İçeriğe Atla
Prenses Fevziye fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Prenses Fevziye Kimdir?

Mısırlı Prenses Fevziye, İskenderiye'de (1921) doğdu. İran Kraliçesi olarak zarafeti ve güzelliğiyle dünyada iz bırakan asil ismin çalkantılı yaşamı.

Diğer adlar: Prenses Fevziye, Fawzia Fuad, Fevziye Fuad, Prenses Fevziye Pehlevi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Prenses Fevziye Hakkında

Mısır sarayının zarafetiyle yoğrulmuş olan Prenses Fevziye, 5 Kasım 1921 tarihinde İskenderiye'de dünyaya gözlerini açtı. O, Kavalalılar Hanedanı'nın en nadide üyesiydi. Mısır ile İran arasındaki diplomatik bağları güçlendirmek amacıyla genç yaşta İran Şahı'yla evlendirilerek Tahran sarayına gönderildi. Hayatı boyunca hem Mısır hanedanının o eşsiz ihtışamını hem de sürgündeki Tahran sarayının çalkantılarını en derinlerinde hissetti. Güzelliği tüm dünyada dilden dile dolaştı. Sarayların parıltılı dünyasından sürgün yıllarının derin sessizliğine uzanan bu dramatik ömür, İskenderiye'de 92 yaşında nihayete erdi. Fevziye, ardında hüzünlü ama son derece vakur bir asalet öyküsü bıraktı.

Mısır Sarayından Tahran'a Uzanan Görkemli ve Zorlu Yolculuk

Asil prenses, Mısır Kralı I. Fuad ile Kraliçe Nazlı Sabri'nin kızı olarak sarayın korunaklı duvarları ardında büyüdü. Çocukluğundan itibaren yabancı mürebbiyeler eşliğinde son derece sıkı ve disiplinli bir eğitim sürecinden geçirildi. Ana dili Arapçanın yanı sıra akıcı şekilde Fransüzce ve İngilizce öğrendi. Müzik ve edebiyatla da yakından ilgilendi. İsviçre'de tamamlayacağı üniversite eğitimi öncesinde saray ortamında aldığı bu donanım, onun karakterinin temel taşlarını döşedi.

Prenses Fevziye'nin geniş ailesinde şu önemli isimler yer alıyordu:

  • Abisi: Kral Faruk
  • Kız kardeşleri: Fethiye, Faize ve Faika
  • Üvey kardeşleri: İsmail ve Fevkiye

Tarihler Mayıs 1938'i gösterdiğinde, genç kızın hayat akışını kökten değiştirecek o önemli siyasi gelişme yaşandı. Prenses Fevziye, İran'ın veliaht şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi ile nişanlandı. Hem Sünni hem de Şii hanedanları birleştirmeyi amaçlayan bu izdivaç, aslında dönemin çalkantılı Orta Doğu coğrafyasında stratejik bir ittifak kurarak Mısır ve İran'ın bölgesel nüfuzunu pekiştirme çabasından başka bir şey değildi. Mayıs 1972 tarihli gizliliği kaldırılmış bir CIA raporu da bu evliliğin asıl amacının tamamen siyasi olduğunu açıkça doğrulamaktadır. Sünni bir prenses ile Şii veliahtın bir araya gelişi, iki ülke arasındaki ilişkileri en üst düzeye çıkarmayı hedefliyordu. Çift, düğünden önce sadece tek bir kez görüştü. Fevziye henüz 18 yaşındayken, 15 Mart 1939'da Kahire'deki meşhur Abdeen Sarayı'nda görkemli bir törenle evlendi.

Görkemli düğünün ardından Tahran'a doğru yola çıkan çift için Mermer Kasrı'nda yeni bir tören daha tertip edildi. Fevziye, evliliğin hemen akabinde İran vatandaşlığını da aldı. Tarihler 27 Ekim 1940'ı gösterirken çiftin ilk çocukları Şehnaz Pehlevi dünyaya gözlerini açtı. Beklenen erkek varisin aksine bir kız bebeğin dünyaya gelmesi, hanedanın geleceği için mutlaka bir erkek veliaht kazandırmak isteyen Şah Rıza Pehlevi ve kraliyet ailesi üzerinde derin bir hayal kırıklığı ve burukluk yarattı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında İngilizlerle iş birliğine yanaşmayan Şah Rıza Pehlevi, 16 Eylül 1941'de tahttan indirilerek sürgüne gönderildi. Babasının yerine tahta geçen Muhammed Rıza Şah Pehlevi ile birlikte, Prenses Fevziye de resmen İran Kraliçesi makamına yükseldi.

