Türk sahne sanatlarının unutulmaz figürlerinden Nurhan Damcıoğlu, Türkiye'nin ilk Müslüman kadın kantocusu olarak tarihe geçmiştir. 1 Mayıs 1941'de Adana'da doğdu. Yıllar içinde sahnede adeta devleşti. Oyunculuk, dans ve ses sanatçılığını başarıyla bir araya getiren Damcıoğlu, kanto geleneğini geniş kitlelere sevdirmeyi başardı. Sanatçı, kendine has enerjisiyle hafızalarda derin izler bıraktı.
Sanatla İç İçe Geçen Çocukluk Yılları
Dokuz çocuklu geniş bir ailenin ferdi olarak dünyaya gelen Nurhan Damcıoğlu'nun sanatla tanışması tesadüf değildi. Babasının bir açık hava sineması işletmesi ve annesinin devlet operalarında terzi olarak çalışması, sanatçının çocukluğunda sanatla iç içe olmasını sağladı. Annesinin büyük girişimleri sayesinde henüz dokuz yaşındayken Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü çocuk bölümüne adım atan Damcıoğlu, böylece oldukça küçük yaşlardan itibaren profesyonel tiyatro eğitimi alma şansını yakaladı. Eğitimini desteklemek adına bale dersleri alan Damcıoğlu, Radyo Çocuk Kulübü bünyesinde dokuz yıl boyunca aralıksız çalıştı. On altı yaşından itibaren ise Devlet Tiyatrosu oyunlarında sahne almaya başladı. Bu yoğun süreçte Ankara Cebeci Ortaokulu'nu tamamlarken, Cüneyt Gökçer'in yönlendirmesiyle 1965 yılında İstanbul'a geldi.
İstanbul'a Geçiş ve Kanto İle Kesişen Yollar
Cüneyt Gökçer'in yönlendirmesiyle 1965 yılında Ankara'dan ayrılıp İstanbul'a geldi. Burada çok önemli topluluklarla bir araya gelerek sahne aldı. Usta sanatçının çalıştığı başlıca tiyatro toplulukları şunlardır:
- İstanbul Tiyatrosu
- Ayfer Feray Tiyatrosu
- Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu
- Muammer Karaca Tiyatrosu
- Mücap Ofluğlu Topluluğu
Toto Karaca'yı dinleyerek kantoya ilgi duyan sanatçı, Mücap Ofluğlu'nun teşvikiyle 1969 yılında bu türde şarkı söylemeye başladı. Bu başarılı deneyimin ardından tiyatro sahnelerini tamamen geride bırakan Damcıoğlu, kendisini bütünüyle kantoya adadı. Böylece Türkiye'nin ilk Müslüman kadın kantocusu unvanını gururla taşıyarak ünlü Maksim Gazinosu kadrosuna dahil oldu. Maksim Gazinosu'nda sahneye çıkan Damcıoğlu; Zeki Müren, Sevim Tuna ve Behiye Aksoy gibi dev isimlerle çalışma fırsatını yakaladı.
Zorlu Dönemler, Özel Yaşam ve Sonsuzluğa Uğurlanış
12 Eylül Darbesi sonrasında uygulanan sıkı denetim mekanizmaları, sanatçının televizyon ekranlarında boy göstermesini bir süre engelledi. Doksanlı yıllarda özel televizyon kanallarının yayın hayatına başlamasıyla, usta sanatçı yeniden ekranlarda aktif olarak yer aldı. Ercan Yenseni ile evliliği kısa sürdü. Daha sonra tiyatro sanatçısı Attila Olgaç ile hayatını birleştiren Damcıoğlu, bu evliliği on yıl boyunca sürdürdü. Bir röportajında, usta tiyatrocu Ferhan Şensoy'dan aldığı evlilik teklifini geri çevirdiğini samimiyetle ifade etti. Hayatının son yıllarını geçirdiği İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 5 Haziran 2023 tarihinde, 82 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle vefat etti. Usta sanatçının vefatı tüm Türkiye'yi derinden sarstı. 7 Haziran tarihinde İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi'nde düzenlenen duygu yüklü anma töreninin ardından, Bostanlı Beşikçioğlu Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazıyla birlikte usta isim Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.
