Cumhuriyet döneminin entelektüel birikimine büyük katkı sunan Türk akademisyen, çevirmen ve eleştirmen Orhan Burian, 18 Mart 1914'te İstanbul'un Üksüdar semtinde, Osmanlı Devleti'nin son döneminde dünyaya gelmiştir. Genç yaşta üstlendiği Tercüme Bürosu kurucu üyeliği ve Shakespeare çevirileriyle Türk kültür dünyasının yönünü Batı edebiyatına çevirmesinde öncü olmuştur. Eğitimci ve yazar kimliğiyle de öne çıkan Burian, yaşamı boyunca Ankara Üniversitesi ve Ankara Devlet Konservatuvarı çatısı altında nitelikli öğrencilerin yetişmesini sağlamıştır. Erken yaştaki vefatına dek hem çevirileri hem de akademik araştırmalarıyla edebiyat dünyamıza derin izler bırakmıştır.
Zorlu Gençlik Yılları ve İngiltere Eğitimi
Yazarın babası Recep Paşa, Ankara'daki Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Milli Hükûmet'e karşı İstanbul Hükûmeti'nin yanında saf tutmuştur. Nemrut Mustafa Paşa Divanı'nda da yer alan babası, Kurtuluş Savaşı kazanılınca Bulgaristan'a kaçmak zorunda kalmıştır. Annesi Mihriban Hanım ise üç yabancı dil bilen, kültürlü bir Osmanlı hanımefendisi olarak ailesini Bursa'ya taşımıştır. Burian, yetim kaldığı bu dönemde Bursa'da oldukça sıkıntılı günler geçirdiklerini "Hal Tercümem" adlı anı yazısında anlatır. Bursa'da ilk eğitimini Gedikpaşa Amerikan, Fevziye ve Bursa Amerikan okullarında sürdüren Burian, 1926 yılında Bursa Bizim Mektep'ten mezun olmuştur. Ardından eğitim için İstanbul'a dönmüştür. Kabataş Erkek Lisesi'nden 1932'de mezun olmuştur. Aynı yıl katıldığı devlet sınavında İngiltere'de dil ve edebiyat bursunu kazanarak Cambridge Üniversitesi'ne adım atmıştır. Orada İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girmiştir. Burian, 1936 yılında girdiği "İngilizce Tripos İkinci Bölüm" sınavlarını başarıyla tamamlayıp Cambridge'den ilk üniversite diploması olan MA derecesini elde etmiştir. Üniversite yıllarında da üretkenliğini korumuştur. Henüz İngiltere'de öğrenciyken hazırladığı yazılar ve çeviriler sayesinde İstanbul sanat çevrelerinde ismi duyulmaya başlamıştır.
Akademik Yükseliş ve Tercüme Bürosu Çalışmaları
Yurda döndükten sonra 1937 sonbaharında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi Bölümü'ne doçent olarak atanmıştır. Askerlik görevi nedeniyle akademik hayatına ara verdi. Bu mecburi aranın ardından Ankara'daki üniversite görevine geri dönmüştür. Doçentlik payesini almak için sunduğu "Türk İngiliz Münasebeti Başladığı Sırada Ne Mahiyette İdi?" isimli tez çalışmasıyla rüştünü ispat etmiştir. Londra'daki Hakluyt Society tarafından 15. yüyılın son çeyreğinde yayımlanan Kraliçe Elizabeth'ten Üçüncü Sultan Murad'a Gelen Hediyenin Hikâyesi adlı raporun çevirisini doçentlik tezinin ikinci kısmına ilave ederek akademik çalışmalarına devam etmiştir. Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in öncülük ettiği geniş çaplı kültürel hamlelere de aktif destek vermiştir. Yeniden yapılandırılan Tercüme Bürosu'nun kurucu idare kurulu üyeleri arasında yer alarak dünya klasiklerinin Türkçeye aktırılmasında büyük emek harcamıştır. Tercüme çalışmaları hız kesmeden devam etti. Bu yoğun çalışma programı sayesinde 1946 yılının sonuna gelindiğinde ülkede toplam 496 dünya klasiği Türkçe literatüre kazandırılmıştır. Burian, bu süreçte William Shakespeare'in en önemli yapıtlarını dilimize çevirerek tiyatro kütüphanemize eşsiz eserler sunmuştur. Çevirileri edebiyat dünyasında büyük kabul gördü. Ünlü yazarın Türkçeye aktardığı tiyatro eserlerinden bazıları şunlardır:
- William Shakespeare'in Othello (1940) trajedisi
- Beğendiğiniz Gibi (1943) komedisi
- Hamlet (1944) ve Atinalı Timon (1944) oyunları
- Macbeth (1946) trajedisi
Amerika Yılları ve Eğitime Katkısı
Başarılı akademisyen, 1940 senesinde faaliyete geçen Ankara Devlet Konservatuvarı'nda da dersler vermeye başlamıştır. Konservatuvarda Batı edebiyatı ile tiyatro alanında dersler vererek geleceğin tiyatrocularını yetiştirmiştir. Orhan Burian, 1947 yılında Fulbright Programı kapsamında sağlanan araştırma bursu ile Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdiği iki sene boyunca Princeton Üniversitesi bünyesinde Amerikan üniversite eğitim yapısı üzerine çeşitli tetkikler yapmış ve aynı zamanda Amerikan edebiyatına dair dersleri de yakından takip etmiştir. Orhan Burian, ömrünün son dönemine kadar hem eğitmenlik hem de çevirmenlik faaliyetlerini aralıksız sürdürerek Türk kültür hayatına yön vermiştir. Edebi tenkit ve deneme yazılarıyla da dönemin entelektüel tartışmalarına yön veren Burian, 5 Mayıs 1953 tarihinde hayata gözlerini yummuştur.