Milli sporumuz güreşe adını altın harflerle yazdıran Nurettin Zafer, 1916 yılında Düzce'nin Aybaşı köyünde dünyaya gelmiş, minder üstündeki üstün teknik yeteneğiyle dünya şampiyonluğuna kadar yükselmiş efsanevi bir sporcudur. Karakucakla başladığı kariyerinde kazandığı büyük başarılarla Türk milletini gururlandırmış ve ülkesine unutulmaz madalyalar kazandırmıştır. Yaşamı boyunca minderde gösterdiği azim ve sonrasındaki antrenörlük çalışmaları, onu güreş dünyasının unutulmaz efsanelerinden biri yapmıştır.
Karakucaktan Minder Güreşine Adım Adım
Abhazya kökenli bir ailenin dokuz çocuğundan sekizincisi olarak doğan Nurettin Zafer, güreş sporuna çok genç yaşlarda karakucak ve yağlı güreş müsabakalarıyla adım attı. 1937 senesinde Bolu'da sergilediği yağlı güreş performansı ile otoritelerin ilgisini çekmeyi başardı. Bolu'daki başarısının ardından Kastamonu ve Ankara gibi şehirlerde minder güreşine yoğunlaşarak hem serbest hem de grekoromen stillerinde kendisini son derece yetkin bir seviyeye taşıdı. Milli takımdaki ilk ciddi sınavını ise 1948 yılında vererek güreş dünyasında adından söz ettirmeye başladı. İstanbul'daki özel karşılaşmada, dönemin en güçlü İsveçli güreşçilerinden Olle Anderberg'i mağlup ederek büyük bir sükse yaptı. Bu zafer ona uluslararası arenanın kapılarını ardına kadar açtı.
Dünya Şampiyonluğu ve Kardeşlerin Eşsiz Başarısı
Başarılı sporcu, uluslararası düzeydeki ilk büyük derecesini 1949 yılında İstanbul'da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası'nda kazandı. Serbest stil 62 kiloda mücadele ederek bronz madalyanın sahibi oldu. Bu başarının ardından gözünü daha büyük hedeflere diken Zafer, iki yıl sonra kariyerinin en parlak dönemine ulaştı. Helsinki'de organize edilen 1951 Dünya Güreş Şampiyonası'nda 62 kiloda mindere çıkarak altın madalyayı boynuna taktı ve dünya şampiyonu unvanını kazandı. Bu organizasyon Türk güreş tarihi açısından büyük önem taşıyordu. Nurettin Zafer ile kendisi gibi milli güreşçi olan kardeşi Haydar Zafer, aynı şampiyonada birlikte altın madalya kazanan ilk kardeşler olarak adlarını dünya spor tarihine altın harflerle yazdırdılar. Bu eşsiz başarı, spor tarihinin en gurur verici sayfalarından birini oluşturmaktadır.
Nurettin Zafer'in kariyerindeki başarılar ve dönüm noktaları şunlardır:
- 1949 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda serbest stil 62 kiloda kazanılan bronz madalya,
- 1951 Dünya Güreş Şampiyonası'nda 62 kiloda elde edilen dünya şampiyonluğu,
- Kardeşi Haydar Zafer ile aynı şampiyonada dünya şampiyonu unvanı kazanan ilk kardeşler unvanı.
Minderden Antrenörlüğe Güreşle Geçen Bir Ömür
Helsinki zaferinin ardından 1952 senesinde yaşadığı sakatlıklar nedeniyle minderde arzuladığı sonuçları elde edemedi. Yaşanan bu şanssızlıkların ardından aktif spor kariyerini sonlandırdı. Spordan kopmayan şampiyon güreşçi, bilgi ve birikimini yeni nesillere aktarmak amacıyla antrenörlük yapmaya başladı. Uzun yıllar boyunca yurt içinde birçok kulüpte görev alarak genç yetenekleri Türk sporuna kazandırdı. Ayrıca hem Türkiye hem de Romanya milli takımlarını çalıştırarak uluslararası alanda antrenörlük yeteneğiyle de dikkat çekti. Yaşamının son yıllarına kadar çok sevdiği spordan kopmayan Nurettin Zafer, Düzce'de antrenörlük faaliyetlerine devam etti. Tarihler 25 Haziran 1991'i gösterdiğinde hayata gözlerini yuman efsane sporcu, ardında unutulmaz başarılar bıraktı.
