Türkiye'nin yakın siyasi ve hukuki tarihinin önemli simalarından biri olan ünlü avukat Kemal Bingöllü, 2 Ağustos 2014 sabahı Muğla'nın Bodrum ilçesindeki evinde uykusunda geçirdiği kalp krizi sonucu 75 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Özgürlükçü ve devrimci kimliğiyle tanınan ceza hukukçusu, aynı zamanda 1968 kuşağının simge liderlerinden Deniz Gezmiş'in de en yakın mücadele arkadaşlarından biri olarak biliniyordu.
Deniz Gezmiş ile Omuz Omuza Bir Ömür
1939 senesinde dünyaya gelen Kemal Bingöllü, yaşamı boyunca inandığı değerler uğruna tavizsiz bir mücadele yürüttü. Gençlik yıllarından itibaren dönemin rüzgarıyla şekillenen karakteri, onu Türkiye'nin en hareketli dönemlerinin merkezine taşıdı. Özellikle 1968'li yılların efsanevi devrimci önderi Deniz Gezmiş ile kurduğu yakın dostluk, hayatının en belirgin dönüm noktalarından birini oluşturdu. İki yakın arkadaş, o zorlu yıllarda özgürlük ideali etrafında kenetlendi.
Bingöllü, adalet arayışını mesleki kariyerine de yansıtarak başarılı bir ceza hukukçusu olarak adından söz ettirdi. Hukuk alanında gösterdiği kararlılıkla hem müvekkillerinin hem de meslektaşlarının saygısını kazanmayı başardı. Kendisi, hukukun üstünlüğü ve bireysel haklar konusundaki hassasiyetiyle tanınan saygın bir avukattı.
Kemal Bingöllü'nün Hayatından Temel Noktalar
Hukukçu kimliğiyle öne çıkan Bingöllü'nün yaşamına dair bazı temel yönler şunlardır:
- 1968 kuşağının öncü isimlerinden Deniz Gezmiş ile kurduğu yakın yol arkadaşlığı,
- Meslek hayatı boyunca ceza hukuku alanında adaleti titizlikle savunması,
- Üç çocuk babası olarak sürdürdüğü aile yaşantısı.
Bodrum'da Veda ve Geride Kalan Miras
Mesleki ve toplumsal mücadelesinin yanı sıra özel hayatında da sevgi dolu bir aile babası olan Bingöllü, üç çocuk büyüttü. Ömrünün son dönemini Muğla'nın sakin ilçesi Bodrum'da geçirmeyi tercih etti. 75 yıllık hayat serüveni, 2 Ağustos 2014 sabahı evinde uyuduğu sırada geçirdiği ani bir kalp rahatsızlığıyla son buldu. Acı haberin ardından düzenlenen cenaze töreniyle birlikte, ünlü ceza hukukçusu Bodrum topraklarında sonsuzluğa uğrandı. Onun mücadelesi ve savunduğu özgürlükçü fikirler, geride bıraktığı dostları ve meslektaşları tarafından yaşatılmaya devam ediyor.
