolca şarkı söyleyen Alışık, halkın beğenisi üzerine üç adet plak doldurarak gazinolarda sahneye çıkmaya başladı. Sanatçının doldurduğu plaklar şunlardır:
- Avare (1964)
- Tophane Rıhtımında (1964)
- Turist Ömer Arabistan'da (1970)
Sinema ve müzikteki başarılarının yanı sıra şiir ve resimle de uğraşan usta sanatçı, 1977 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettigi "Acı Hatıralar" filminden sonra sinemaya dokuz yıl ara verdi. Bu süreçte en yakın dostu Ayhan Işık'ın 1979 yılındaki ani ölümüyle sarsılarak hayata küsen ve içkiye yönelen Alışık, 1986 yılında "Şalvar Bank" filmiyle sinemaya döndü. Ancak rahatsızlığı nedeniyle oyunculuğa tekrar ara vermek zorunda kaldı. 1990 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın sağladığı imkanlarla karaciğer nakli ameliyatı için Amerika Birleşik Devletleri'ne giden aktör, Türk cerrah Münci Kalayoğlu tarafından ameliyat edilerek sağlığına kavuştu. Türkiye'ye döndükten sonra özel bir kanalda "Sadri Alışık Halk Show" programını hazırlayıp sundu.
Sanat yaşamındaki ilk ödülünü 1971 yılında "Afacan Küçük Serseri" filmindeki "Hüsnü" rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü" ile alan sanatçı, son olarak 1994 yılında Yavuz Özkan'ın yönettigi "Yengeç Sepeti" adlı sinema filminde rol aldı. Bu filmdeki usta işi baba performansıyla Mehmet Aslantğu ile beraber 1994 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"ne layık görüldü. Sağlık sorunları devam eden usta aktör; karaciğer, böbrek, solunum yetmezliği ve kemik iliği hastalıkları sebebiyle 18 Mart 1995 tarihinde 70 yaşında vefat etti.
