Fransız mucit kardeşler Joseph-Michel ve Jacques-Étienne Montgolfier, 1783 yılında Fransa'nın Annonay kasabasında sıcak havayla çalışan ilk balonu geliştirerek insanlı uçuş çağını başlattı. Babalarının kağıt fabrikasında çalışan bu iki kardeş, fizik ve kimya bilgilerini birleştirerek gökyüzünü fethetmeyi başardılar.
Rüyalardan Kağıt Fabrikasına Ulaşan Yolculuk
Fransa'nın Ardèche bölgesindeki Annonay kasabasında dünyaya gelen kardeşlerden Joseph-Michel 26 Ağustos 1740'ta, Jacques-Étienne ise 6 Ocak 1745'te doğdu. Kağıt fabrikası sahibi olan Pierre Montgolfier'nin 16 çocuğundan ikisi olan bu gençler, oldukça farklı karakterlere sahiptiler. Büyük kardeş Joseph hayal gücü geniş, yaratıcı ve araştırmacı bir çocukluk geçirirken, Jacques ise son derece ağır başlı, sakin ve disiplinli yapısıyla öne çıkıyordu. İki kardeş arasındaki bu uyum mükemmeldi. Gençlik yıllarında aldıkları kapsamlı eğitimler şunlardı:
- Fizik
- Kimya
- Mimarlık
Kağıt imalatı konusundaki tecrübeleriyle eğitimlerini harmanlayan kardeşler, babalarının fabrikasında çalışırken sarayın müteahhitliğine atanarak araştırmalarını rahatça finanse edecek gelire kavuşmuşlardır. Bu ekonomik rahatlık sayesinde kalorimetriyi ve aydınger kağıdını geliştirerek dünya çapında kağıt sektörüne damgalarını vurmayı başardılar.
Şöminedeki Kıvılcım ve İlk Deneyler
Joseph, çocukluk yıllarından itibaren gökyüzünde serbestçe uçabilmenin hayaliyle yanıp tutuşuyordu. 1766 senesinde Henry Cavendish tarafından keşedilen ve havadan tam 14 kat daha hafif olduğu bilinen hidrojen gazı üzerine yazılmış bilimsel makaleleri derinlemesine inceleyen Joseph, bu gazı kullanarak küçük yuvarlak kağıtları gökyüzünü uçurmayı denemişti. Ancak hazırladığı küçük kağıt küreler en fazla iki metre yükseliyor, gaz sızınca hızla yere düşüyordu. Bu yüzden Joseph deneyleri bıraktı. Çalışmalarına bir süre ara veren mucit, tatilde şömine başında otururken yükselen sıcak havanın beyaz gömleği şişirdiğini fark etti. Gözlemlerini hemen kardeşi Jacques ile paylaştı ve iki deha birlikte heyecan verici deneyler serisine başladılar. Öncelikli olarak dumanın genleşmeyi sağladığını düşünen kardeşler, yaptıkları detaylı testler sonucunda asıl etkenin yüksek ısı olduğunu keşfettiler.
Gökyüzüne Açılan Tarihi Kapı
Mucit kardeşler, fabrikalarında ürettikleri hafif kağıtları kullanarak küçük ölçekli balon tasarımları yapmaya başladılar. Bu balonların sıcak havayla dolup gökyüzüne yükselmesi üzerine, çok daha büyük boyutlarda bir araç inşa etmeye karar verdiler. Kağıttan ürettikleri devasa balonu dayanıklı hale getirmek için dışını sağlam bir bezle kapladılar. Sıcak havanın hızlıca soğumasını engellemek amacıyla da balonun alt kısmındaki açıklığa yün parçaları ile saman yerleştirdiler. Fransa'nın Annonay köyünde toplanan heyecanlı ve kalabalık bir izleyici topluluğu huzurunda gerçekleştirilen bu ilk gösteride, içi tamamen sıcak havayla doldurulmuş olan 10,5 metre çapındaki devasa keten torba gökyüzüne doğru süzülmüştür. Balon yaklaşık 450 metre yükselerek 10 dakikada 1,5 millik mesafe katetmeyi başardı. Haber hızla tüm ülkeye yayıldı. Yeni gösteri Paris'te yapılacaktı. Versailles Sarayı bahçesinde gerçekleştirilen bu ikinci uçuşu Kral XVI. Louis, Kraliçe Marie Antoinette ve Amerika Büyükelçisi Benjamin Franklin de izledi. Sepete yerleştirilen canlılar havacılık tarihine geçen ilk yolcular oldu:
- Bir horoz
- Bir ördek
- Bir koyun
Yaklaşık sekiz dakika süren bu uçuşta hayvanlar zarar görmeden altı mil yol alarak testi başarıyla tamamladı.
İnsanlığın Havada İlk Ayak İzleri
Hayvanların güvenle yere inmesinin ardından Montgolfier Kardeşler, artık insanlı uçuş denemelerine başlamak istiyorlardı. Kral başlangıçta bu teklife karşı çıktı. Hükümdar, bu riskli denemede sadece idam cezası almış suçluların uçurulabileceğini ısrarla belirtti. Bilimler Akademisi üyesi olan Jean-François Pilâtre de Rozier, idamlık suçluların havacılık tarihi gibi prestijli bir alanda ün kazanmasını istemediği için arkadaşı François Laurent le Vieux d'Arlandes ile birlikte kralı ikna ederek sepetin ilk yolcuları olmuşlardır. İki cesur havacı, 17 Kasım 1783 tarihinde gökyüzüne yükselip 25 dakika boyunca havada süzüldüler. İlk insanlı uçuş başarıyla tamamlandı. Bu öncüler, havalandıkları noktanın sekiz kilometre güneyine son derece yumuşak bir iniş gerçekleştirdiler. Gökyüzü maceraları durmaksızın devam etti. Bu uçuştan sadece on gün sonra, Jacques Charles da hidrojen dolu bir balonla göğe yükselerek yeni bir dönemin kapısını araladı. Sonraki dönemde 3000 metre irtifaya kadar ulaşan birçok başarılı deneme gerçekleştirilmiş olsa da, Haziran 1785'te Rozier'in balonunun patlamasıyla havacılık tarihinin ilk trajik kazası yaşandı.
