Türkiye'de siyaset sahnesinin en tartışmalı figürlerinden biri olan Leyla Zana, 3 Mayıs 1961 tarihinde Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde dünyaya geldi. Zana, Türkiye Kürdü bir siyasetçidir. Kendisi, özellikle 1990'lı ve 2010'lu yıllarda Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürüttüğü faaliyetler ve milletvekilliği ile tanınmaktadır. İlk olarak 1991 ile 1994 yılları arasında Diyarbakır'ı parlamentoda temsil eden Zana, daha sonra 2011 ve 2018 yılları arasındaki dönemde hem Diyarbakır hem de Ağrı milletvekili sıfatıyla görev yapmıştır.
Zorlu Gençlik Yılları ve Eğitim Azmi
Fahrettin Dağlı ve Hediye Dağlı çiftinin kızı olarak dünyaya gözlerini açan Zana, çocukluk yıllarında ilköğretimin henüz birinci sınıfındayken okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Takvimler 1975 yılını gösterdiğinde, henüz 14 yaşındayken kendisinden yaşça hayli büyük olan kuzeni Mehdi Zana ile evlendirildi. Evliliğin ardından yaşanan 12 Eylül 1980 askeri darbesi, hayatının dönüm noktalarından biri oldu. O dönem Diyarbakır Belediye Başkanı olan eşi tutuklanarak on yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eşinin cezaevinde olduğu bu süreçte Zana, önce okuma yazma öğrenerek eğitim hayatına adım attı. Ardından ilkokul, ortaokul ve lise diplomalarını dışarıdan girdiği sınavlarla almayı başardı. Eğitim mücadelesini siyasi çalışmalar takip etti. Bu doğrultuda 1987 yılında İnsan Hakları Derneği Diyarbakır şubesinin kurucu kadrosunda aktif olarak yer aldı. Ayrıca 1988 senesinde Yeniülke gazetesinde muhabirlik yaparak basın sektörüne adım attı.
Meclis Yılları ve Yemin Töreni
1991 genel seçimlerinde özellikle bölgedeki kadın seçmenlerin yoğun desteğini arkasına alan Zana, Sosyaldemokrat Halkçı Parti listesinden Diyarbakır milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi. Ancak 6 Kasım 1991 tarihindeki yemin töreninde yaşananlar siyaset tarihinde derin bir iz bıraktı. Başına Kürt ulusal renklerini taşıyan bir bant takarak kürsüye çıkan Zana, Türkçe başladığı yemini Kürtçe tamamladı. "Min ev sond ji bo gelê Kurd û gelê Tirk xwend" sözlerini sarf eden milletvekili, bu yemini Türk ve Kürt halkları adına içtiğini dile getirdi. Bu durum meclis genel kurulunda büyük bir tepki dalgasına yol açtı. TBMM salonunda sert protestolarla karşılaşan bu hareketin ardından, Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirdiği bir konuşma sebebiyle 2 Mart 1994 tarihinde yapılan oylamayla yasama dokunulmazlığı kaldırıldı.
Zana ile birlikte dokunulmazlığı kaldırılan diğer milletvekilleri şunlardır:
- Orhan Doğan
- Hatip Dicle
- Ahmet Türk
- Sırrı Sakık
- Mahmut Alınak
Kararın ertesi günü gözaltına alınan Zana, 17 Mart 1994'te grup arkadaşları Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan ile birlikte tutuklandı.
Yargılanma Süreci, Cezaevi ve Yeniden Parlamento
Mahkeme, 8 Aralık 1994 tarihinde Zana'yı yasadışı örgüt üyeliği suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Demir parmaklıklar arkasındayken yazdığı mektuplar önce bir gazetede tefrika edildi, daha sonra ise kitaplaştırılarak okurlara ulaştırıldı. Bu dönemde Danielle Mitterrand ile mektuplaştı. Zana, 1995 yılında uluslararası alanda saygın bir yere sahip olan Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü'ne layık görüldü. Bu süreçte Avrupa Birliği uyum çalışmaları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı çerçevesinde yeniden yargılama yolu açıldı. Yeniden yargılamada da on beşer yıllık cezalar onaylandı. Zana, yaklaşık on yıllık tutukluluk sürecinin ardından 8 Haziran 2004 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nden tahliye edildi. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra siyasete geri döndü. Bu kapsamda sırasıyla TBMM 24. Dönem Diyarbakır, 25. ve 26. Dönem Ağrı milletvekili olarak yeniden parlamentoda görev yaptı.
