Modern Türkiye'nin denizcilik ve gemi mühendisliği alanındaki en büyük vizyonerlerinden biri olan Ata Nutku, Cumhuriyet'in emekleme döneminde yerli sanayinin kurulmasında başrolü üstlenen seçkin bir bilim insanıdır. 1904 senesinde, babasının görev yaptığı Preveze kentinde dünyaya gelen bu değerli mühendis, hayatını Türk denizlerinin kalkınmasına adamış ve 31 Ocak 1994 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur. Genç cumhuriyetin denizlerdeki bağımsızlığını inşa etmek adına akademik ve teknik alanda adeta devrim niteliğinde adımlar atmıştır. Ülkenin kendi gemilerini üretebileceğine inanılmayan çetin bir dönemde, sarsılmaz inancıyla hem tersaneleri canlandırmış hem de yükseköğretimde bu alandaki ilk kürsülerin kurulmasına öncülük etmiştir.
Denizle Harmanlanan Çocukluk ve Gölcük'teki İlk Kıvılcımlar
Ataullah Nutku adıyla nüfusa kaydedilen bu dahi mühendisin deniz sevdası, esasen aile mirasından ileri geliyordu. Kendisinin babası, Sultan II. Abdülhamid döneminde donanmada yarbay rütbesiyle görev üstlenmiş olan ve 1911 yılında emekliye ayrılan Süleyman Nutku'ydu. Baba Süleyman Nutku, Türk denizcilik tarihine adını altın harflerle yazdırmış, Deniz Müzesi ve Deniz Kuvvetleri Dergisi gibi pek çok öncü çalışmaya imza atmış bir şahsiyetti. Ne var ki, 1902 yılında 25 ciltlik Büyük Britannica Ansiklopedisi'ni ülkeye getirme teşebbüsü nedeniyle Preveze'ye sürgün edilmişti. Sürgünde de boş durmayan babası, Osmanlı Kaptan ve Makinistler Cemiyeti'ni kurup Deniz Gazetesi'ni yayımlayarak Boğazlar'ın kılavuzluk ve meteoroloji teşkilatlarını da hayata geçirmiştir. Böylesine deniz sevdalısı bir babanın terbiyesinde yetişen Ata Nutku'nun da ömrünü denizlere vakfetmesi son derece doğaldı. Ata Nutku eğitimine Bahriye Mektebinde devam etti. Buradaki İnşaat-ı Bahriye Bölümünü 1923 yılında başarıyla tamamladı. Genç cumhuriyetin askeri kadrosunda yer alıyordu. Binbaşı rütbesiyle 1928'de Cenova Ansaldo Tersanesi'ne gitti. Burada, İtalya'dan sipariş edilen ilk Tepe sınıfı muhriplerin kabul testlerinde aktif olarak yer aldı. Yurda döndüğünde ise asıl büyük mücadelesi başlayacaktı. Türkiye'nin kendi imkânlarıyla gemi üretemeyeceği yönündeki yaygın cehalet ve bürokrasi duvarlarına karşı mücadele başlattı. Nisan 1933'te mühendis yüzbaşı rütbesiyle dönemin Milli Savunma Bakanı Zekai Apaydın'a yazdığı mektup, onun mesleki aşkını gözler önüne seriyordu. Mektubunda Hollanda ve İtalya'da edindiği birikimlerin heba olmaması için tersanede çalışmak istediklerini ve Türk işçisinin gücünü vurguluyordu. Nitekim Zekai Apaydın'a hitaben yazdığı bu tarihi çağrı karşılık buldu. Gölcük Tersanesi bünyesinde bin bir zorluk içinde başlattığı çalışmalar meyvesini verdi.
