Amerikan sinemasının en seçkin simalarından biri olan Morgan Freeman, 1 Haziran 1937 tarihinde Mississippi eyaletinin Clarksdale kentinde hayata gözlerini açtı. Usta aktör, yönetmenlik ve seslendirme alanlarındaki üstün yeteneğiyle Hollywood sahnesinde kendine has, saygın bir yer edindi. Kariyeri boyunca hayat verdiği bilge ve babacan karakterlerle izleyicilerin kalbini kazandı. Sahip olduğu prestijli ödüller ve sergilediği unutulmaz performanslar, onu beyaz perdenin devleri arasına taşıdı. Sanatçı, sinema tarihine damga vuran birçok yapımın başrolünde yer alarak adını altın harflerle yazdırdı.
Gökyüzü Aşkından Tiyatro Sahnelerine Uzanış
Geleceğin büyük yıldızı, berberlik yapan babası Morgan Porterfield Freeman ile temizlik işçisi olan annesi Mayme Edna'nın dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Taşınma süreçleriyle geçen çocukluk yılları, ailenin Chicago'ya yerleşmesiyle son buldu. genç Morgan, henüz sekiz yaşındayken okul oyununda başrolü kaparak sahne tozunu ilk kez yuttu. On iki yaşında kazandığı drama yarışması, ona Tennessee merkezli bir radyo programına konuk olma fırsatı sundu. Eğitim hayatını 1955 yılında Broad Street Lisesi'nden mezun olarak tamamladı. Mezuniyetin ardından Jackson State University'den drama alanında eğitim almak üzere burs teklifi aldı. Ancak o, tercihini göklerden yana kullanarak Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri'ne katıldı.
Askerlik serüveninin ardından, 1960'ların ilk yıllarında Los Angeles'a taşındı. Burada Los Angeles Community College bünyesinde yazmanlık yaparken, dansçılık sevdası yüzünden San Francisco ve New York arasında mekik dokudu. Opera Ring isimli müzik grubuna dahil olan sanatçı, sinema dünyasına ilk adımını 1964 yapımı The Pawnbroker filminde sokaktaki bir adamı canlandırarak attı. Tiyatro sahnelerindeki ilk önemli sınavını 1967'de Viveca Lindfors ile birlikte The Niggerlovers oyununda verdi. Aynı yılın sonbaharında Jeanette Adair Bradshaw ile hayatını birleştirdi. 1968 yılında efsanevi Hello, Dolly! müzikaliyle ilk kez Broadway sahnesine çıkarak yeteneğini kanıtladı. 1971'de Who Says I Can't Ride a Rainbow? filmiyle ilk ciddi sinema deneyimini kazandı. PBS ekranlarında yayınlanan The Electric Company ve sevilen pembe dizi Another World ise onun tüm ülkede tanınmasını sağladı.
Hollywood'un Bilge ve Karizmatik Yüzü
İlk evliliğini 1979 yılında noktalayan aktör, televizyon projelerinin ardından 1980'de Brubaker filmindeki Walter karakteriyle beyaz perdeye döndü. Seksenli yılların ortalarına kadar genellikle babacan ve bilge rollerle anıldı. Sanatçının dünya çapında şöhrete kavuşması, dört Oscar ödüllü Driving Miss Daisy filmindeki Hoke Colburn rolüyle gerçekleşti. Bu filmde Jessica Tandy ile başrolü paylaşan Freeman, sergilediği performansla tüm dikkatleri üzerine çekti. Daha önce 1987 yapımı Street Smart filmindeki Fast Black rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar adaylığı elde etmişti.
Doksanlı yıllar, Freeman'ın kariyerini zirveye taşıyan altın bir dönem oldu. 1992 yapımı Glory ve aynı yıl vizyona giren Unforgiven filmleri başarısını pekiştirdi. Sinema tarihinin başyapıtlarından biri kabul edilen 1994 tarihli The Shawshank Redemption filminde Tim Robbins ile birlikte başrolü paylaştı. Canlandırdığı unutulmaz Ellis Boyd 'Red' Redding karakteri, ona en iyi erkek oyuncu dalında ikinci Oscar adaylığını getirdi. Dönemin diğer öne çıkan yapımları arasında Robin Hood: Prince of Thieves, Se7en, Kiss The Girls, Amistad ve Deep Impact yer aldı.
Zirveyi Taçlandıran Yıllar ve Ödüller
Milenyum dönemi usta oyuncu için ödüllerle başladı. 7 Ağustos 2000'de Hollywood Outstanding Achievement in Acting ödülüne layık görüldü. 2000 ile 2003 yılları arasında Under Suspicion, Along Came a Spider, High Crimes, The Sum of All Fears, Levity ve Dreamcatcher gibi ilgi uyandıran yapımlarda rol aldı. 2003 yılında Jim Carrey ile birlikte rol aldığı Bruce Almighty filmindeki Tanrı rolü büyük yankı uyandırdı ve bazı ülkelerde yasaklandı. 2004 yılında, yönetmenliğini Clint Eastwood'un üstlendiği Million Dollar Baby filmindeki Eddie Scrap rolü, ona 2005 yılında 77. Oscar Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandırdı.
Kariyeri boyunca oyuncu, yönetmen ve yapımcı kimlikleriyle çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtladı. 1993 yılında Bopha! filminin yönetmenliğini üstlenirken; Ruth & Alex, Madam Secretary, Levity, Along Came a Spider ve Under Suspicion gibi projelerde yapımcı olarak görev aldı. Usta oyuncu, 2006 yılında Delta State University tarafından onur derecesiyle ödüllendirildi. Aynı dönemde Batman Begins ve Danny the Dog gibi gişe canavarlarında yer aldı. 2009'da Clint Eastwood'un Invictus filminde Güney Afrika lideri Nelson Mandela'yı başarıyla canlandırdı. Sonraki yıllarda Ben-Hur ve Going in Style gibi ses getiren filmlerde usta isimlerle birlikte oynamaya devam etti.
Özel hayatında iki kez evlenen aktörün dört çocuğu bulunmaktadır. İlk eşinden ayrıldıktan sonra 1984'te Myrna Colley-Lee ile evlenmiş ve bu evliliği de 2010 yılında boşanmayla sonuçlanmıştır. Toplumsal konulardaki duruşuyla da bilinen Freeman, ırkçılıkla mücadelenin en etkili yolunun bu konuyu sürekli gündemde tutmamak olduğunu savunmaktadır. Bugün Mississippi'de ailesiyle birlikte gözlerden uzak, sakin bir yaşam sürmektedir.
Usta sanatçının eşsiz kariyerindeki bazı dönüm noktaları şunlardır:
- Driving Miss Daisy filmindeki performansıyla kazandığı Altın Küre Ödülü
- The Shawshank Redemption filminde canlandırdığı Ellis Boyd 'Red' Redding karakteri
- Million Dollar Baby filmindeki rolüyle kazandığı En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ı
%20(cropped)%203.jpg?width=640)