İçeriğe Atla
Molla Gürani fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Molla Gürani Kimdir?

Molla Gürani kimdir? Fatih Sultan Mehmed'in hocası ve Osmanlı'nın dördüncü şeyhülislamının Diyarbakır'dan İstanbul'a uzanan büyüleyici hayat hikayesi.

Diğer adlar: Molla Gürânî, Şemsuddin Ahmed bin İsmâil bin Osman Gürânî

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Molla Gürani Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun cihan devletine dönüşüm sürecinde yetiştirdiği çağ açan hükümdar Fatih Sultan Mehmed'in arkasındaki büyük güç kimdir? 1410 yılında Diyarbakır sınırlarındaki, bugün kayıp olan Gürân kasabasında dünyaya gelen, asıl adıyla Şemsuddin Ahmed bin İsmâil bin Osman Gürânî, yani tarihe mal olmuş adıyla Molla Gürani, dönemin en önemli ilim merkezlerinde tahsil gördükten sonra imparatorluğun kaderini değiştiren dördüncü şeyhülislam olmuştur. Şehzade Mehmed'in yaramaz ve kural tanımaz dönemlerinde Manisa'ya gönderilerek ona hem sert hem de sevgi dolu bir disiplinle rehberlik eden bu büyük alim, 1488 yılında İstanbul'da yaşamını yitirene dek adaleti ve dik duruşuyla devletin manevi mimarlarından biri hâline gelmiştir. İstanbul'un fethinde yürütülen askeri stratejilere verdiği yön, kaleme aldığı göz alıcı fetihnâme ve bükülmez adalet çizgisiyle hem Mısır hem de Osmanlı saraylarında büyük bir saygıyla karşılanmıştır.

Diyarbakır'dan Kahire İlim Meclislerine Uzanan Yolculuk

Molla Gürani, ilk eğitim adımlarını doğup büyüdüğü topraklarda attıktan sonra ilim tahsil etmek için Bağdat'a yönelmiştir. Orada Zeynüddin Abdurrahman b. Ömer el-Kazvînî'den tefsir, fıkıh, kelam, nahiv ve kırâat-i seb‘a alanlarında derinleşmiştir. Ardından Hasankeyf'e geçerek Celâleddin el-Hulvânî vasıtasıyla Arap dili ve edebiyatında üstün bir yetkinlik kazanmıştır. Genç yaşta yola koyulan alim, 1426 dolaylarında Şam'ın yolunu tutmuş, Alâeddin el-Buhârî gibi isimlerin ders halkalarına dahil olmuştur. Ruhu ilim aşkıyla yanan bu seyyah alim, Kudüs üzerinden 1431 yılında Kahire'ye ulaşmıştır. Mısır'da İbn Hacer el-Askalânî'den icazet alarak başarılarını perçinlemiş; ez-Zerkeşî, el-Makrîzî, İbnü'l-Bârizî ve el-Kalkaşendî gibi güzide şahsiyetlerden dersler almıştır. Memlük Sultanı el-Melikü'z-Zâhir Çakmak'ın saray meclislerinde boy gösteren, zekasıyla hayranlık uyandıran bu seyyah, Kahire medreselerinde genç zihinleri aydınlatmaya başlamıştır.

Molla Yegan'ın Keşfi ve Osmanlı Sarayına Giriş

Molla Gürani'nin kaderi, meşhur Osmanlı alimi Molla Yegan ile Mısır'da yollarının kesişmesiyle tamamen farksı bir mecraya kaymıştır. Hac ibadetini yerine getirdikten sonra dönüşte Kahire'ye uğrayan Molla Yegan, Gürani'deki muazzam fıkıh ve tefsir birikimini görünce onu Anadolu'ya davet etmiştir. Birlikte Edirne'ye geldiklerinde Sultan II. Murad, değerli alime seyahatinden getirdiği en büyük hediyeyi sormuştur. Molla Yegan ise padişaha çok kıymetli bir ilim deryası getirdiğini söyleyerek Molla Gürani'yi içeri çağırmıştır. Sultan, bu vakar sahibi genç alimin sohbetinden son derece etkilenerek onu ilk olarak Murad-ı Hüdavendigar Gazi'nin kaplıcadaki medresesine, hemen ardından da Yıldırım Medresesi'ne müderris olarak atanmıştır.

