Türk tıp tarihinin en önemli simalarından biri olan ordinaryüs profesör Mazhar Osman Usman, ülkemizde modern psikiyatrinin temellerini atan, ruh sağlığı alanında çığır açan bir hekimdir. 1884 yılının Mayıs ayında Sofulu'da dünyaya gelen Usman, 1927 senesinde İstanbul Bakırköy'de kurduğu modern ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesiyle psikiyatri disiplinine çağdaş bir kimlik kazandırmıştır. Tıbbiye eğitiminin ardından hekimlik mesleğini icra ederken hastaların insani koşullarda tedavi edilmesi gerektiğine inanan dahi doktor, bu kutsal amacı gerçekleştirmek adına tıp dünyasında devrim niteliğinde adımlar atmıştır.
Almanya'dan İstanbul'a Uzanan Akademik Yolculuk
Genç yaşta gösterdiği üstün zeka ve azimle dikkat çeken Mazhar Osman, 1904 yılında Askeri Tıbbiye'den mezun olarak doktorluk unvanını Yüzbaşı rütbesiyle kazandı. Meslek hayatının ilk basamaklarını Gülhane Askeri Hastanesi Akliye Servisi bünyesinde muallim yardımcılığı üstlenerek çıkan idealist hekim, vizyonunu genişletmek amacıyla Avrupa'ya yöneldi. 1909 ile 1911 yıllarında olmak üzere iki defa Almanya'ya giderek burada tıp tarihinin yönünü tayin eden büyük otoritelerle teşrikimesaide bulundu. Münih kentinde nöropatoloji ve psikiyatri alanının dev isimleri Alzheimer ile Kraepelin'in yanında tecrübe edinirken, Berlin'de ise Ziehen gibi kıymetli hekimlerin laboratuvar çalışmalarına dahil oldu. Batı Avrupa'da edindiği engin bilgi ve çağdaş birikimle vatanına geri dönen uzman hekim, 1914 yılında Haseki Müşahedehanesi başhekimlik ve müdürlük görevini üstlenerek idari becerilerini sergiledi. Ardından Haydarpaşa Askeri Hastanesine atandı. Burada uzun süre Akliye ve Asabiye Mütehassısı olarak görev yaptı.
Bakırköy Akıl Hastanesinin Kuruluşu ve Tarihi Dönüm Noktası
Mazhar Osman'ın meslek hayatındaki en büyük ve kalıcı eseri, akıl hastalarının zincirlerden kurtarılarak insan onuruna yaraşır biçimde tedavi edilmesini sağlayacak modern bir sağlık yuvası kurmaktı. Bu amaç doğrultusunda Bakırköy sınırları içinde yer alan ve o dönemde metruk durumda bulunan tarihi Reşadiye Kışlası arazisini devlet makamlarından talep etti. Vatansever hekimin bu çağrısına devlet sessiz kalmadı. Dönemin Reisicumhuru Mustafa Kemal Atatürk, Başvekil İsmet İnönü ve Sıhhiye Vekili Refik Saydam'ın resmi onay ve destekleriyle 1924 senesinde büyük bir imar ve dönüşüm hamlesi başlatıldı. Yaklaşık üç yıl süren hummalı çalışmaların meyvesi nihayet alındı ve takvimler 15 Haziran 1927 tarihini gösterdiğinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi kapılarını açtı. Kurumun kurucu başhekimliğini üstlenen Mazhar Osman, uzun yıllar boyunca bu büyük müessesenin başında kalarak Türk tıp literatürüne geçecek nice başarılı tedavi yöntemini ve idari yapıyı hayata geçirdi.
Akademik Başarılar, Bilimsel Miras ve Cemiyet Çalışmaları
Gerek klinik başarıları gerekse akademik yetkinliği ile adından söz ettiren Mazhar Osman, 1933 yılında İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Kliniği bünyesine Ordinaryüs Profesör sıfatıyla atandı. Bilim dünyasına yeni nesil hekimler kazandırma hedefiyle çalışan profesör, 1941 yılında yoğun hastane başhekimliği sorumluluğunu devrederek sadece akademik çalışmalarına yoğunlaştı ve 1951 yılında emekliye ayrılana dek kürsüsünde hocalık yapmayı sürdü. Hekimliğinin yanı sıra sivil toplum çalışmalarına da büyük önem veren Usman, ülkemizde seroloji, nöropatoloji ve deneysel psikoloji laboratuvarlarının ilk kez kurulmasında öncü adımlar atmıştır.
Mesleki ömrünü sadece hekimlikle sınırlandırmayan değerli tıp insanı, birçok sivil toplum ve meslek örgütünün hayat bulmasına katkı sağlamıştır. Kuruculuğunu üstlendiği veya aktif rol aldığı kuruluşlar şunlardır:
- Türk Nöro-psikiyatri Cemiyeti
- İçki İle Mücadele Cemiyeti
- Çeşitli ulusal sağlık ve sosyal yardımlaşma dernekleri
Ayrıca uluslararası alanda da yüksek itibar gören Usman, Hamburg Akıl Hastalıkları Derneği, Fransız Nöroloji Derneği ve New York Nöroloji Akademisi gibi dünya çapındaki prestijli tıp kuruluşlarının onur üyeliğine layık bulunmuştur. Bilimsel birikimini kalıcı kılmak adına telif ettiği eserler ise tıp kütüphanelerinin başköşelerinde yer almaktadır:
- Keyif Veren Zehirler (1934)
- Sinir Hastalıkları (1935-1936, 2 Cilt)
Ömrünü ülkesinin ruh sağlığı ve tıp gelişimine adayan ordinaryüs profesör, 1951 senesinde ebediyete intikal etmiştir. Değerli hekimin kabri İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.