Ata Nutku, tasarımı tamamen kendisine ait olan 1250 tonluk Gölcük Yağ Gemisi'nin inşasını 1931-1938 yılları arasında yönetti. 1935'te törenle denize indirilen ve 1938'de tamamlanan bu efsanevi Gölcük Tankeri, cumhuriyet tarihimizin ilk yerli yapım gemisi unvanını kazandı. Bu muazzam başarı, Türkiye'de gemi inşasının babası olarak anılmasını sağladı. Yetenekli mühendis, 1939 yılında devlet tarafından gemi inşa yüksek mühendisliği eğitimi alması için İngiltere'ye gönderildi. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yurda dönerek 1941 ve 1942 yıllarında Gölcük ve Taşkızak tersanelerinin modernizasyonunu üstlendi. Buradaki askeri tersaneleri çağdaş standartlara ulaştırarak savunma sanayisine devasa bir katkı sağladı. Ülkesine askeri alanda sunduğu hizmetlerin ardından, 1948 yılında yarbay rütbesiyle Deniz Kuvvetleri'nden emekliliğe ayrıldı.
İTÜ ve Akademi Dünyasındaki Eğitim Devrimi
Askeri kariyerinin yanı sđra akademik dünyaya da adım atan Ata Nutku, bu alanda da çığır açan başarılara imza attı. Tarihler 1943 yılını gösterdiğinde, henüz deniz yarbayı üniformasını taşırken İTÜ Gümüşsuyu binasında tarihi bir adım attı. 'Türkiye'de Gemi İnşaatı' konulu efsanevi bir konferans vererek akademik hayatına ilk adımını atmış oldu. Aynı yılın eylül ayında, İstanbul Teknik Üniversitesi çatısı altında Gemi İnşaatı Yüksek Mühendisliği bölümünün açılmasına öncülük etti. Kısa süre içinde akademik basamakları tırmanarak 1944 yılında profesörlük unvanını almaya hak kazandı. Yıllar süren gayretlerinin neticesinde, 1960 senesinde ordinaryüs profesörlük makamına yükselerek adını akademi tarihine yazdırdı. İTÜ'deki çalışmalarının yanı sđra Deniz Harp Akademisi ve Yüksek Denizcilik Okulu bünyesinde de dersler vererek sayısız öğrenci yetiştirdi. Ünü sınırları aşan profesör, 1953 yılında Gemi Enstitüsü'nün kurulmasını sağlayarak bilimsel araştırmaların kurumsallaşmasını sağladı. Kendisi, 1958-1959 yılları arasında California Üniversitesi'nde, 1969-1970 yıllarında ise Maryland Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi. Bilgi ve tecrübelerini uluslararası arenaya taşıyan bu büyük zeka, teorik birikimlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler haline getirdi. Kaleme aldığı Gemi Dizaynı (1958) ve Pistonlu Buhar Makineleri (1968) isimli yapıtları, mühendislik alanında yıllarca ders kitabı olarak okutuldu. 1974 yılında İTÜ'den emekliye ayrılan değerli bilim insanı, aynı yıl bilim dünyasına katkılarından ötürü TÜBİTAK Hizmet Ödülü'ne layık görüldü.
Nutku Ailesi ve Sonsuzluğa Uzanan Büyük Miras
Özel hayatında en büyük desteği eşiydi. Hayatını öğretmen Naciye Nutku ile birleştirmişti. Bu mutlu evlilikten 3 Şubat 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen oğulları Yavuz Nutku da babasının izinden giderek bilim dünyasına hizmet etmiş ve 7 Aralık 2010 tarihinde vefat etmiştir. Ömrünü denizlere ve eğitime adayan ordinaryüs profesörün adı, vefatının ardından da yaşatılmaya devam etmiştir. Türk denizcilik tarihine yön veren bu büyük dehanın anısı, günümüzde de şu gurur verici eserlerle yaşatılmıştır:
- Ata Nutku Gemi Model Laboratuvarı: İstanbul Teknik Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 1990 yılında kurucusuna ithaf ettiği dev laboratuvar.
- Ord. Prof. Ata Nutku Araba Vapuru: Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin 1999'da hizmete sunduğu 112 araç kapasiteli vapur.
- Yb. Ata Nutku 310 Gemi İnşa Baş Mühendisliği: Yıllar boyu ter döktüğü Gölcük Tersanesi'nin 2010 yılında adını verdiği stratejik mühendislik birimi.
