Kimdir?
Ahmed Şefik Midhat Paşa, 18 Ekim 1822'de İstanbul'da doğmuş, 8 Mayıs 1884'te Taif'te ölmüş Osmanlı devlet adamıdır. İki kez sadrazam, Tuna, Aydın, Bağdat ve Suriye valisi oldu; ilk Osmanlı anayasası Kânûn-ı Esâsî'yi hazırlayan kurulun başkanlığını yaptı. Tanzimat reformlarını gerçekleştiren kuşağın önde gelen temsilcilerinden biridir.
Gençliği ve ilk görevleri
Rusçuklu Hafız Mehmed Eşref Efendi'nin oğludur; dedesi Rusçuklu Hacı Ali Efendi'dir. Aile Bektaşi geleneğine bağlıydı. Asıl adı Ahmed Şefik'tir; "övülen" anlamındaki Midhat adı, Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi'nde çalışırken amirleri tarafından verildi. Çocukluğu babasının naip olarak görev yaptığı Vidin ve Lofça'da geçti. On yaşında hâfız oldu, 12 yaşında İstanbul'a döndü ve Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi'nde göreve başladı; Fatih Camii'nde Arapça, Farsça, mantık ve İslam hukuku dersleri izledi. 1840'ta Sadaret Mektubî Kalemi'ne atandı; 1842'de Şam'da, 1843'te Sayda'da defterdarın maiyetinde, sonra Konya ve Kastamonu'da divan kâtipliği yaptı. 1848'de Antakyalı Lamia Hanım ile evlendi.
Valilikleri ve sadrazamlığı
1860'larda Tuna ve Bağdat vilayetlerindeki başarılı reform çalışmaları kariyerinin zirvesi sayılır. Abdülaziz döneminde (1861-1876) savunduğu reform politikalarıyla tanındı ve iki kez sadrazamlık yaptı, ancak valilikteki başarılarını sadrazamlığında gösteremedi. İlk sadrazamlığında bütçeyi fazla vermiş gibi göstermesi, rüşvet ve yolsuzlukla mücadelesi nedeniyle saray erkânıyla yaşadığı sürtüşmeler görevden alınmasına yol açtı. Mısır'a dış borçlanma yetkisi veren fermana karşı çıktı ama başarılı olamadı. Tanzimat'ın asıl lider kadrosunu oluşturan Mustafa Reşit, Âli ve Keçecizade Fuat paşalarca fazla radikal ve istikrarsız bulunarak dışlandı ve nispeten geç yaşta ön plana çıkabildi.
1876 olayları ve Kânûn-ı Esâsî
1876'da Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan askerî darbenin liderlerinden biri oldu; aynı yıl V. Murat'ın indirilip II. Abdülhamid'in tahta çıkarılmasında da belirleyici rol oynadı. Abdülhamid döneminde ikinci sadrazamlığına başladı ve 23 Aralık 1876'da ilan edilen Kânûn-ı Esâsî'nin mimarlarından biri oldu. Balkanlar'daki ayaklanmalar ve Rusya'nın savaş tehdidi karşısında padişahın karşı görüşüne ve Lord Salisbury'nin uyarılarına rağmen İngiltere'nin yardım edeceğine inanarak imparatorluğu Rusya ile savaşa sürüklediği, bu savaşın 93 Harbi olarak tarihe geçtiği belirtilir.
Sürgün ve ölüm
Kısa süre sonra Abdülhamid'in gözünden düştü ve sürgüne gönderildi. 1881'de Abdülaziz'e suikast suçlamasıyla Yıldız Sarayı'nda kurulan mahkeme tarafından idama mahkûm edildi; cezası Taif'te hapse çevrildi. Üç yıl sonra muhafızlarınca öldürüldü. Cinayetin II. Abdülhamid'in emriyle işlendiğinden şüphelenildi ancak kesin olarak kanıtlanamadı. 1876 krizinde bir cumhuriyet rejimi tasarladığı iddia edilmiştir; bu iddia Abdülhamid yıllarında düşüşüne yol açmış, ancak 1908 ve 1923'ten sonra itibarının yeniden kazanılmasının temelini oluşturmuştur.
Benzer kişiler
- Koca Mustafa Reşid Paşa (Devlet Adamı · İstanbul)
- Ahmet Tevfik Okday (Devlet Adamı · İstanbul)
- Recaizade Mahmut Ekrem (Devlet Adamı · İstanbul)
- Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa (Devlet Adamı)
- Lala Mustafa Paşa (Devlet Adamı)
- Köprülü Fazıl Ahmet Paşa (Devlet Adamı)
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Mithat Paşa maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
