İçeriğe Atla
Mithat Paşa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Mithat Paşa Kimdir?

Osmanlı sadrazamı Mithat Paşa, 1822 İstanbul doğumdur. Kanun-i Esasi anayasasının hazırlanması ve I. Meşrutiyet'in ilanındaki öncülüğüyle ünlenmiştir.

Diğer adlar: Ahmet Şefik, Ahmet Şefik Mithat Paşa

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Mithat Paşa Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi kaderini kökten değiştiren Mithat Paşa, 18 Ekim 1822'de İstanbul'da doğdu. Asıl adı Ahmet Şefik olan bu vizyoner isim, ömrünü devletin modernleşmesine adadı. Maliye, eğitim ve idare alanındaki köklü reformları, onu imparatorluk yönetiminde zirveye taşıdı. Kanun-ı Esasi ve I. Meşrutiyet, onun en büyük mirasıdır. Devletin kurtuluşunu anayasal düzende gören sadrazam, zorlu bir mücadele yürüttü.

Memuriyetten Islahat Liderliğine Uzanan Yol

Babası Rumeli Ulema sınıfından kadılık yapan Rusçuklu Mehmed Eşref Efendi olan Ahmet Şefik, küçük yaşlarda dini eğitime başladı. Babasının görevi nedeniyle 1833 yılında bir süreliğine Vidin'de ikamet ettiler. Genç Ahmet Şefik, henüz 13 yaşındayken Divan-ı Hümayun Kalemi bünyesinde devlet hizmetine ilk adımını attı. Buradaki üstün gayretleri ve başarıları nedeniyle kendisine bundan sonra kullanacağı 'Mithat' mahlası layık görüldü. Ailesiyle birlikte Lofça'ya gittiği dönemde, ileride en büyük siyasi rakibi olacak Ahmet Cevdet Paşa ile tanışma fırsatı buldu. İstanbul'a döndükten sonra Fatih Camisi bünyesinde medrese derslerine devam ederek Arapça ve Farsça dillerini öğrendi. Devlet kademelerinde hızla yükselen genç memur, Meclis-i Vükela katipliğinin ardından Sadaret Mektubi Kalemi'nde vazifelendirildi. Hazineye kaynak sağlayan yenilikçi projeleri sayesinde kısa zamanda dikkat çekmeyi başardı. Şam, Sayda, Konya ve Kastamonu gibi farklı eyaletlerde tahrirat ve divan katipliği yaptı. Bu süreçte, 22 yaşındayken Naibe Hanım ile dünya evine girdi. Mazbata Kalemi katibi olarak başkente dönen tecrübeli bürokrat, uzun yıllar boyunca İstanbul'dan uzak kalmasının bir neticesi olarak Bab-ı Ali çevrelerine alışmakta zorlandı ve saray erkanı ile güçlü siyasi ilişkiler geliştiremedi. Bu durum onun siyasi ilişkilerini zayıflattı. Nitekim Mazbata Odası'ndaki görevi sırasında ters düştüğü Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa'nın sadrazam olmasıyla Rumeli'ye gönderildi. Rumeli'deki karışıklıkları dindirerek asayişi sağlayan Mithat Paşa, buradaki başarısıyla rüştünü ispat etti. Kırım Savaşı sonrasındaysa bölgedeki Bulgarların Osmanlı yönetimine karşı ayaklanma girişimlerini bizzat yerinde teftiş etti. Eğitimini geliştirmek ve vizyonunu genişletmek için Fransa'ya giderek Paris, Londra, Belçika ve Viyana'yi ziyaret etti.

Tuna Vilayeti'nden Bağdat'a: Bir Reform Dehası

1859'da İstanbul'a dönen Mithat Paşa, Kuleli Olayı'nı soruşturmakla görevlendirildikten sonra Niş valiliğine atandı. Bölgede kurduğu huzur ortamı, onun Sultan Abdülaziz'in gözünde parlamasını sağladı. Bin sekiz yüz altmış dört senesinde Silistre, Vidin ve Niş eyaletlerinin birleştirilmesiyle kurulan geniş Tuna Vilayeti'nin başına vali sıfatıyla getirilen tecrübeli devlet adamı, bölgedeki sorunları hızla tespit ederek kendi reform kadrosunu kurdu. Bölgenin kalkınması adına yerel kaynakları etkin şekilde kullanan vali, birçok radikal düzenlemeyi devreye soktu. Tuna Vilayeti valiliği sırasında hayata geçirdiği öncü projelerden bazıları şunlardır:

  • Müslüman ve Hristiyan gençlerin bir arada modern eğitim almasını sağlayan karma okullar,
  • Osmanlı tarım yöntemlerini modernize eden Avrupa menşeili üretim makineleri,
  • Günümüz Ziraat Bankası'nin temel taşını oluşturan Memleket Sandığı,
  • Bölgesel ticareti ve ulaşımı üst düzeye çıkaran Rusçuk-Varna demiryolu hattı.

