Türk pop ve rock sahnesinin efsanevi ismi Mahmut Mazhar Alanson, 13 Şubat 1950 tarihinde Ankara'da dünyaya gelerek ülkenin en özel müzik serüvenlerinden birini başlatmıştır. Kültleşmiş MFÖ grubunun kurucu solisti, bestecisi ve sevilen sinema oyuncusu olan sanatçı, çocukluğundan itibaren nota sesleriyle büyümüştür. Sanatçı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın baş trompetçisi Ferruh Alanson ve ilkokul öğretmeni Melek Alanson'un üçüncü çocuğu olarak başkentte hayata gözlerini açmıştır. Evdeki yoğun sanatsal iklim, onun geleceğini şekillendirmiştir. Ablaları Ayla ve Aynur'un ardından aileye katılan Mazhar, sanatçı bir akraba çevresinde büyüme şansına sahipti. Öyle ki, teyzesi Neriman Esi opera sahnesinin yıldızlarındandı. Eniştesi Muammer Esi ise Devlet Tiyatroları'nda ömür tüketmiş usta bir aktördü. Bu zengin kültür dünyasında büyüyen Alanson, müzikal altyapısını henüz çocuk yaşlarda Ankara'nın Cebeci semtinde atmıştır.
Sanatla Yoğrulan Okul Yılları ve Kalamış Sahilinde Başlayan Dostluk
Ortaokul eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamlayan Alanson, lise yıllarında Kadıköy Maarif Koleji'nde öğrenim görmüştür. Bu dönemde gitarla tanışarak melodilere yönelmiştir. Ancak lise son sınıfta okuldan atılmasıyla buradaki eğitimi yarım kalmıştır. Aileden gelen genetik mirası sayesinde pek çok enstrümana ilgi duyarak yeteneğini günden güne beslemiştir. Takvimler 1966 yılını gösterdiğinde, İstanbul Kalamış sahilinde gerçekleşen sıra dışı bir buluşma, Türk müziğinin kaderini değiştirmiştir. Mazhar Alanson'un yeni aldığı The Beatles albümü sayesinde Fuat Güner ile yolları kesişmiş ve sarsılmaz bir dostluğun temeli atılmıştır. İkili, çok geçmeden Kaygısızlar grubunu kurarak sahne çalışmalarına hız vermiştir. Dönemin popüler gruplarından Crosby, Stills & Nash ile The Rolling Stones'un şarkılarını başarıyla yorumlayarak dikkat çekmişlerdir. Önce efsane müzisyen Barış Manço ile iş birliği yapan genç müzisyenler, ardından kendi bağımsız plaklarını doldurmuşlardır. Alanson, yabancı bestelere yazdığı Türkçe güftelerle söz yazarlığındaki yeteneğini bu yıllarda keşfetmiştir. Nitekim 1971 tarihli plakta yer alan 'Diloy' isimli parça, tamamen onun kaleminden çıkmıştır.
İpucu Beşlisi'nden Efsanevi MFÖ'nün Doğuşuna
Kariyerinde yeni bir sayfa açan sanatçı, 1971'de Kızıltoprak'ta Özkan Uğur ile tanışarak müzikal yol arkadaşını bulmuştur. Kaygısızlar dönemi kapandıktan sonra bir süre Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde görev almıştır. 1974 yılında Fuat Güner ile yeniden bir araya gelerek 'Mazhar ve Fuat' adıyla 'Türküz Türkü Çağırırız' albümünü müzikseverlerle buluşturmuşlardır. Yunus Emre ve Aşık Veysel gibi halk ozanlarının eserlerini çağdaş bir yorumla sunan albüm, sanatçının tek başına yazdığı özel besteleri de barındırıyordu. Daha sonraki yıllarda dinleyicilerin diline pelesenk olacak 'Güllerin İçinden' ve 'Bu Ne Biçim Hikaye Böyle' (o zamanki adıyla 'Nerde Hani') şarkıları bu çalışmada hayat bulmuştur. Aynı yıl kadroya Özkan Uğur, Ayhan Sicimoğlu ve Galip Boransu'nun dahil olmasıyla efsanevi İpucu Beşlisi kurulmuştur. Grubun 'Heyecanlı' isimli ilk 45'liği, İzzet Öz'ün çektiği yenilikçi klip sayesinde geniş kitleler tarafından çok sevilmiştir. Ancak çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle bu birliktelik uzun sürmemiş ve grup kısa sürede dağılmıştır. Dağılmanın ardından TRT ekranlarında yayınlanan İzzet Öz'ün programlarında Alanson'un solo çalışmaları kendine yer bulmuştur. Bu dönemde seslendirdiği 'Zam', 'Ondan Şikayet Bundan Şikayet' ve 'Bozup Yeniden Yapmaktır İşim' şarkıları, sanatçının özgün tarzını yansıtmıştır.
Müzikal Tiyatro ve Zirveyi Fetheden Albümler
Grup dağıldıktan sonra Mazhar, Fuat ve Özkan üçlüsü; Ajda Pekkan, Sezen Aksu ve Seyyal Taner gibi ünlü isimlerin arkasında vokal yaparak müzik dünyasında kalmaya devam etmiştir. Bu süreçte Ferhan Şensoy'un sahneye koyduğu 'Şahları da Vururlar' müzikalinde rol üstlenen Alanson, tiyatro tutkusunu yeniden canlandırmıştır. Bu oyun, ileride Türk pop tarihine yön verecek muhteşem bir albümün de habercisi olmuştur. Müzikaldeki bestelerin yeni Türkçe sözlerle yeniden harmanlanmasıyla, grubun ilk stüdyo albümü 'Ele Güne Karşı' ortaya çıkmıştır. 1984 yılında büyük maddi ve manevi zorluklarla yayınlanan bu başyapıt, plak şirketlerinin 'satmaz' önyargılarına rağmen tam bir yıl boyunca listelerin zirvesinde kalmıştır. Efsanevi albümlerin ardı arkası kesilmemiştir. Grup, yarattığı benzersiz tarzla dinleyicilerin kalbinde silinmez izler bırakmıştır. Müzik tarihimizin dönüm noktası olan Ele Güne Karşı'nın ardından gelen albümler şunlardır:
- Peki Peki Anladık (1985)
- Vak the Rock (1986)
- No Problem (1987)
- The Best Of MFÖ (1989)
- Geldiler (1990)
- Agannaga Rüşvet ve Dönmem Yolumdan (1992)
- M.V.A.B (1995)
- MFÖ Single ve Collection (2003)
- AGU (2006)
