1917 Rus Devrimi'nin en aktif kurmaylarından olan ve kurduğu askeri güçle Sovyet tarihinin akışını değiştiren Marksist kuramcı Lev Davidoviç Troçki, 7 Kasım 1879'da Güney Ukrayna'nın Kerson bölgesinde dünyaya geldi. Yahudi bir çiftçinin beşinci çocuğu olan Troçki, çocukluk yıllarında Rusça ve Ukraynaca dillerini öğrendi. Dokuz yaşında eğitim için Odessa'daki teyzesinin yanına gönderildi. Buradaki Alman okulunda gösterdiği entelektüel gelişim, gelecekteki siyasi vizyonunun temelini oluşturdu. Matematik ve hukuk eğitimi aldığı Nikolayev'de ise devrimci çevrelerle tanıştı. Bu tanışma onun tüm yaşamını kökten değiştirdi.
Sibirya Sürgününden Bolşevik İktidarına Uzanan Yol
1898 yılında Güney Rusya Çalışanları Birliği bünyesinde yürüttüğü Marksist faaliyetler sebebiyle tutuklandı. Çarlık zindanlarında geçirdiği iki yıllık tutukluluk sürecinin ardından Sibirya'ya sürgün edilen genç eylemci, gelecekte tüm dünyanın tanıyacağı Lev Troçki takma ismini ilk kez burada kullanmaya başladı. Sürgündeyken Marksist felsefe öğrencisi Aleksandra Sokolovskaya ile evlendi. 1902 yılında sürgünden kaçarak Londra'da Vladimir Ilyich Lenin ile bir araya geldi. Burada çıkardıkları 'Iskra' gazetesinde 'Pero' takma ismiyle etkili yazılar kaleme aldı. 1903 yılındaki parti kongresinde yaşanan Bolşevik-Menşevik ayrışmasında geçici olarak Menşevik kanatta yer alsa da sonradan bağımsızlaştı. 1905 yılındaki Kanlı Pazar olayının hemen ardından Rusya'ya dönerek devrimci eylemleri yönetti. Başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimin ardından tekrar sürgüne gönderilse de Finlandiya'ya kaçmayı başardı. Viyana'da işçi haklarını savunan Türkçe karşılığı 'Gerçek' olan Pravda gazetesini çıkardı. 1917 yılındaki büyük devrim sürecinde Petrograd Sovyeti Başkanlığı görevini üstlenerek tarihi olaylara yön verdi.
Kızıl Ordu Kuruculuğu ve Brest-Litovsk Yol Ayrımı
Bolşeviklerin iktidarı ele geçirdiği 1917 devriminin ardından Sovyet yönetiminde Dışişleri Komiseri oldu. Bu kritik dönemde emperyalist güçlere boyun eğmemek adına Brest-Litovsk Antlaşması'na kararlılıkla karşı çıktı. Ona göre Avrupa'daki işçi sınıfının ayaklanmasıyla devrim hızla yayılacaktı. Ancak parti içindeki oylamayı kaybedince anlaşmayı imzalamayı reddetti ve görevinden çekildi. Kars, Ardahan ve Batum'un Osmanlı'ya bırakıldığı bu antlaşmanın ardından ülkede büyük bir iç savaş patlak verdi. Bu sancılı süreçte Savaş Bakanlığı makamına getirilerek Kızıl Ordu'yu kurdu ve başkumandan olarak isyanları bastırdı. Buna karşılık hükümeti korumak amacıyla kurulan Çeka isimli gizli servis, karşı devrimcilere karşı sert önlemler aldı.
Stalin İktidarı, Büyükada Yılları ve Trajik Son
Lenin'in 1924'teki ölümünün ardından iktidarı ele geçiren Josef Stalin ile derin bir mücadeleye girişti. Stalin yönetimi tarafından tüm unvanları elinden alınan Troçki, 1927 yılında Komünist Parti'den ihraç edildi. Sovyet Ceza Kanunu uyarınca devrimcilik ve yasa dışı parti kurma suçlamasıyla karşı karşıya kalan eylemci, 1929 yılında Sovyetler Birliği topraklarından tamamen uzaklaştırıldı. Sürgün hayatının ilk durağı olarak Türkiye'ye sığındı ve İstanbul Büyükada'da sıkı güvenlik önlemleri altında yaşadı. Büyükada'da sakin bir yaşam sürerken, kızı Nina ile birlikte düşüncelerini kitaplaştırma şansı yakaladı. Trajediler peşini bırakmadı. Berlin'deki diğer kızı Zina'nın intiharı ve oğlunun şüpheli ölümü onu derinden sarstı. Türkiye'den sonra Fransa ve Norveç'e geçen teorisyen, en nihayetinde Meksika'ya sığınarak çalışmalarını sürdürdü. Orada Stalinizm'e karşı alternatif güç olarak Dördünücü Enternasyonal hareketini başlattı. Moskova'daki yeni yönetim tarafından rejim için son derece tehlikeli bir tehdit odağı olarak nitelendirilen sürgündeki lider, 1940 yılında Mexico City'deki evinde suikastçıların hedefi haline geldi. Gazeteci kılığında evine giren GPU ajanı Ramon Mercader tarafından çekiçle ağır şekilde yaralandı. Aldığı ölümcül yaranın etkisiyle 21 Ağustos 1940 tarihinde 61 yaşında yaşamını yitirdi. Hayata veda etmeden önce Dördünücü Enternasyonal'in mutlak zaferinden emin olduğunu dile getirdi.
Sürekli Devrim Teorisi ve Siyasi Mirası
Troçki'nin teorik mirasının merkezinde, kapitalist dünya düzenine karşı tek ülkede sosyalizmin yetersiz kalacağını savunan sürekli devrim kuramı yer alır. Ona göre işçi sınıfı, sınırları aşarak devrimi küresel ölçekte yaymakla mükellefti. Bürokratikleşmeye karşı duran bu fikirler, günümüzde de sosyalist gruplar tarafından yaşatılmaktadır. Özellikle Brezilya ve Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerinde kitle desteği bulmaya devam etmektedir.
Lev Troçki'nin Kaleme Aldığı Önemli Eserler
Dünya siyaset teorisine yön veren yazarın kaleme aldığı başlıca eserler şunlardır:
- 1905
- Sürekli Devrim - Sonuçlar ve Olasılıklar
- Lenin'den Sonra Üçüncü Enternasyonal
- Tek Ülkede Sosyalizm?
- Ekim Dersleri
- Zamanımızda Marksizm
