Milla Jovovich, 17 Aralık 1975 tarihinde Sovyetler Birliği'ne bağlı Kiev'de dünyaya gelen, modellik kariyerindeki erken başarılarını beyaz perdede efsanevi rollerle taçlandıran ünlü bir oyuncu, model ve ses sanatçısıdır. Çocuk yaşta podyumlara adım atan yıldız, 1990'lı yıllardan itibaren dünya çapında ses getiren aksiyon ve bilim kurgu yapımlarında başrol oynayarak sinema tarihinin en tanınan kadın kahramanlarından biri haline gelmiştir. Sanatçı günümüde de etkinliğini sürdürümektedir.
Kiev'den Los Angeles'a: Erken Yaşta Başlayan Podyum Macerası
Doktor bir baba ile oyuncu bir annenin kızı olan Milla Jovovich, henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği'nden ayrılarak Londra'ya göç etti. İngiltere'nin ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne geçiş yapan aile, Sacramento ve son olarak Los Angeles'a yerleşti. Anne ve babasının boşanmasının ardından eğitimine Los Angeles'ta devam eden Jovovich, okul yıllarında Almanca ve Fransızca dillerini öğrendi. Müziğe ve dansa büyük ilgi duyan küçük kızın hayatı, annesinin desteğiyle 1984 yılında tamamen değişti. Dokuz yaşında High Times dergisinin kapağında yer alarak dikkatleri üzerine çekti.
Modellik basamaklarını hızla tırmanan Jovovich, on bir yaşında efsanevi fotoğrafçı Richard Avedon ile çalışmaya başladı. On iki yaşına geldiğinde Vogue ve Face gibi prestijli dergilerin kapaklarını süsleyerek sektörde adından söz ettirdi. Genç yıldızın bu başarısı, 2004 yılına kadar yüzü aşkin derginin kapağında yer almasını ve sadece bu alandan 10 milyon doları aşkın gelir elde etmesini sağladı. Christian Dior, Donna Karan ve Versace gibi dünya devi markalarla iş birlikleri gerçekleştiren ünlü model, 1988'de L'Oreal'in reklam yüzü oldu.
Sinemada Zirve ve Kült Bilim Kurgu Serisi
Modellikteki hızlı yükselişini beyaz perdeye de taşıyan sanatçı, ilk sinema deneyimini 1988 yapımı Two Moon Junction filmiyle yaşadı. Gençlik yıllarında pek çok dizi ve filmde rol alarak oyunculuk yeteneğini geliştirdi. Oyunculuk alanında emin adımlarla ilerledi. Milla Jovovich'in asıl büyük çıkışı ise 1997 yılında Bruce Willis ile başrolü paylaştığı The Fifth Element (Beşinci Güç) filmiyle gerçekleşti. Bu unutulmaz yapımın ardından ünlü yönetmen Luc Besson'ın Jeanne d'Arc filminde tarihi bir karaktere hayat verdi. Wim Wenders'ın yönettiği The Million Dollar Hotel gibi nitelikli bağımsız yapımlarda da kendini gösterdi.
Oyuncunun dünya çapında bir fenomene dönüşmesi ise 2002 yılında vizyona giren Resident Evil (Ölümcül Deney) filmiyle oldu. Gişede ilk haftasında 23 milyon dolar kazanan ve toplamda 600 milyon dolardan fazla hasılat elde eden bu yapım, sinema tarihinin en başarılı oyun uyarlamalarından biri haline geldi. Jovovich, canlandırdığı efsanevi Alice karakteriyle serinin devam filmleri olan Resident Evil: Apocalypse ve Resident Evil: Extinction yapımlarında da başroldeydi. Sonraki yıllarda da aksiyon sinemasındaki yerini Monster Hunter ve Breathe gibi filmlerle pekiştirdi.
Sanatçının kariyeri boyunca rol aldığı ve hafızalara kazınan bazı önemli yapımlar şunlardır:
- The Fifth Element (Beşinci Güç) - 1997
- The Messenger: The Story of Joan of Arc (Jeanne d'Arc) - 1999
- Resident Evil (Ölümcül Deney) serisi
- Monster Hunter - 2020
Müziğün, Moda Tasarımının ve Ailenin Uyumlu Birlikteliği
Çok yönlü bir sanatçı olan Jovovich, müzik dünyasında da iz bıraktı. 1994 yılında çıkardığı The Divine Comedy albümü eleştirmenlerden tam not alırken, Beşinci Güç filminde seslendirdiği Little Light of Love şarkısı akıllara kazındı. Albüm ticari başarı getirmese de takdir topladı. Tasarım alanına da el atan ünlü isim, 2003 yılında yakın arkadaşı Carmen Hawk ile birlikte Jovovich-Hawk markasını kurarak elliden fazla şubeye ulaştı.
Özel hayatında üç kez evlilik gerçekleştiren başarılı oyuncu, ilk evliliğini Shawn Andrews ile yaptı. Ardından ünlü yönetmen Luc Besson ile evlenen sanatçı, 2009 yılında ise yönetmen Paul W. S. Anderson ile dünya evine girdi. Bu evliliğinden Gabo ve Dashiel Edan adında iki kız çocuğu dünyaya gelen Jovovich, günümüde ailesiyle birlikte Los Angeles'ta yaşamını sürdürmektedir.
