Tıp dünyasında halk sağlığı alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ali Özer, 1973 senesinde hayata gözlerini açtı. İlk gençlik yıllarının ardından tıp eğitimine yönelen başarılı hekim, 1991 yılında başladığı İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1997 senesinde başarıyla mezun oldu. Akademik merakı onu uzmanlık eğitimi almaya yöneltti. Bu doğrultuda 2000 ile 2003 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı bünyesinde uzmanlık eğitimini başarıyla nihayete erdirdi. Kayseri il merkezinde çalışan hekimlerin hasta hakları konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını titizlikle inceleyen uzmanlık tezi, onun halk sağlığına bakışını ve mesleki hassasiyetini ortaya koyan önemli bir çalışma oldu.
Akademik Kariyeri ve Yükselişi
Uzmanlık unvanını aldıktan sonra akademik basamakları kararlılıkla tırmanan Ali Özer, tıp eğitimini tamamladığı İnönü Üniversitesi bünyesinde akademik hayatına devam etti. Başarılı bilim insanı, 2012 yılında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde doçentlik unvanını almaya hak kazandı. 2016 yılında ise profesörlük unvanına erişti. Eğitim faaliyetleri ve halk sağlığı alanındaki araştırmalarıyla tıp camiasında takdir toplayan Özer, ayrıca mesleki gelişime ve sivil toplum örgütlenmelerine de büyük değer vermektedir. Kendisi 2009 yılından bu yana Halk Sağlığı Uzmanları Derneği bünyesinde aktif üye olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Koronavirüs Bilim Kurulu Çalışmaları
Tüm dünyayı ve ülkemizi derinden etkileyen pandemi döneminde, salgınla mücadelede hayati kararların alındığı süreçte aktif rol üstlendi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 6 Nisan 2020 tarihinde yaptığı açıklamayla Prof. Dr. Ali Özer'in Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi olduğunu bildirdi. Halk sağlığı uzmanlarından oluşan bu yeni kurul, salgın süreçlerinin yalnızca tıbbi boyutunu değil; toplum üzerindeki psikolojik, sosyolojik, istatistiki ve din sosyolojisi boyutlarını da çok yönlü olarak irdelemek üzere yapılandırıldı. Özer, sahip olduğu akademik birikim ve saha tecrübesiyle bu kritik heyetin önemli bir parçası haline geldi. Toplumsal sağlığı korumak öncelikli hedefiydi.
