İçeriğe Atla
Prenses Süreyya fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Prenses Süreyya Kimdir?

Prenses Süreyya, 1932 yılında İsfahan'da doğan ve İran Şahı Pehlevi'nin eşi olarak adını dünyaya duyuran, hüzün dolu yaşamıyla iz bırakan bir isimdir.

Diğer adlar: Sorayâ İsfendiyari Bahtiyari, Soraya Esfandiary-Bakhtiary, Soraya, Süreyya

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Prenses Süreyya Hakkında

İran hanedanının en popüler ve dramatik simalarından biri olan Prenses Süreyya, 22 Haziran 1932 tarihinde İsfahan'daki İngiliz Misyoner Hastanesi'nde asil bir ailenin kızı olarak dünyaya gözlerini açmıştır. Asıl adı Sorayâ İsfendiyari Bahtiyari olan bu zengin ve güzel figür, İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi ile gerçekleştirdiği evlilikle tüm dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Çocuk sahibi olamadığı gerekçesiyle saray çevrelerinin baskısıyla karşılaşan kraliçe, 1958 yılında tahtını geride bırakıp Avrupa'da hüzünlü bir sürgün hayatı yaşamaya başlamıştır. Bu görkemli başlayıp hüzünle biten hayat öyküsü, hem doğu mistisizmini hem de batı sosyetesinin ışıltısını barındıran unutulmaz bir anlatıya dönüşmüştür.

Saray Yoluna Uzanan Gençlik Yılları

Prenses Süreyya, 1950'li yıllarda Federal Almanya'nın İran büyükelçisi olan asilzade Halil İsfendiyari ile Moskova doğumlu Alman Eva Karl'ın en büyük çocuğu ve tek kızıdır. Berlin ve İsfahan'da büyüyen Süreyya, eğitimini Londra ve İsviçre'de tamamlamıştır. Paris'te bulunduğu esnada, Şah'ın kız kardeşi Prenses Şems'in kendisiyle temas kurması, hayatının akışını tamamen değiştirmiştir. Şems'in daveti üzerine Tahran'a giden genç kız, Şah Muhammed Rıza Pehlevi ile tanışmış ve çift hızlıca evlilik kararı almıştır. Takvimler Ekim 1950'yi gösterdiğinde, tüm dünya bu ünlü çiftin nişanlandığı haberini almıştır.

Saraydaki Evlilik ve Veliahtlık Baskısı

Muhteşem bir düğünle 12 Şubat 1951 tarihinde dünyaevine giren kraliçenin Christian Dior imzalı gelinliği, döneminde büyük bir hayranlık uyandırmıştır. Bu evlilik Şah'ın ikinci evliliğidir. Genç kraliçe saray hayatına adım atar atmaz büyük bir sorumlulukla yüz yüze gelmiştir. Evliliklerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Süreyya, tıp dünyasının tüm imkanlarını seferber etse de bir türlü hamile kalamamıştır. Hatta bir Türkiye seyahati sırasında şifa bulmak amacıyla gizlice Zonguldak'taki kaplıcaları ziyaret etmiştir. Fakat çabaları hiçbir sonuç vermemiştir.

Sarayda erkek veliaht baskısının artması üzerine, Süreyya çareyi Avrupa'daki annesinin yanına gitmekte bulmuştur. Şah'ın kendisini geri çağıracağını umuyordu. Ancak saraydan şoke edici bir mektup ulaştı. Mektupta üzerine kuma kabul etmesi durumunda evliliğin sürebileceği belirtiliyordu. Gururlu kadın bu aşağılayıcı teklifi reddetti. Böylece yedi yıllık evlilik, Mart 1958'de resmen son buldu.

Avrupa'da Sürgün ve Beyaz Perde Deneyimi

Eşinden ayrıldıktan sonra İsviçre'ye sürgüne gönderilen Süreyya, burada lüks ve konforlu bir hayat sürmüştür. Şah Pehlevi, ona duyduğu derin sevgiden ötürü kendisine düzenli maddi yardımlar göndermeye devam etmiştir. Avrupa basınının peşinden koştuğu kraliçe, mistik güzelliği ve büyüleyici mücevherleriyle kısa sürede kıtanın elit çevrelerinin gözdesi haline gelmiştir. Medya tarafından "Hüzünlü Gözlü Prenses" olarak isimlendirilen Süreyya, çok sayıda davet ve baloda boy göstermiştir.

Süreyya'nın yaşamındaki öne çıkan bazı tarihi dönüm noktaları şunlardır:

  • Türkiye Ziyareti ve Popülaritesi: 1956 yılında Şah ile gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti basında geniş yankı uyandırırken, Soraya ismi Türk halkının hafızasına Süreyya olarak kazınmış ve pek çok aile yeni doğan kız çocuklarına bu ismi vermiştir.
  • Oyunculuk Kariyeri: 1965 yılında Franco Indovina'nın yönetmen koltuğunda oturduğu "The Three Faces" adlı filmde rol alarak sinema dünyasına adım atmıştır.
  • Trajik Aşk Yaşamı: Şah'tan sonra yeniden evlenmeyen Süreyya, İtalyan yönetmen Franco Indovina ile yakın bir ilişki yaşamış ancak yönetmenin 1972'deki uçak kazasında ölümüyle sarsılmıştır.

Yalnızlıkla Sonlanan Sessiz Veda

İran Şahı, boşandıktan bir süre sonra 1959 yılında Farah Diba ile evlenirken, Süreyya ise kalbini kıran olayların gölgesinde yalnızlığı seçmiştir. Hayat arkadaşı Indovina'yı kaybettikten sonra bir daha toparlanamayan eski kraliçe, yaşamının kalan kısmını sessizlik içinde geçirmiştir. 25 Ekim 2001 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'teki dairesinde kalp krizi geçirerek 69 yaşında hayata veda etmiştir.

Ölümünün ardından geriye bıraktığı yaklaşık 80 milyon dolarlık devasa miras, hiçbir yasal mirasçısının bulunmaması sebebiyle şoförüne kalmıştır. Geride zarafeti, gururu ve hiç dinmeyen kederiyle anılan bir efsane bırakan Süreyya, bugün hâlâ tarihin en çok konuşulan kadın figürleri arasında yer almaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Prenses Süreyya kimdir?

Prenses Süreyya, 1932 yılında İsfahan'da doğan ve İran Şahı Pehlevi'nin eşi olarak adını dünyaya duyuran, hüzün dolu yaşamıyla iz bırakan bir isimdir.

Prenses Süreyya ne zaman doğdu?

Prenses Süreyya, 22 Haziran 1932 tarihinde doğdu.

Prenses Süreyya nerede doğdu?

Prenses Süreyya İsfahan, İran doğumludur.

Prenses Süreyya ne zaman vefat etti?

Prenses Süreyya 25 Ekim 2001 tarihinde hayatını kaybetti.

Prenses Süreyya hangi alanda tanınır?

Prenses Süreyya, prenses olarak tanınır.