Kâmil Kırıkoğlu, Türk siyasetinin en hareketli dönemlerinden biri olan 1970'li yıllarda adını tarihe yazdırmış önemli bir devlet adamı ve hekimdir. 1914 yılında Adıyaman'da dünyaya gelen Kırıkoğlu, 7 Kasım 1979'da Ankara'da hayatını kaybetmiştir. Özellikle 1971 ile 1973 yılları arasında yürüttüğü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreterliği göreviyle tanınır. İnönü ile Ecevit arasındaki tarihi liderlik değişimde oynadığı anahtar rolle siyasi hafızada yer edinmiştir. Partililerin bağımsız iradesini savunurken söylediği efsanevi sözü, Türk demokrasi tarihinin dönüm noktalarından birini simgeler.
Askerî Tıbbiyeden Siyasete Uzanan Bir Ömür
Adıyaman'da Mustafa Şevket Bey'in oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Kâmil Kırıkoğlu, kız kardeşi Atifet ve erkek kardeşi Atilla ile birlikte büyümüştür. İlk gençlik yıllarında askerî disiplinle tanışan Kırıkoğlu, ortaöğrenimini Bursa Işıklar Askerî Lisesi çatısı altında başarıyla tamamlamıştür. Hekimlik idealini gerçekleştirmek üzere İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. Bu köklü kurumdaki tıp tahsilini başarıyla bitirdikten sonra, meslek hayatına hekim olarak adım atmıştür. Ordudaki görevine Ankara Askerî Gülhane Hastanesi Cerrahi Bölümü bünyesinde asistan olarak başlamış, burada mesleki tecrübe edinmiştir. Askerî hekimlik kariyeri boyunca Sarıkamış Askerî Hastanesi tabipliği ve İstanbul Askerî Gümüşsuyu Hastanesi operatörlüğü gibi önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Binbaşı rütbesine ulaştıktan sonra, 1950 yılı sonrasında ordudan istifa ederek sivil çalışma hayatına geçiş yapmıştür. Sivil döneminde Sümerbank Malatya Pamuklu Sanayi Müessesesi'nin sağlık işleri operatörlüğünü üstlenen hekim, ardından Malatya Devlet Hastanesi bünyesinde doktor olarak görev almıştür. Medya dünyasında da yer buldu. Yeni Tanin Gazetesi'nin imtiyaz sahibi olan Kırıkoğlu, hekimlik ve basın dünyasındaki bu birikimini çok geçmeden siyaset sahnesine taşıyacaktır.
Tarihi Dönüşümün Merkezindeki Siyasetçi
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında aktif siyasete atılan Kâmil Kırıkoğlu, 1954 ve 1957 seçimlerinde Malatya ve Sivas milletvekili olarak meclise girmiştir. 27 Mayıs Darbesi sonrasında gerçekleştirilen ilk seçimlerde ise Zonguldak bölgesinden milletvekili seçilerek parlamentodaki varlığını sürdürmüştür. Parti içi gruplaşmalar sırasında Turhan Feyzioğlu ve Kemal Satır'ın CHP içindeki gücü artınca, bu duruma tepki göstererek partisinden istifa etmiştir. Mücadelesine dışarıdan devam etti. 1969 yılında düzenlenen kurultayın ardından eski yuvasına geri dönerek CHP saflarındaki yerini yeniden almıştür. Siyasi olgunluğunun zirvesine ulaştığı 1971 yılında, Şeref Bakşık'ın istifasıyla boşalan genel sekreterlik makamına seçilmiştir. Genel sekreterlik döneminde başlangıçta Genel Başkan İnönü'nün derin itimadına mazhar olsa da, zamanla parti politikaları konusunda fikir ayrılıkları yaşamaya başlamıştır. İnönü ile yaşadığı bu derin görüş ayrılığı üzerine, Bülent Ecevit ve ekibiyle ittifak kurarak parti içi muhalefet hareketini resmen başlatmıştır. 1972 yılında gerçekleştirilen meşhur CHP 5. Olağanüstü Kurultayı, bu mücadelenin zaferle sonuçlanmasını sağlamış, İnönü'nün istifasının ardından Bülent Ecevit genel başkanlık koltuğuna oturmuştur. Kırıkoğlu, bu sert parti içi mücadeleler sırasında İnönü'ye hitaben dile getirdiği "CHP'liler kapıkulu değildir" ifadesiyle Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Yeni liderle de uzlaşamadı. 1973 yılında yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilmiş, ancak aynı sene içerisinde Bülent Ecevit ile de ters düşerek genel sekreterlik vazifesinden tamamen ayrılmıştır. Aktif siyasi yaşamı boyunca TBMM bünyesinde beş ayrı şehir adına milletvekilliği yaparak kırılması güç bir rekora imza atmıştır:
- TBMM X. Dönem Malatya Milletvekilliği
- TBMM XI. Dönem Sivas Milletvekilliği
- TBMM 2.(XIII) Dönem Zonguldak Milletvekilliği
- TBMM 3.(XIV) Dönem Adıyaman Milletvekilliği
- TBMM 4.(XV) Dönem Ankara Milletvekilliği
Fırtınalı Bir Özel Yaşam ve Veda
Kâmil Kırıkoğlu'nun hususi hayatı da en az siyasi kariyeri kadar hareketli ve iniş çıkışlarla doludur. Hayatındaki ilk evliliği, düğünün hemen ardından eşinin ani vefatı nedeniyle yalnızca tek bir gün sürmüştür. Yaşadığı bu büyük trajedinin ardından Macide Hanım ile ikinci evliliğini gerçekleştirmiştir. Kırıkoğlu'nun bu beraberlikten Ayşe ve Nurhan adlarında iki kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Macide Hanım'la olan evliliği boşanmayla sonuçlandı. Boşanmanın ardından Belkıs Hanım ile üçüncü evliliğini yapmış ve toplamda dört çocuk babası olmuştur. Ömrünün son yıllarını başkentte geçirdi. Kâmil Kırıkoğlu, 7 Kasım 1979 tarihinde Ankara'da hayata gözlerini yumarak geride derin izler bırakan bir hekimlik ve siyaset mirası bırakmıştır.