Fatih Sultan Mehmed'i Yetiştiren İradeli Hoca

Tarihin akışını değiştiren en önemli görevlendirme 1443 yılında gerçekleşmiştir. Sultan II. Murad, yaramazlığı ve dikbaşlılığıyla bilinen Şehzade Mehmed'in terbiyesi için Molla Gürani'yi Manisa'ya göndermiştir. Genç Şehzade'nin karşısında dik ve dirayetli duran Gürani, onun ilim tahsiline ciddiyetle yaklaşmasını sağlamıştır. Fatih'in tahta geçtiği 1451 yılında genç padişah, hocasını vezir yapmak istemişse de o bu yüksek makamı reddetmiştir. Gürani, vezirliğin başarılı hizmetler sunan diğer devlet adamlarının hakkı olduğunu, dışarıdan birinin atanması hâlinde onların kırılacağını belirterek derin bir devlet aklı sergilemiştir. Bunun üzerine padişah onu kazaskerlik makamına lâyık görmüş ve bu teklif kabul bulmuştur. İstanbul'un 1453 yılındaki fethinde padişahın en yakın istişare meclisinde yer alan, orduya moral vererek kuşatmanın sürdürülmesini sağlayan yönlendiricilerden biri olmuştur. Zaferin ardından Memlük sarayına hitaben yazılan gösterişli ve ahenkli Arapça fetihnâmeyi de bizzat o kaleme almıştır.

Tavizsiz Adalet Anlayışı ve Mısır Sürgünü

Molla Gürani'nin yaşam felsefesi tavizsiz bir adalet ve hukuk düzeni üzerine kuruluydu. Kazaskerlik yaparken padişaha sormadan özgür kararlar alması nedeniyle Bursa kadılığına ve vakıf yöneticiliğine getirilmiştir. Bursa'da görev yaparken padişahın yakın çevresinden gelen ve şeriata aykırı bulduğu bir talebi hiç çekinmeden reddettiği için 1455'te görevden alınmıştır. Bu gelişme üzerine yola çıkıp Halep, Şam ve Kudüs yolunu tutarak 1457 yılında hacı olmuş, daha sonra Kahire'ye sığınmıştır. Mısır Sultanı Kayıtbay tarafından saygı ve büyük cömertlikle ağırlan alim, Fatih'in kendisini geri istemesi üzerine iki ülke arasındaki ilişkilerin yara almaması için tekrar İstanbul'a dönmüştür. 1458 yılında İstanbul'a gelince padişah onu yeniden saygıyla karşılamış, Bursa Kadılığı ve ikinci kez Kazaskerlik görevlerine atamıştır.

Şeyhülislamlık Makamı ve Geride Bıraktığı Eserler

Yaşamının son dönemlerinde ilim üretmeye hız kesmeden devam eden Molla Gürani, 1480 yılında Osmanlı devletinin en yüksek dini otoritesi olan Şeyhülislamlık makamına yükselmiştir. Sekiz yıl boyunca bu yüksek makamı liyakatle yönetmiş, her kararında hükümdarlara doğruyu söylemekten asla çekinmemiştir. Gerek Fatih Sultan Mehmed'e gerekse diğer büyüklere karşı yüksek sesle selam verir, saraya davet edilmedikçe gitmezdi. Kendi adına inşa ettirdiği dört cami, bir dârülhadis medresesi, bir hamam ve çeşitli vakıf binalarıyla geride büyük bir miras bırakmıştır. Molla Gürani, 1488 yılında İstanbul'da 78 yaşında hayata gözlerini yummuştur ve cenaze namazı Sultan II. Bayezid tarafından kıldırılarak Aksaray ile Topkapı arasındaki kendi yaptırdığı caminin haziresine defnedilmiştir. Günlerini talebe yetiştirmek, ibadet etmek ve geleceğe ışık tutacak başyapıtlar kaleme almakla geçiren bu büyük allame, ardında zengin bir kütüphane bırakmıştır.

Molla Gürani'nin ardında bıraktığı ve İslami ilimler tarihine yön veren paha biçilemez kütüphanesi şu önemli yapıtlardan oluşmaktadır:

  • Gâyet-ül-Emânî fî Tefsîr-i Seb'il-Mesânî: Kuran tefsiri alanında kaleme alınmış olan ve müellifin derin ilmi vukufiyetini gösteren kıymetli bir çalışmadır.
  • El-Kevser-ül-Cârî alâ Riyâd-il-Buhârî: Hadis külliyatının en önemli eseri kabul edilen Sahîh-i Buhârî üzerine yapılmış son derece kıymetli ve kapsamlı bir şerhtir.
  • Keşf-ül-Esrâr an Kırâat-il-Eimmet-il-Ahyâr: Kıraat ilminin inceliklerini ve farklı okuma rivayetlerini ele alan özgün bir yapıttır.
  • Şerh-i Cem'ul-Cevâmi': Fıkıh usulü alanında yazılmış olan meşhur eserin son derece anlaşılır ve derinlikli bir şerhidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Molla Gürani kimdir?

Molla Gürani kimdir? Fatih Sultan Mehmed'in hocası ve Osmanlı'nın dördüncü şeyhülislamının Diyarbakır'dan İstanbul'a uzanan büyüleyici hayat hikayesi.

Molla Gürani nerede doğdu?

Molla Gürani Gürân kasabası, Diyarbakır doğumludur.

Molla Gürani hangi alanda tanınır?

Molla Gürani, Din Adamı olarak tanınır.