Mileva Maric, 19 Aralık 1875 tarihinde Titel, Sırbistan'da dünyaya gelen, Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü'ndeki eğitimi sırasında Albert Einstein ile yolları kesişen ve onun ilk eşi olarak tanınan Sırp kökenli bir fizikçi ve matematikçidir. Döneminin zorlu akademik koşullarına rağmen fizik dünyasında var olma mücadelesi veren Maric, bilim tarihindeki önemli kadın figürler arasında yer alır. Einstein ile gerçekleştirdiği bilimsel paylaşımları ve yaşadığı çalkantılı evlilikle tanınan akademisyen, İsviçre'nin Zürih kentinde 73 yaşında vefat etmiştir.
Titel kentinde oldukça zengin bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelen Mileva'nın ebeveynleri Miloš Marić ve Marija Ružić'tir. Babasının yeni görevi nedeniyle aile Ruma'ya taşındı. Sonrasında ise Zagreb'e yerleşerek orada yaşadılar. Kız çocuklarının lise eğitimine erişiminin kısıtlı olduğu dönemde babası Miloš, üstün yetenekli kızını Zagreb'deki erkeklerin gittiği Kraliyet Klasik Lisesi'ne kaydettirebilmek için 1891 yılında özel bir makam izni kopardı. Burada fizik ve matematik alanlarında en yüksek notları alarak sivrilen genç Mileva, geçirdiği ciddi rahatsızlığın ardından İsviçre'ye yerleşmeye karar verdi.
Eğitim Hayatı ve Zürih Yılları
1896 yılında Zürih Politeknik'in VIA bölümüne kaydolan Maric, bu prestijli sınıftaki altı öğrenciden tek kadın adaydı. Albert Einstein ile aynı dönemde VIA bölümüne kaydolan genç Mileva, gelecekteki bu ünlü dehayla kısa sürede samimi dostluk kurdu. Almanya'da bulunduğu süreç boyunca eliptik fonksiyonlar, ısı teorisi ve elektrodinamik gibi dersleri takip ederek teorik altyapısını ciddi oranda zenginleştirdi.
1899 yılındaki orta seviye diploma sınavlarında 5.05 ortalama elde ederek grupta beşinci sırada yer aldı. Bir yıl sonra girdiği final öğretim diploması sınavında ise matematik alanındaki başarısızlığı nedeniyle diploma hakkını kaybetti. Akademik hayalleri 1901 yılındaki hamilelik haberiyle tamamen son buldu. Heinrich Weber danışmanlığındaki doktora çalışması da yarım kaldı.
Albert Einstein ile Evlilik ve Aile Hayatı
Resmi nikahtan önce, 1902 yılında Lieserl ismini verdikleri bir kız çocukları dünyaya gelse de bu bebeğin erken yaşta vefat ettiği ya da evlatlık verildiği yönündeki iddiaların arkasındaki gizem hiçbir zaman çözülemedi. Einstein'ın Bern'deki patent ofisinde iş bulmasının ardından çift, 6 Ocak 1903 tarihinde sade bir törenle nikah masasına oturdu. Evlilik sonrasında çiftin ilk oğlu Hans Albert dünyaya geldi. Temmuz 1910'da ise ikinci çocukları Eduard aileye katıldı. Akademik görevler nedeniyle sırasıyla Bern, Zürih, Prag ve son olarak 1914 yılında Berlin'e taşındılar. Ancak Einstein'ın kuzeni Elsa ile 1912'den beri süren ilişkisi nedeniyle evlilikleri derin bir krize girmiş durumdaydı.
Ayrılık Koşulları, Boşanma ve Son Yılları
Berlin'de eşinin kendisinden uzaklaşması üzerine Albert Einstein, evliliğin sürmesi için adeta bir ultimatom niteliğinde mektup sundu. Einstein'ın 18 Temmuz 1914 tarihli bu mektubunda yer alan ve evliliğin devamı için talep ettiği ağır şartlar şunlardır:
- Hizmet ve düzen: Giysilerin temizliği, odaya üç öğün yemek servisi ve çalışma odasının temiz tutulması sağlanacaktır.
- Kişisel mesafe: Toplumsal zorunluluklar dışında tüm ilişkiler kesilecek, birlikte oturma veya gezme talep edilmeyecektir.
- Şefkatsizlik: Maric yakınlık beklemeyecek, istenmediği sürece konuşmayacak ve eşinin odasına girmeyecektir.
- Çocukların durumu: Çocukların önünde babaları hakkında hiçbir olumsuz ifade kullanılmayacaktır.
Bu gurur kırıcı şartları reddeden Maric, iki oğluyla birlikte derhal Zürih'e dönerek beş yıllık ayrılığın ardından 14 Şubat 1919'da boşandı. Einstein, 1921 Nobel Fizik Ödülü'nün getirisini oğullarının bakımı için Maric'e gönderdi ve bu parayla Zürih'te üç ev satın alındı. Küçük oğulları Eduard'a 1930'da şizofreni teşhisi konulması üzerine tedavi masraflarını karşılamak adına bu evlerden ikisini satmak zorunda kaldı. Yaşamının son yıllarını büyük bir yorgunluk ve yalnızlık içinde geçiren bu güçlü kadın, 4 Ağustos 1948'de Zürih'te 73 yaşında hayatını kaybetti.
