On altıncı yüzyıl Türk tasavvuf edebiyatının öncü isimlerinden Muhyiddin Abdal, Edirne ile Kırklareli sınırlarında yer alan Çöke bölgesinde yaşamını sürdürmüş ve Hurufi inancını hece vezniyle yazdığı lirik şiirleriyle yaymış önemli bir şairdir. Kendisi, edebiyat ve inanç tarihimizde özellikle Bektaşilik yolunun önde gelen ulularından biri olarak kabul görür. Şairin dönemine ışık tutan tarihi kayıtlar, onun yaşamına dair değerli ipuçları barındırır.
Yaşamı ve Çöke Yılları
On altıncı asra ait tarihi kaynaklarda ve belgelerde ismi sıklıkla zikredilen Muhyiddin Abdal'ın, Edirne ile Kırklareli şehirlerinin arasında konumlanan Çöke mevkisinde uzun yıllar boyunca ikamet ettiği rivayet edilmektedir. Günümüzde de şairin adını taşıyan ve bir anıt niteliği taşıyan Muhyiddin Baba Türbesi bu bölgede yer almaktadır. Araştırmacı Prof. Dr. Şükrü Elçin'in yaptığı çalışmalara göre şair, 1529 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Tasavvufi düşüncesinin şekillenmesinde önemli payı olan ve eserlerinde kendilerinden saygıyla bahsettiği şahsiyetler şunlardır:
- Hacı Bektaş-ı Veli
- Otman Baba
- Balım Sultan
Bu isimler onun manevi dünyasını besleyen temel kaynaklardır.
Edebi Tarzı ve Şiir Dünyası
Muhyiddin Abdal, Hurufi felsefesini benimsedikten sonra bu öğretiyi halkın anlayabileceği sade bir dille aktarmayı başarmıştır. Şiirlerinde hece veznini son derece yetkin şekilde kullanmıştır. Şair, bu tarzda kaleme aldığı eserlerini hacim olarak küçük bir divan içinde bir araya getirmiştir. Sanatçının günümüze ulaşan bu eseri, dönemin inanç ve dil özelliklerini yansıtması bakımından büyük önem taşır. Bektaşi şiir geleneğinde derin izler bırakan ozan, Hurufilik öğretisini hece ölçüsünün yalınlığıyla harmanlamıştır. Eserlerindeki samimi üslup onu çağdaşlarından ayırır.