Tüm bunlarla birlikte vilayet matbaasını faaliyete geçirerek ders kitaplarını hem Türkçe hem de Bulgarca olarak bastırıp ücretsiz dağıttı. Bu büyük eğitim hamlesini 'Islathane' adını verdiği sivil mesleki ve teknik okullarla taçlandırdı. Halkın devlete olan güvenini kazanmak amacıyla vergi sistemini sadeleştirdi. Bu eşsiz başarıların ardından Şura-yı Devlet Başkanlığına getirilen lider, burada da önemli reformlara imza attı. Emniyet Sandığı'nın açılması, Sanayi Mektebi'nin kurulması ve maden işletmeciliğinin düzenlenmesi onun bu dönemdeki icraatları arasındadır. Bağdat Valiliği sırasında ise kabileler arası kan davalarını bitirdi ve Basra Tersanesi'ni başan ayağa yeniledi. Bab-ı Ali ile yaşadığı fikir ayrılıkları üzerine istifa edip İstanbul'a dönse de Edirne Valiliği ile görevine devam etti.

Kanun-i Esasi ve Anayasal Dönemin Zirvesi

Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi süreçlerinin merkezinde yer aldı. Devletin geleceğini kurtarmanın tek yolunun anayasal düzenden geçtiğine inandığı için bir Kanun-i Esasi taslağı hazırladı. Siyasi çalkantılar sürerken, kendi konağında düzenlenen bakanlar kurulu toplantısının Çerkes Hasan tarafından basılması tarihe geçti. Bu baskında Hüseyin Avni Paşa ile Reşit Paşa hayatını kaybetti. Zihinsel rahatsızlığı sebebiyle tahttan indirilen Beşinci Murat'ın yerine tahta geçen İkinci Abdülhamit, Meşrutiyet rejiminin ilan edilmesini kabul etmesine rağmen kendi yetkilerini korumak amacıyla anayasaya meşhur yüz on üçüncü maddenin eklenmesinde ısrar etti. Mithat Paşa'nın ilk taslağının kabul görmemesi üzerine, Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın da dahil olduğu yirmi sekiz kişilik bir komisyon kuruldu. Uzun çalışmalar neticesinde şekillenen ilk Osmanlı anayasası Kanun-i Esasi, 23 Aralık 1876'da resmen ilan edilerek tarihi bir milat oldu. Bu anayasal başarıyla birlikte sadrazamlık koltuğuna oturan Paşa, ne yazık ki bu makamda uzun süre kalamadı.

Sürgün Yılları, Yıldız Mahkemesi ve Trajik Son

Osmanlı-Rus Savaşı'nın patlak vermesini gerekçe gösteren II. Abdülhamit, anayasanın 113. maddesini devreye sokarak meclisi kapattı. 5 Şubat 1877'de sadrazamlıktan uzaklaştırılan Mithat Paşa, can güvenliği endişesiyle Brindizi'ye sığındı. Yurt dışına çıktıktan sonra İspanya, Paris ve Londra gibi önemli Avrupa merkezlerinde bir müddet ikamet eden devlet adamı, bin sekiz yüz yetmiş sekizde Suriye, ardından da bin sekiz yüz seksende Aydın valiliğine atandı. Sultan Abdülaziz'in gizemli ölümü hakkında açılan soruşturma çerçevesinde suçlanınca İzmir'deki Fransız Konsolosluğu'na sığınmak zorunda kaldı. Görevinden el çektirilen yaşlı devlet adamı, Yıldız Sarayı'nda kurulan özel mahkemede sorgulandı. Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki mahkeme heyeti, 1881 yılında onu suçlu bularak Taif'e sürgüne gönderdi. Siyasi dehasıyla Osmanlı'ya yön veren Mithat Paşa, 8 Mayıs 1884 tarihinde Taif zindanında boğdurularak öldürüldü.

Sıkça Sorulan Sorular

Mithat Paşa kimdir?

Osmanlı sadrazamı Mithat Paşa, 1822 İstanbul doğumdur. Kanun-i Esasi anayasasının hazırlanması ve I. Meşrutiyet'in ilanındaki öncülüğüyle ünlenmiştir.

Mithat Paşa ne zaman doğdu?

Mithat Paşa, 18 Ekim 1822 tarihinde doğdu.

Mithat Paşa nerede doğdu?

Mithat Paşa İstanbul doğumludur.

Mithat Paşa ne zaman vefat etti?

Mithat Paşa 8 Mayıs 1884 tarihinde hayatını kaybetti.

Mithat Paşa hangi alanda tanınır?

Mithat Paşa, sadrazam olarak tanınır.

Mithat Paşa Kimdir? Osmanlı'nın İlk Anayasasını Yazan Sadrazam | Haberlendin