Hollywood Yıldızlarını Gölgede Bırakan Eşsiz Bir Güzellik

Yeni kraliçe, asil tavırları ve göz kamaştıran zarafetiyle çok kısa bir sürede uluslararası basının en gözde figürü haline geldi. Ünlü İngiliz fotoğrafçı Cecil Beaton tarafından çekilen büyüleyici portresi, onun şöhretini adeta tüm dünyaya ilan etti. Kraliçe Fevziye, efsanevi Life dergisinin 21 Eylül 1942 tarihli kapağında yer alarak Batı dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Dönemin popüler dergileri onu Hollywood'un en parlak yıldızları olan Vivien Leigh, Gene Tierney ve Hedy Lamarr gibi isimlerle kıyaslıyordu. Fevziye, artık tüm dünyada 'Doğu'nun en güzel kadını' olarak kabul ediliyordu. Fakat bu göz alıcı parıltının arkasında, kraliçenin kalbinde günden güne büyüyen derin bir mutsuzluk ve yalnızlık yatıyordu.

İran'da geçirdiği altı kederli yılın ardından Fevziye, Mayıs 1945'te ülkeyi tamamen terk ederek baba ocağı Kahire'ye sığındı. Tahran yönetiminin uzun süre kabullenmek istemediği bu sancılı ayrılık, ancak 17 Kasım 1948 tarihinde resmi bir boşanmayla sonuçlanabildi. Boşanmayla birlikte Mısır Kraliyet Prensesi unvanını geri alan Fevziye için en büyük dram, biricik kızı Şehnaz'dan koparılması oldu. Şah, küçük prensesin Mısır'a gitmesine asla müsaade etmedi. Henüz altı yaşındayken ayrılmak zorunda kaldığı kızı Şehnaz ile yıllar sonra İsviçre'de sadece bir-iki kez bir araya gelebilen Fevziye, araya giren uzun yılların getirdiği o aşılmaz soğuk mesafeler nedeniyle hiçbir zaman beklediği sıcaklığı bulamadı. Birkaç resmi buluşmanın ardından anne ile kızın yolları bir daha hiç kesişmemek üzere tamamen ayrıldı. Şah ise Fevziye'den sonra þnce Süreyya, ardından Farah Diba ile evlendi.

Unvanların Ötesinde Sessiz Bir Vatan Sevgisi

Yaşadığı büyük sarsıntıların ardından Fevziye, 28 Mart 1949'da abisinin yaveri Çerkes asıllı diplomat Albay İsmail Chirine ile evlendi. Bu mutlu evlilikten Nadia ve Hüseyin adlarında iki çocukları oldu. Ancak 1952 Mısır Devrimi, prensesin hayatını bir kez daha altüst etti. Abisi Kral Faruk tahttan indirilip sürgüne gönderilirken, hanedanın tüm resmi unvanları da yeni cumhuriyet hükümeti tarafından iptal edildi. Kraliyet ailesinin tüm ayrıcalıklarını ve unvanlarını tamamen elinden alan bu büyük siyasi değişime rağmen Prenses Fevziye, anavatanı Mısır'ı terk etmeyi kesinlikle reddederek ömrünün geri kalanını Kahire ve İskenderiye'deki mütevazı evlerinde geçirmeyi tercih etti. O, asil duruşunu her zaman korudu.

Sakin geçen İskenderiye yıllarında hayat arkadaşı İsmail Chirine'i 14 Haziran 1994'te kaybeden Fevziye, ömrünün son demlerini derin bir inzivayla geçirdi. Çocukları Nadia ve Hüseyin'in zamansız vefatlarıyla da sarsılan prenses, Kavalalılar hanedan soyunun en yaşlı temsilcisi unvanıyla hayata tutundu. Takvimler 2 Temmuz 2013'ü gösterirken, İskenderiye'deki evinde 92 yaşında sessizce son nefesini verdi. Onun vefatı, Mısır'daki tarihi askeri darbeden tam bir gün önce gerçekleşti. Mısır saraylarının göz kamaştırıcı ihtışamından sürgün yıllarının ve yalnızlığın o vakur gölgesine uzanan bu efsanevi ömür, hem zarafeti hem de derin hüzünleri bünyesinde barındıran son derece etkileyici ve unutulmaz bir tarihi miras bıraktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Prenses Fevziye kimdir?

Mısırlı Prenses Fevziye, İskenderiye'de (1921) doğdu. İran Kraliçesi olarak zarafeti ve güzelliğiyle dünyada iz bırakan asil ismin çalkantılı yaşamı.

Prenses Fevziye ne zaman doğdu?

Prenses Fevziye, 5 Kasım 1921 tarihinde doğdu.

Prenses Fevziye nerede doğdu?

Prenses Fevziye İskenderiye, Mısır doğumludur.

Prenses Fevziye ne zaman vefat etti?

Prenses Fevziye 2 Temmuz 2013 tarihinde hayatını kaybetti.

Prenses Fevziye hangi alanda tanınır?

Prenses Fevziye, Kraliyet Ailesi Üyesi olarak tanınır.